(4458 S. K. m. 211, 242) (6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirket adına tescilli 04.06.2014 tarih ve IM52523 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya için Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın gözetim uygulamasına ilişkin tebliğinde belirtilen kıymetin esas alınması neticesinde fazladan tahakkuk ve tahsil edildiğini ileri sürdüğü gümrük vergisi ve katma değer vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi istemi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine göre yapılan başvurunun kıymet araştırması sonuçlandıktan sonra talebin değerlendirileceği kararı üzerine aynı Yasanın 242. maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın değerlendirmeye alınmamak suretiyle reddine dair 24.06.2016 tarih ve 10305086 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı şirketin, 04.06.2014 tarih ve IM052523 sayılı gümrük beyannamesi ile beyan ettiği kıymetin fazla olduğunu iddia ettiği, mezkur beyannamede bir ihtirazi kaydın mevcut olmadığı ve 2011/1 sayılı genelge hükümlerine göre işlemler yapıldıktan sonra beyannamenin tescil edildiği, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine göre 09.05.2016 tarihli dilekçe ile geri verme talebinde bulunulduğu, bu istemin davalı idarece kıymet araştırmasının bitmesine müteakip 30 gün içerisinde karara bağlanacağı yönünde tesis edilen 06.06.2016 tarih ve 84701475 sayılı işlemle davacıya 14.06.2016 tarihinde tebliği üzerine söz konusu işlem, istemin reddi sayılarak 14.06.2016 tarihli dilekçe ile Bölge Müdürlüğü'ne itiraz edildiği, Bölge Müdürlüğü'nün 24.06.2016 tarih ve 10305086 sayılı işlemi ile zımni reddin hukuken gerçekleşmediği gerekçesiyle itirazı değerlendirmeye alınmadığını bildirmesi üzerine, bu işlem itirazın reddi kabul edilerek bakılmakta olan davanın açıldığı, Bölge Müdürlüğüne yapılan itiraz başvurusu üzerine tesis edilen 24.06.2016 tarih ve 10305086 sayılı işlemde zımni reddin hukuken gerçekleşmediği iddia edilmişse de; davacı şirket tarafından 09.05.2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine İzmir Gümrük Müdürlüğü'nün kıymet araştırmasının bitmesine müteakip 30 gün içerisinde karar verileceği yönündeki 06.06.2016 tarih ve 84701475 sayılı işlemi tesis ettiği ve bu işlemin 14.06.2016 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından söz konusu işlem istemin zımnen reddi kabul edilerek 15 günlük süre içerisinde 14.06.2016 tarihli dilekçe ile Bölge Müdürlüğü'ne başvurulduğu görülmekte olup, İzmir Gümrük Müdürlüğü'nün 06.06.2016 tarih ve 84701475 sayılı işlemi 4458 sayılı Yasanın 6/2. maddesinde belirtilen şartları taşımaması nedeniyle istemin reddi kabul edilerek üst makam olan Bölge Müdürlüğüne itiraz edilmesinin yerinde olduğu, bu nedenle, zımni reddin hukuken gerçekleşmediği gerekçesiyle tesis edilen Bölge Müdürlüğü'nün 24.06.2016 tarih ve 10305086 sayılı işlemi hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin iade istemi ve itiraz dilekçesinde belirtilen birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilafın, kayda (gözetime) tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla vergi ile fonun yasaya uyarlık arz edip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla gözetim uygulaması ile ilgili olarak belge aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymet, Gümrük Kanunda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmadığının tartışmasız olduğu, ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle fazladan tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen vergilerin iadesi istemini reddeden Bölge Müdürlüğü işleminde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı, kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de, hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmini yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve Hukuk Devleti İlkesinin gereği olduğu, bu nedenle davacı şirketin yasal faiz isteminin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/1209, K:2016/2020 sayılı kararın; ihtirazı kayıtlı olarak verilmeyen beyanname için itiraz ve dava hakkının bulunmadığı, durumun yükümlünün fazla kıymet beyanını bilerek ve isteyerek yaptığı, gözetim belgesi almaktan bu yolla kaçındığı ve kötü niyetli olduğu, ortada bir yanlışlık veya fazlalık olmadığı halde gözetim kıymet uygulaması kapsamında yapılan tahakkukun geri vermeyi düzenleyen 4458 sayılı Yasanın 211. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, faiz talebinin kabulünün ise açıkça Yasanın 216. maddesi hükmüne aykırı düştüğü ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/1209, K:2016/2020 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 33,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)