(2577 S. K. m. 49) (375 S. KHK. Ek. m. 18)
DAVA: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 06.04.2016 tarih ve 12909 Sayılı yazısı ile Denizli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne bildirilen ve Denizli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'nde İl Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının bu görevden alınarak aynı birimde Araştırmacı kadrosuna atanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 05.04.2016 tarihli ve 18948 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında davaya konu atama işleminden önce başlatılan soruşturma neticesinde davacıya "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiili sebebiyle verilmesi gereken aylıktan kesme cezası, davacının geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının olumlu olması ve herhangi bir disiplin cezasının bulunmaması sebebiyle hafifletilerek davacıya Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 16.06.2016 tarihli ve 22839 Sayılı işlemi ile kınama cezası verildiği, söz konusu disiplin cezasına karşı davacı tarafından açılan iptal davasında, Mahkemelerinin 21.02.2017 tarihli ve E:2016/963-K:2017/411 Sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacının soruşturma konusu fiilleri sebebiyle ayrıca Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:2016/51 Sayılı dosyasında yargılandığı, davaya konu işlemin, davacıya verilen söz konusu disiplin cezasına esas teşkil eden fiillerin gerçekleşmesinden ve hatta konu ile ilgili soruşturma raporunun düzenlenmesinden sonra tesis edildiği, il müdür yardımcılığı kadrosunun ilgili yönetmeliklerde belirlenen görevde yükselme ve unvan değişikliği şartlarına tabi olmadığı, söz konusu kadroya atama yapılmasında takdir yetkisi bulunan idarenin, devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunan ve üstelik bunu görevi sırasında yapan davacıyı il müdür yardımcılığı görevinden alırken de takdir yetkisi bulunduğunun kabulü gerekeceği, ayrıca davaya konu işlemin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 18. maddesine de uygun olarak tesis edildiği, davacının kazanılmış hak aylık derecesinin korunduğu anlaşıldığından, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen davaya konu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren Denizli İdare Mahkemesi'nin 23/02/2017 gün ve E:2016/638, K:2017/438 Sayılı kararının; davaya konu işlemin hukuka aykırı olduğu gibi 16.06.2016 tarih ve 22839 Sayılı işlemle kınama cezası ile de cezalandırıldığı, haksız ve hukuksuz olarak gerçekleşmeyen bir olaydan dolayı mükerrer olarak cezalandırıldığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Denizli İdare Mahkemesi'nin 23/02/2017 gün ve E:2016/638, K:2017/438 Sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)