(2709 S. K. m. 125) (6306 S. K. m. 6, 7) (213 S. K. m. 122) (2577 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 333) (6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m.16)
BAŞVURUNUN KONUSU: İzmir İli, Konak İlçesi, .... Mevkii, 1752 ada, 27 parsel üzerinde bulunan taşınmazın riskli bina olması nedeni ile yıkılarak 6306 sayılı Yasanın 6.maddesi kapsamında üzerine .... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından inşa edilen taşınmazda anılan firmanın sahibi olduğu 19 nolu bağımsız bölümü davacının 16.05.2016 tarihinde satın aldığı, satış işlemi nedeniyle 10.800,00-TL tapu harcı ödendiği, ancak 6306 sayılı yasanın 7.maddesi gereğince, bu kanun kapsamında yapılan işlem, sözleşme, tescil ve devirler ile uygulamaların harçtan muaf olduğu gerekçesi ile İzmir 9 Eylül Vergi Dairesinden düzeltme yolu ile ödenen bedelin iadesinin istenilmesine karşın başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tapu kaydına şerh verilen gayrimenkul üzerine inşa edilen taşınmazdaki müteahhide ait olan bağımsız bölümün davacıya satışı işleminin bu Yasanın 7.maddesindeki muafiyet hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunun tespitine bağlı olduğu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanunun 7.maddesi 9.fıkrasında "bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu" düzenlemesi getirildiği, yine 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16.maddesinin 9/ç fıkrası "İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri olduğu, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak, noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." şeklinde olduğu, uyuşmazlığa konu olayda, riskli yapı şerhi bulunan taşınmaz üzerine 6306 sayılı Kanun hükümlerine göre yeniden inşa işini yapan .... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından maliki olduğu bağımsız bölümün davacıya satıldığı, davacının yaptığı satın alma işleminin 6306 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gereken bir işlem olduğu ve bu işlem ilgili Kanunun 7/9. maddesi gereğince tapu harcından muaf olduğundan davalı idarenin ödenen tapu harcının iadesine ilişkin talebinin zımnen reddi yönündeki işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının tecil faizi istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında, "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergiler, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120 nci madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edilir." hükmünün yer almakta olduğu, bu hükme göre, tahsil edilen verginin, 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı idare tarafından tahsil edilen tapu harcının dava tarihinden itibaren 6183 Sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 sayılı kararın; davacının satın aldığı taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında tapuda riskli yapı olarak belirlendikten sonra yıkılarak taşınmaz üzerine yeniden inşa edilen bağımsız bölümlerden biri olduğu, ilgili mevzuat hükümlerine göre alıcının hak sahibi olmadığı için harç alınması gerektiğinden ödenen tapu harcının iadesine imkan olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Riskli binanın dönüşümü sonucu meydana gelen yeni yapı nedeni ile istisnanın uygulanması için satıcının yeni binada hak sahibi olması ve satışın ilk satış işlemi olması gerektiği, aynı binayla ilgili yapılan kat mülkiyeti sözleşmelerinin harçtan muaf tutulurken devir işlemelerinden harç alınmasının yasal olmadığı mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
Dava; İzmir İli, Konak İlçesi, .... Mevkii, 1752 ada, 27 parsel üzerinde bulunan taşınmazın riskli bina olması nedeni ile yıkılarak 6306 sayılı yasanın 6.maddesi kapsamında üzerine .... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından inşa edilen taşınmazda anılan firmanın sahibi olduğu 19 nolu bağımsız bölümü davacının 16.05.2016 tarihinde satın aldığı, satış işlemi nedeniyle 10.800,00-TL tapu harcı ödendiği, ancak 6306 sayılı yasanın 7.maddesi gereğince, bu kanun kapsamında yapılan işlem, sözleşme, tescil ve devirler ile uygulamaların harçtan muaf olduğu gerekçesi ile İzmir 9 Eylül Vergi Dairesinden düzeltme yolu ile ödenen bedelin iadesinin istenilmesine karşın başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmış olup; İzmir 2. Vergi Mahkemesince davanın kabulüne, davalı idare tarafından tahsil edilen tapu harcının dava tarihinden itibaren 6183 Sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesi üzerine, karara yönelik olarak istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olup, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Ödenen tapu harcının tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesi kısmına gelince;
Anayasanın 125'inci maddesinin 1'inci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen, idari yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu bir karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış, Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü ile bağdaştırılamaz.
Yargı kararıyla kaldırılan vergilendirmeler nedeniyle tahsil edilmiş tutarların ilgililere iadesi sırasında, tahsil tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için tasarrufundan yoksun bırakılmaktan dolayı iadenin hangi oranda faiz eklenerek yapılması gerektiği konusunda 213 sayılı Vergi Usul Kanununda ve 6183 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödeneceği düzenlenmek suretiyle kanuni faiz uygulaması, kararın verilip idareye tebliğinden sonraki zaman dilimine özgülenmiştir.
Bu durumda, haksız yere fazladan alınan vergi ve harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerekmektedir.
Bu sebeple, davacı şirketin, fazladan ödediği tapu harcının 6183 sayılı Kanunda düzenlenmiş tecil faizi ile iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, faiz isteminin kısmen reddine karar verilmesi; bu bağlamda, kararın faize ilişkin kısmının kısmen kaldırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu işlemin iptale ilişkin kısmına yönelik başvurunun reddine, tecil faizi istemi yönünden ise başvurunun kabulüne, İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/03/2017 gün ve E:2016/998, K:2017/169 sayılı kararın faize ilişkin kısmının kaldırılmasına ve ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmının reddine, aşağıda ayrıntıları yazılı ve davacı tarafından dava aşamasında yapılan 90,50-TL yargılama gideri ile 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 36,00-TL yargılama gideri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)