(1136 S. K. m. 58)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.10.2015 tarih ve 67649 sayılı yazısı ile bildirilen Ankara Barosu'na kayıtlı Av. … hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin 15.10.2015 olur tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince ücret verilmeyen avukatın işe başlama zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle şikayetli avukatın dava açmamaktan sorumlu olamayacağı, dava açma süresi geçtikten sonra şikayetli avukata gönderilen paranın iadesinin gerekip gerekmediği hususundan kaynaklanan ihtilafın hukuki nitelikte olduğu, merciince çözümlenmesi gerektiği, şikayet edilen Avukat …..'in davayla ilgili bilgi almak için kendisini arayan davacıyı sürekli oyaladığına dair iddianın ise somut bir şekilde doğrulanmadığının anlaşılması karşısında, adı geçen avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/03/2017 gün ve E: 2015/3650, K: 2017/715 sayılı kararın, şikayet edilen avukatın hukuki süresi içinde davayı açmadığı gibi gerekli bilgileri davacıya vermediği, olayın üzerinden 1,5 yıl geçtikten sonra dahi işin esası hakkında bilgi vermekten kaçındığı, davacının yaptığı şikayet neticesinde şikayet edilen avukat hakkında disiplin soruşturması açıldığı, TBB tarafından da cezalandırılması gerektiğine karar verildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kaldırılması istenilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce Av. Tülay ÇELİKYÜREK'in müdahil olarak davaya katılma istemi kabul edilerek, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19.10.2015 tarih ve 67649 sayılı yazısı ile bildirilen Ankara Barosu'na kayıtlı Av. .......hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin 15.10.2015 olur tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58. maddesinde; 'Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz" hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Ankara Barosuna kayıtlı Avukat .......hakkında, vekilliğini üstlendiği halde, vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği, davasını açmayarak mağduriyetine neden olduğu gibi bilgi almak üzere kendisini sürekli oyaladığı, davayı açmak için kendisinden aldığı, 1.150,00-TL'yi iade etmeyerek uhdesinde tuttuğu iddialarıyla şikayette bulunulduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19.08.2015 tarihli fezlekede, Av. .......hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiği yönünde düşünce belirtildiği, davalı idarece ise 15.10.2015 tarihli olur ile Av. .......hakkında soruşturma izni verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının T.S.K.'da çalıştığı 2000-2013 dönemlerine ilişkin olarak sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle tazminat ödenmesi için dava açmak üzere Av. .......ile anlaştığı ve 23.7.2013 tarihinde vekaletname vererek avukatı vekil tayin ettiği, Avukatın, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 40. maddesi uyarınca sözleşmenin feshi tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerektiğinden bu süre içerisinde davacı tarafından dosya masrafı yatırılmadığından bahisle davayı açmadığı, davacının 30.10.2013 tarihinde PTT hesabına 1150 TL gönderdiği ve bu paranın avukat tarafından hesaptan çekilmesine rağmen davanın açılmadığının davacıya bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu gereğince ücret verilmeyen avukatın işe başlama zorunluluğu bulunmasa da; 30.10.2013 tarihinde, 1150 TL'nin avukatın hesabına yatırılmasından sonra, Avukat tarafından davacıya dava süresinin geçmesi sebebiyle dava açılamadığının bildirilerek paranın iade edilmesi gerekirken, hiçbir bilgi verilmeyerek söz konusu paranın "danışma ücreti" adı altında uhdesinde tutulmasının güveni kötüye kullanmak olduğu tartışmasızdır.
Bu sebeple, Avukat ……'in 12.9.2013 tarihi itibariyle dava açma süresinin geçmesine rağmen müvekkilini bilgilendirmediği ve 30.10.2013 tarihinde P.T.T. hesabına yatırılan parayı çekmek suretiyle uhdesinde tuttuğu ve bu eyleminin soruşturma izni verilmesine yetecek nitelik ve yeterlilikte olduğu anlaşıldığından, adı geçen avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/03/2017 gün ve E:2015/3650, K:2017/715 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından sarf edilen, mahkeme safhasına ilişkin 132,25 TL ve istinaf safhasına ilişkin 117,70 TL olmak üzere toplam 249,95 TL yargılama giderinin davalı idareden ve müdahilden alınarak davacıya verilmesine, müdahil tarafından istinaf aşamasında yapılan 102,40 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, kesin olmak üzere, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)