(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 211)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı şirket adına tescilli 21.05.2014 tarih ve IM046821 sayılı, 05.08.2013 tarih ve IM72275 sayılı, 10.01.2014 tarih ve IM2803 sayılı, 27.01.2014 tarih ve IM7435 sayılı, 28.03.2014 tarih ve IM28986 sayılı, 05.05.2014 tarih ve IM41374 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatında yer alan emtiaya ilişkin olarak fazladan alındığı iddia edilen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ve fazladan alınan vergilerin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin bulunmadığı bu nedenle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenerek beyanı sonucu fazladan katma değer vergisi ve gümrük vergisi ödemesinde bulunulduğu, bu aşamadan sonra ödenen vergilerin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi uyarınca iadesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilafın, gözetime tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerin iadesi istemini reddeden davalı idare işlemine vaki itirazın reddine dair işleminin iptali ile fazladan ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1338, K:2017/305 sayılı kararın; davalı idarece, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığı, vergilerin geri istenebilmesi için yanlışlıkla/fuzulen tahsil edilmiş bir vergi olması gerektiği, oysa dava konusu olayda idare tarafından yapılmış bir tahakkukun olmadığı, davacının tamamen kendi inisiyatifi doğrultusunda, sadece gözetim yükümlülüğünden kaçmak maksadı ile yurt dışı gideri beyan ettiği ve beyan edilen şekilde gümrük işlemlerini sonuçlandırdığı, 4458 sayılı Yasanın 61/3. maddesi gereği tescil edilmiş beyannamenin beyan sahibini bağlayacağı, ihtirazi kayıt taşımayan ve herhangi bir irade sakatlığına dayanmayan beyanlarına istinaden tahakkuk ettirilen vergilerde hukuka aykırılığın bulunmadığı, vergilerin geri ödenmesi için Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmediği ileri sürülerek; davacı tarafından, haksız ve yersiz olarak tahsil edilen vergiye işleyecek faizin ödeme tarihi olan (05/11/2013) itibaren hesaplanarak, tecil faizi olarak verilmesi gerektiği ileri sürülerek faiz türü ve faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: 4458 sayılı yasa uyarınca vergilerin geri verilmesine idarece belli bir zamandan önce faiz ödenmeyeceği yönünde amir hüküm bulunduğu gerekçesiyle davacının faiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 3. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1338, K:2017/305 sayılı karar işin esası yönünden hukuka uygun olup, esas yönünden kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından, davalı idare istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Kararın, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik, fazladan alınan vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup, kişilere verilen zararın faiz ya da farklı isimler altında ödenecek tazminatlarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranılması gerekmemektedir.
Tahsil edildiği tarihten itibaren vergilerin idarenin tasarrufu altında bulunduğu sabit olup; haksız, yersiz ve fazladan tahsil edilen vergilerin iadesinde, mükelleflerin mülkiyetlerinde bulunan ekonomik değerlerden belli bir dönem mahrum kaldığı dikkate alınarak, genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin korunması amacıyla, bu süreye ilişkin olarak tahsil tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerekmektedir.
Gözetim uygulaması ile ilgili olarak gözetim belgesi aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymetin, Gümrük Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmaması nedeniyle, 4458 sayılı Kanunun 24-31. maddeleri bağlamında ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından, fazladan tahsil edildiği sonucuna varılan vergilerin de, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Mahkemece, haksız olarak tahsil edildiği yargı kararıyla saptanan verginin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde iadenin yasal faiziyle yapılması istenilmiş olup, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığında, davacının tecil faizi ile iadesine karar verilmesi gerektiği savı ve isteminde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 08/03/2017 gün ve E:2016/1338, K:2017/305 sayılı kararının fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine kısmının kaldırılmasına ve fazladan tahsil edilen verginin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda gösterilen davalı idarece yapılan 22,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 112,80-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kesin olarak 10.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)