İSTEMİN ÖZETİ: Mısır vatandaşı olan davacı tarafından, hakkındaki tahdit kodlarından kaynaklı giriş yasağının kaldırılması için davalı idareye yapılan 06.01.2016 tarih, 4352 sayılı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye girişi yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek ve kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı hususlarının dava konusu işleme sebep olarak gösterildiği, ancak tahdit kodunun dayanağının davalı idarece ispatlanamadığı, davacının ülkemizi çatışma bölgelerine geçiş güzergahı olarak kullandığına dair hiçbir somut bilgi belgenin dosyaya sunulamadığı, davacının Mısır Arap Cumhuriyeti'ne sınırdışı edilmesi halinde bu ülkede yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik risk bulunduğu iddialarının ciddi nitelikte olduğu, davacının nesnel durumuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, somut bir gerekçeye dayanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2016 gün ve E: 2016/1329, K: 2016/3131 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından, 6458 sayılı Kanunun ''Türkiye'ye giriş yasağı'' başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ''Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, ... kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir...'' hükmünün yer aldığı, bu nedenle, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Mısır vatandaşı olan davacı tarafından, hakkındaki tahdit kodlarından kaynaklı giriş yasağının kaldırılması için davalı idareye yapılan 06.01.2016 tarih, 4352 sayılı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Türkiye'ye Giriş Yasağı" başlıklı 9.maddesinde "1-Genel Müdürlük gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir. 2- Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye'ye girişi, Genel Müdürlük veya Valilikler tarafından yasaklanır. 3- Türkiye'ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması halinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir. 4- Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için Valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye'ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez. 5- 56 ncı madde uyarınca Türkiye'yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. 6- Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verilebilir. 7- Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulü Genel Müdürlükçe ön izin şartına bağlanabilir." hükmüne yer verilmiş olup, Yabancılar Hukuku açısından devletin hükümranlık hakları dikkate alındığında, anılan madde ile yabancıların ülkeye girişi ve ülkede kalıp, kalmaması konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Mısır uyruklu davacı hakkında Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının 31.10.2014 tarih, 61183277 sayılı yazısına istinaden genel güvenlik nedeniyle 16.02.2015 tarihinde G-87 tahdit kodu veri girişi yapılarak yurda giriş yasağı konulduğu, davacı hakkında tesis edilen 01/09/2014 tarih ve 2014/09/399 sayılı sınırdışı işleminin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 12.05.2015 tarih, E:2014/2564 K:2015/989 sayılı kararıyla iptal edildiği, dava dilekçesinde davacı vekili tarafından; davacının Mısır'da yönetimde bulunan rejime muhalif olduğu, rejim karşıtı "İnşa ve Kalkınma Partisine" üye olduğu, can güvenliği olmadığından ülkemize sığındığı, ülkesine geri gönderilmesi halinde işkence ve idam cezasına tabi tutulmasının muhtemel olduğu, dolayısıyla davacının geri gönderme yasağı kapsamında olduğu iddialarına yer verildiği, davalı idare cevabında; "kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı değerlendirilen yabancılar hakkında güvenlik tahdit kodları veri girişi yapıldığı, G-87 tahdit kodunun (Genel Güvenlik) Türkiye'nin kamu düzeni veya güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancılar hakkına Türkiye'ye giriş yasağı alınmasında esas alınan veri girişi kodu olduğu, Jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye giriş yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek amacıyla veri girişi yapıldığı, davacı hakkındaki Ç-114 tahdit kodunun ise 04.11.2015 tarihinde otomatik olarak kaldırıldığı" hususlarının belirtildiği, davacı tarafından, hakkındaki tahdit kodlarından kaynaklı giriş yasağının kaldırılması için davalı idareye yapılan 06.01.2016 tarih, 4352 sayılı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlıkta, kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı değerlendirilen yabancılar hakkında güvenlik tahdit kodları veri girişi yapıldığı, G-87 tahdit kodunun (Genel Güvenlik) Türkiye'nin kamu düzeni veya güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancılar hakkına Türkiye'ye giriş yasağı alınmasında esas alınan veri girişi kodu olduğu; jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye giriş yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek amacıyla veri girişi yapıldığı belirtildiğinden davacı hakkındaki kamu düzeni ve kamu güvenliğine ilişkin istihbarat birimi raporları dikkate alınmak suretiyle ve hükümranlık yetkisi dahilinde tesis olunduğu anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf isteminin kabulüne, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2016 gün ve E: 2016/1329, K: 2016/3131 sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine, mahkeme safhasına ait aşağıda dökümü yapılan 205,55-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsil edilemeyen istinaf safhasına ait 85,70-TL başvuru harcının davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 47,00-TL posta gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)