(2918 S. K. Ek. m. 2) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı …..'a ait …… plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu Ek 2/3. maddesi uyarınca 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin 09/06/2016 gün ve 0594042 sayılı işlem ile araç sürücüsü olan diğer davacı ……'a 2.532,00 TL tutarında para cezası verilmesine ilişkin aynı gün ve156161 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı ….'a ait olan ve …. sevk ve idaresinde iken ruhsatsız taşımacılık yapıldığı gerekçesiyle araç trafikten men edilse de, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralı, kişilere ceza verilebilmesi için aranan şartlardan birinin, hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiş olması, diğerinin ise bu eylemin o kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğunun sabit olması gerektiği hususları göz önüne alındığında, dava konusu aracın trafikten geçici süre ile men edilmesine dair 09.06.2016 tarih ve 0594042 sayılı işlemde hukuki isabet görülmediği, araç sürücüsüne kesilen idari para cezasına ilişkin kısmına gelince; …… plakalı aracın trafik ekiplerince yapılan kontroller neticesinde tanzim edilen tutanakta, "ücret karşılığı taşımacılık yapıldığı ve yolcuyu tanımadığının" beyan edildiği hususunun hem araç şoförü hem de yolcu tarafından imza altına alındığı ve bu şekliyle tutanağın tanzim edildiği görüldüğünden, araç sürücüsü'nün para cezası ile cezalandırılmasına dair 09.06.2016 tarih ve 156161 sayılı işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin (men'e ilişkin kısmının) kısmen iptaline, kısmen reddine (idari para cezasına ilişkin kısmının) ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2016 tarih ve E:2016/1056, K:2016/1932 sayılı kararın; iptale ilişkin kısmının, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın bu kısmının da reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19.maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 55,00-TL istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve artan posta avansının ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (6) bendi uyarınca kesin olarak, 31/05/2017 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava; davacılardan …… adına kayıtlı ….1 plakalı araç ile ilgili belediyeden izin alınmadan ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığı iddiasıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesi uyarınca aracın 60 gün süreyle trafikten yasaklanmasına ilişkin işlem ile aracın sürücüsü …..'ın 2.532,00.- lira trafik idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemlerden aracın trafikten yasaklanmasına dair işlemin iptaline, aracın sürücüsüne verilen idari para cezasının iptali isteminin ise reddine dair İdare Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın iptale ilişkin kısmının da reddine karar verilmesi istenilmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvuru yolu" başlıklı 27/1. maddesinde; idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği, 27/8. maddesinde de; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca araç sürücüsü adına kesilen idari para cezalarına karşı açılan davaların, Sulh Ceza Hakimlikleri'nce görüm ve çözümü yapılacaktır.
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 24.10.2016 günlü ve E:2016/553, K:2016/528 sayılı kararında da; 2918 sayılı Yasanın Ek 2/3. maddesi uyarınca verilen trafik para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI yerinde görüm ve çözümünün yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
Nitekim; tek dilekçe ile iki idari işleme karşı dava açılmış olmasının doğal sonucu olarak, araç sürücüsünce mülkiyetinde bulunmayan aracın trafikten yasaklanmasına dair işlemin; araç sahibince de, menfaatinin etkilenmediği araç sürücüsünün idari para cezası ile cezalandırılmasına dair işlemin iptali istenilmekte; menfaatlerinin bulunmadığı işlemlerin iptalini isteme sonucunu doğuran bu durum; dava açma ehliyetinin bulunmadığı uyuşmazlıklarda davacı sıfatıyla davada taraf olma ehliyetine sahip olma hakkı kazandırmaktadır.
Davacılar açısından uygulanacak hukuk kurallarının farklı olması, araç sürücüsü hakkında idari para cezası dışında idari yargının görev alanına giren bir kararın bulunmaması, iptalini istedikleri idari yaptırım kararlarının farklı yargı düzeninde yer alan mahkemelerce görüm ve çözümünün yapılacak olması karşısında; iptali istenilen işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasını karara bağlayan İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun usul yönünden kabul edilmesi gerektiği kanaati ile usulde karara karşı olmakla birlikte esas yönünden istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen karara katılıyorum. (¤¤)