(2709 S. K. m. 128) (2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 36,76) (375 S. KHK. Ek. m. 18)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, "hizmetin gereği 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek madde 18-ç/2 uyarınca" İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü "Araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin 18.07.2016 tarih ve 7643311 sayılı işlemin iptali ve bu süre zarfında yoksun kaldığı MTSK sınav ücretleri ile Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen her türlü Merkezi Sınav denetim ücretlerinin yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılan davada; dava konusu davacının "Araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin 18.07.2016 tarih ve 7643311 sayılı işlemin iptaline, davanın sınav ücretlerinin ödenmesine yönelik kısmının ise reddine ilişkin İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2017 tarih ve E:2016/1176, K:2017/969 sayılı karara, dava konusu işlemin mevcut mevzuat doğrultusunda ve davacı hakkında ihtiyaç durumu ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği, hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 01.05.2017 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Araştırmacı kadrosundan emekliye ayrıldığı, davanın konusunun kalmadığı iddialarıyla istinaf başvurusunda bulunularak kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Birinci İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık; İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, "hizmetin gereği 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek madde 18-ç/2 uyarınca" İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü "Araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin 18.07.2016 tarih ve 7643311 sayılı işlemin iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla kanunla düzenleneceği, üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esaslarının da kanunla özel olarak düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler” hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek Madde 18'in 1. fıkrasının (ç) bendinde "Ek göstergesi 3600’den daha düşük tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde; 1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına, 2) Diğerleri, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanırlar. Bu şekilde atananlardan bir ay içinde talepte bulunanlar, atamaya yetkili amirler tarafından bu fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonları dışındaki daha önce bulundukları veya öğrenim durumları itibarıyla ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara bir ay içinde atanırlar." 2. fıkrasında "Birinci fıkra kapsamında atananlar ile anılan fıkranın son cümlesi uyarınca talep üzerine yapılacak atamalar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, bunlar için başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro veya pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar boşalması hâlinde, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır." 3. fıkrasında "Anılan kadro ve pozisyonlara atananlar, atamaya yetkili amirleri tarafından belirlenen birimlerde istihdam edilir. Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Memur ile idare arasındaki ilişki, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre kanunla düzenlenmektedir. Memur, belirli bir statüde, kanunla çerçevesi belirlenmiş nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte, o statünün sağladığı aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır. Anılan mevzuat hükümleri ile memurların kurum içi atanmaları konusunda idareye, görevin ve ülkenin gereklerine göre takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, kamu görevlilerinin kazanılmış hakları, istihdam türüne bağlı olarak tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardır. Objektif ve genel hukuksal durumun, şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemez.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, daha önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim Uzmanlığına atamasının yapıldığı, bu atama işlemine karşı açılan davada, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 30.03.2016 tarih ve E: 2015/1932, K:2016/649 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, kararın yerine getirilmesini teminen davacının görevine iade edildiği, ancak daha sonra dava konusu 18.07.2016 tarih ve 7643311 sayılı işlemle "hizmetin gereği 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 6639 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek madde 18-ç/2 uyarınca" şeklinde belirtilen gerekçeyle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü "Araştırmacı" kadrosuna atanması üzerine söz konusu atama işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, sonrasında İstanbul 9. İdare Mahkemesinin anılan kararının Danıştay tarafından bozulması sonucu aynı mahkemenin 15.06.2017 tarih ve E:2017/1062, K:2017/1252 sayılı kararı ile davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
İdarenin, yönetici kadro veya pozisyonlarına atadığı kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma gibi bir zorunluluğu bulunmadığından, yönetici kadro veya pozisyonlarına atanan kişiler yönünden bulunduğu statülerden doğan, tahakkuk etmiş ve kendileri yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklardan yahut bu durumunun devam edeceği yönündeki haklı beklentiden söz edilemez. Dolayısıyla, yönetici kadro veya pozisyonunda görev yapmakta iken, görev süresi dolan veya görevden alınan kamu görevlilerinin, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmetin gereği gözetilerek ihdas edilen araştırmacı kadro veya pozisyonlarına atanabilmeleri, anılan KHK hükmü gereğidir.
Bu durumda, 19/01/2004 tarihinden itibaren İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, yukarıda anılan KHK uyarınca İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine araştırmacı unvan ve göreviyle atanmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararına, hizmetin gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf konusu davacının "Araştırmacı" kadrosuna atanmasına ilişkin 18.07.2016 tarih ve 7643311 sayılı işlemin iptaline yönelik İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2017 tarih ve E:2016/1176, K:2017/969 sayılı kararın kaldırılmasına, kaldırılan kısım yönünden davanın reddine, dava sonucu itibariyle tamamen retle sonuçlandığı için aşağıda dökümü yapılan 188,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru safhasında davalı idarece yapılan 40,50-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan tebligat ücretinin mahkemesince taraflara iadesine, mahkemesince davalı idare lehine 990,00-TL vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 19/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)