İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, müvekkili adına 2011 yılına ilişkin olarak tarh olunan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2011/10-12 dönemine ilişkin olarak mahsup dönemi geçtiğinden aslı aranmayan gelir geçici vergisi üzerinden hesaplanan üç kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle açılan davada Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2016 tarih ve E:2016/353, K:2016/1189 sayılı "her ne kadar davacı kuyumculuk faaliyeti yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirmiş ise de; ifadesine başvurulan altı kişiden dördünün aynı yönde birbiri ile uyumlu olarak davacıdan pos cihazı kullanarak komisyon karşılığı nakit para aldıklarını belirttikleri, ayrıca davacının faaliyetini sürdürdüğü yaklaşık bir yıl gibi kısa bir sürede toplam 8.192.398,67.-TL tutarında satış yaptığı, yaptığı satış tutarının perakende satış ölçeğine göre çok yüksek tutarda olduğu, bu kadar kısa sürede bu tutarda faaliyeti gerçekleştirecek sermaye ve ticari organizasyon yapısına kavuşmasının mümkün olmadığı açık olduğundan, banker sayılarak davacı adına dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı ile mahsup dönemi geçtiğinden aslı aranmayan gelir geçici vergisi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, diğer taraftan, 213 sayılı Kanunun 341, 344 ve 359. maddelerinde belirtilen vergi ziyaı cezasının verginin kaç katına göre hesaplanacağı eylemin niteliğine göre tayin edildiğinden ve 2011 ve 2012 yıllarında sahte belge düzenleyen davacının eylemi 359/b. maddesi kapsamında bulunduğundan 2011 yılına ilişkin olarak tarh olunan gelir vergisine üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi yerinde olduğu Danıştay İçtihatlarına göre, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben alınan peşin bir vergi olması nedeniyle yol açılan geçici vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla dava konusu 2011/10-12 dönemine ilişkin olarak aslı aranmayan gelir geçici vergisi üzerinden hesaplanan üç kat vergi ziyaı cezasının bir kata ilişkin kısmı hukuka uygun bulunmaktaysa da, fazlaya ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının pos cihazlarının işlev ve veriliş amacı dışında, nakit paraya ihtiyacı olanlara kullandırmak suretiyle elde ettiği faiz gelirlerini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2011 yılına ilişkin olarak re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2011/10-12 dönemine ilişkin olarak mahsup dönemi geçtiğinden aslı aranmayan gelir geçici vergisi üzerinden hesaplanan tek kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının 1 katını aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne kısmen reddine" ilişkin Kararının, davacı vekili tarafından, pos-tefecilik işi yaptığı gerekçesiyle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden işlem yapıldığı, Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarih ve E:2015/629-K:2016/492 sayılı kararıyla hakkında beraat kararı verildiği, ceza davasına ilişkin gerekçeli kararda altın işi ile uğraşıldığı, buna ilişkin usulüne uygun olarak düzenlenmiş olan tüm faturaların mevcut olduğu, tefecilik işi ile uğraşılmadığı, beyanların süresi içerisinde yapıldığı iddia edilerek davanın reddine ilişkin kısmının, davalı idare tarafından da davacı hakkında pos-tefecilik yönünden yapılan inceleme neticesinde vergi tekniği raporu düzenlendiği, vergi tekniği raporunda davacının POS cihazlarını kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme faaliyeti yürüttüğünün ve tefecilik faaliyeti dolayısıyla elde edilen faiz gelirinin kayıt dışı bırakıldığının tespit edildiği, 213 sayılı Kanunun 367. maddesi hükmü gereğince ceza mahkemesi kararının dayanak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, vergi tekniği raporuna istinaden davacı adına tarh ve tebliğ edilen vergi ve cezaların hukuka uygun olduğu iddia edilerek davanın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Şanlıurfa Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2016 tarih ve E:2016/353, K:2016/1189 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, 31,40 TL istinaf karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın Mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)