(2577 S. K. m. 45)
….....bank Offshore Ltd. Şti.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle ...bank Offshore mudileri tarafından açılan davalar ve bunun sonucu yapılan ödemeler sebebiyle oluşan Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 16/12/2015 tarih ve 09543 Sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davaya konu işleme konu Fon alacağının ...bank Off-Shore mudileri tarafından açılan davalar sebebiyle verilen karar üzerine ilgilisine yapılan ödemeye dayandırıldığı dikkate alındığında, davalı idare tarafından Banka Şubelerinde gerçekleştirilen usulsüz işlemler sebebiyle ortaya çıkan bu Fon alacağından ve bu alacak dâhil Banka kaynaklarının ...bank Offshore Ltd.'ne ve akabinde buradan da banka hâkim ortağı ve ilişkili şirketlere aktarılmasında/edindirilmesinde, davacının rol oynadığının ve buna dair işlemlere katıldığının, banka çalışanlarını, müşterilerini off shore hesabı açtırmaları konusunda ikna etmeleri dışında, usulsüz işlemler yapmaya sevk edecek talimat ve telkinde bulunduğunun veya yol gösterdiğinin açıkça ortaya konulmasının gerekli olduğu, ancak bu tespitlerin yapılması halinde davacının sorumluluğuna gidilebileceği, ancak davacının da kusurunun tespit edildiğinin belirtildiği 28/09/2000 tarih ve R-4 Sayılı murakıp raporunda davacının sorumluluğuna dair bir tespitin yer almadığı gibi, davacının sorumluluğunun somut olarak ortaya konulmadığı görüldüğünden, davaya konu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptali yolunda İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 29/12/2016 tarih ve E: 2016/169, K: 2016/2473 Sayılı kararın, davalı idare tarafından; iptal kararının gerekçelerinin maddi ve hukuki durumu yansıtmaktan uzak olduğu, davacının, söz konusu şirketin direktör kurulu üyesi olarak kanuni temsilcisi olduğu, bu sebeple tahsil edilemeyen Fon alacağından ilgilinin sorumluluğunun bulunduğu, niteliği itibariyle dolanlı işlemlerin bire bir somut belgesinin olması, yani bağlantılarının ortaya konulmasının beklenemeyeceği, yasal mevzuata uygun olarak Fon Kurulu kararıyla doğrultusunda hakkında işlem tesis edildiği iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)