İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü bünyesinde Servis Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 21/07/2016 tarih ve 33295782-663.07-E.38562 sayılı TCDD Genel Müdürlüğü yazısı ile 01.09.2016 tarih ve 29818 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin Ekli (1-14) sayılı listesinde isminin yer alması sebebiyle kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın incelenmeksizin reddi yolunda İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 22/03/2017 tarih ve E:2017/557, K:2017/761 sayılı kararın; FETÖ/PDY örgütü ile bağını ortaya koyan hiçbir somut delilin olmadığı, kanunsuz ceza olmaz ilkesine aykırı bir biçimde kamu görevinden çıkarılmasının hukuksal ve fiili dayanaktan yoksun olduğu, dava konusu işlemlerin sebep, konu ve amaç bakımından usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMA ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul İli, TCDD 1. Bölge Müdürlüğü bünyesinde Servis Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 21/07/2016 tarih ve 33295782-663.07-E.38562 sayılı TCDD Genel Müdürlüğü yazısı ile 01.09.2016 tarih ve 29818 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin Ekli (1-14) sayılı listesinde isminin yer alması sebebiyle kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve mahrum kalınan özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının, 01/09/2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına dair işlem esas alınarak, iptal davalarında güdülen amaç, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetlenmesi olduğundan, dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olabilecek nitelik arz etmesi zorunlu olup yasama işlemi hükmünde olan kanun hükmünde kararnamelerin idari davaya konu edilemeyeceği ve bu durumda; meslekten çıkarılan kamu görevlilerine ilişkin davacının isminin de yer aldığı ekli listenin dayanağı kanun hükmünde kararnamenin yukarıda anılan mevzuat hükümleri kapsamında idari davaya konu olacak bir işlem olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davanın esasının inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 Sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin 1. fıkrasında; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği hükmü öngörülmüştür.
Aynı Yasa'nın 14/3. maddesinde ise; dilekçeler üzerinde yapılacak ilk inceleme konuları belirtilmiş, maddenin (g) bendinde; dava dilekçelerinin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden yapılacak inceleme bunlar arasında sayılmış ve 15. maddenin 1/d bendinde de; 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, Kanun'un 49 uncu maddesinin 2/c bendinde ise; temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın; usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata ve eksikliklerin bulunmasından dolayı incelenen kararı bozacağı hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 21/07/2016 tarihli işlem ile görevden uzaklaştırıldığı, ardından672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrası uyarınca Ekli (1) sayılı listede isminin yer alması sebebiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkartıldığı, davanın sözü edilen iki ayrı işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İdari yargılama usulünde yer alan her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin asıl kurala ayrık olarak getirilmiş olan, 2577 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasına göre birden fazla idari işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için, anılan maddede yer verilen "maddi veya hukuki yönden bağlılık" ya da "sebep-sonuç ilişkisi" koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Olayda, davacı hakkında tesis edilen 21/07/2016 tarihli görevden uzaklaştırma işlemi ile 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Ekli (1) sayılı listede ismine yer verilmesi suretiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlem arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından, iki ayrı işleme karşı ayrı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açıldığı görüldüğünden; dava dilekçesinin 2577 sayılı Yasa'nın 5. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Buna göre, mahkemece davacı tarafından, 21/07/2016 tarihli görevden uzaklaştırma işleminin de iptaline karar verilmesi isteminde bulunulduğu gözönüne alınmak suretiyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu durum ihmal edilerek verilen kararda yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 22/03/2017 tarih ve E:2017/557, K:2017/761 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi uyarınca dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)