(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul Barosuna kayıtlı Av. …… hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21.07.2015 tarih ve 49216 sayılı işlemi ile tebliğ edilen 08.07.2015 tarihli Olur işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından, şikayet edilen avukatın, iş akdini yasal prosedüre aykırı olarak mail yoluyla feshetmeye çalıştığı, iş akdi devam ettiği halde işyerine ait eşyalarını iade etmediği iddiasıyla gerçek dışı ithamda bulunarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, bu şekilde görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu, İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarih ve 2015/1193 sayılı ''Şikayetli avukat yönünden suç teşkil eden herhangi bir eylemin tespit edilemediği, müştekinin şikayet edilmesi üzerine karakolda ifadesinin alınması işleminin vekil olarak yasalara aykırı bir davranış olmadığı, kaldı ki yapılan şikayet üzerine halen yargılamaya konu olaya ilişkin kamu davasının açıldığı, bu nedenle avukat hakkında işlem yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığından Av. …. hakkında 1136 sayılı Kanun'un 58/1 maddesi gereğince soruşturma izni verilmemesi'' yönündeki fezlekesinin incelenmesi sonucu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21.07.2015 tarih ve 49216 sayılı işlemi ile tebliğ edilen 08.07.2015 tarihli Olur ile soruşturma izni verilmemesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, şikayetli avukatın, vekili bulunduğu şirkete ait işyerinde çalışan müştekiye e-posta yoluyla iş akdinin feshedildiğini bildirdiği ve müvekkili şirkete ait eşyalar ile 480 TL paranın iadesini istediği, müşteki tarafından her ne kadar vekaletnamesiz ve yasal prosedüre uymadan anılan işlemlerin yapıldığı iddia edilmiş ise de, şikayetli avukat tarafından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1193 sayılı dosyasına 19.12.2014 tarihli avukat yetki belgesinin sunulduğu, müştekinin iş akdinin feshedildiğinin bildirilmesine ve müvekkili şirkete ait araçların ve 480 TL paranın iadesine ilişkin işlemlerin verilen yetki belgesi kapsamında gerçekleştirildiği kanaatine varılmakla, adı geçen avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 28.10.2016 gün ve E: 2015/2656, K: 2016/3265sayılı kararın; şikayet edilen avukatın e-posta yoluyla iş akdini feshetmeye çalıştığı, kendisine gelen e-postaya cevabında, avukattan vekaletnamesini talep etmesine ve iş eşyalarını iade etmeye her zaman hazır halde olduğunu beyan etmesine karşın avukatın bunları gözardı ederek kendisi hakkında asılsız olarak suç duyurusunda bulunduğu, bu nedenle yargılanması sonucunda ise Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesince beraatine karar verildiği, tüm bu nedenlerle avukatın görevini kötüye kullandığı ve iftirada bulunduğunun açık olduğu, buna göre avukat hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiği, İdare Mahkemesince, eksik inceleme sonucunda ve hukuka aykırı karar verildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 28.10.2016 gün ve E: 2015/2656, K: 2016/3265 sayılı karar, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 135,70-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ve fazladan alınan 31,40 TL karar harcının istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)