(2577 S. K. m. 49)
Uşak Belediye Başkanlığında Ayniyat Saymanı olarak görev yapan davacının, Uşak Valiliği oluru ile 6 ay süre ile geçici olarak Uşak Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü emrine görevlendirilmesine dair 22.12.2015 tarihli ve 1868 Sayılı işlemin geri alınması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; Uşak Çalışma ve İş Kurumu tarafından Uşak ilinde uygulanan Toplum Yararına Programı kapsamında 2015-2016 yılında katılımcı sayısının 2800 kişiye ulaşması ve katılımcı sayısının Uşak Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü'nün kapasitesini aşması ve programın amacına uygun işlemesi için yeterli personelin bulunmamasından dolayı aksaklıkların yaşandığı, bu aksaklıkların giderilmesi amacıyla Uşak Valiliği oluruyla davacıyla birlikte 5 kişinin 6 ay süreyle geçici olarak Uşak Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünde görevlendirildiği, 6 aylık görevlendirme süresinin dolduğu, eski görev ve kadrosuna geri döndüğü dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, Uşak Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğünün geçici süreli olarak iş yükünde artış olması ve bu durumun istisnai ve arızi olması, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması karşısında davacının geçici olarak görevlendirilmesine dair işlemin geri alınması istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Manisa 2. İdare Mahkemesi'nin 19/01/2017 gün ve E:2016/407, K:2017/124 Sayılı kararının; memurun istemi dışında kazanılmış hak derecelerinin altında atanması imkanı bulunmadığı, kamu hizmetlerinin kadrosunda yer alan asıl memurlar eliyle görülmesinin esas olduğu, davaya konu görevlendirmenin süresiz olması ve muvafakatının alınmamasının hukuka aykırı olduğu, davacı hakkında tesis edilen geçici görevlendirme işleminin 6 aylık süresinin sonunda tamamlanması ve davacının görev yerine dönmüş olmasının, hukuka aykırı olduğu mevzuat hükümlerinde sabit bulunan geçici görevlendirme işleminin hukuk alemindeki mevcudiyetini etkilemediği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
Mahkeme kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Savunma verilmemiştir.
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Manisa 2. İdare Mahkemesi'nin 19/01/2017 gün ve E:2016/407, K:2017/124 Sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)