(657 S. K. m. 175) (2576 S. K. m. 4, 5, 7, Ek m. 1)
İstemin Özeti: İstanbul 75. Asliye Ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdür vekili olarak görev yapan davacının müdür vekilliği görevine ait vekalet ücretinin 15/03/2016 tarihi itibariyle kaldırılması yolundaki İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 13.4.2016 tarih, E.2016/5860, K.2016/2637 karar sayılı işleminin iptali ile 15.3.2016 tarihinden itibaren ödenmeyen müdür vekilliği ücretinin yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılan davada, davanın reddine dair olarak İstanbul 7. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 28/12/2016 tarih ve E:2016/981, K:2016/2171 Sayılı karara karşı davacı tarafından; halen yetkili yazı işleri müdürü olarak görevini sürdürdüğü, konuyla ilgili emsal kararların olduğu, dolayısıyla verilen verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; İstanbul 75. Asliye Ceza Mahkemesi Yazı İşleri Müdür vekili olarak görev yapan davacının müdür vekilliği görevine ait vekalet ücretinin 15/03/2016 tarihi itibariyle kaldırılması yolundaki İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 13.4.2016 tarih, E.2016/5860, K.2016/2637 karar sayılı işleminin iptali ile 15.3.2016 tarihinden itibaren ödenmeyen müdür vekilliği ücretinin yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...657 Sayılı Kanun'un 175.maddesi kapsamında asilde aranan tüm şartları taşımayan davacının, mevcut bir zaruretten dolayı Yazı İşleri Müdürlüğü'ne vekalet ettirildiği ve bu kapsamda 15.3.2016 tarihine kadar da kendisine vekalet ücretinin ödendiği göz önünde bulundurulduğunda; Yazı İşleri Müdürlüğü kadrosuna asil atamalarının tahsis edilmesi sebebiyle 15.3.2016 tarihi itibariyle tarafına vekalet ücreti ödenmesinin kaldırılmasına dair tesis edilen işlemde yukarda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 6352 Sayılı Kanun'un 50. maddesiyle değişik "Tek hakimle çözümlenecek davalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan ve konusu belli parayı içeren idarî işlemlere karşı açılan iptal davaları ile tam yargı davalarının idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümleneceği hüküm altına alınmış, Kanun'un Ek 1. maddesinde ise; "Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara dair 7. maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında; konusu belirli bir miktar paraya dair olan işlemlerin iptali istemiyle açılan "iptal davaları" ile bu nitelikteki işlemler üzerine birlikte açılan "iptal ve tam yargı davaları"nda, Mahkemenin karar verdiği tarih itibariyle 2577 Sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde belirtilen değerleme oranına göre, o yıl için belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıkların tek hakim tarafından çözümlenmesi, bu durum dışında 2576 Sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddelerindeki genel kurallardan hareketle davanın mahkeme heyetince karara bağlanması gerekmektedir.
Uyuşmazlık, yukarda belirtilen Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde; davacının 15.03.2016 tarihinden itibaren oluştuğu iddia edilen parasal kayıplarının yanında geleceğe dönük olarak da vekaleten yürüttüğü görev sebebiyle parasal hak istemini içeren, diğer bir deyişle, kıst döneme dair belirli bir miktar alacağın tazmini istemine yönelik olmayan bu davanın Mahkeme heyetince karara bağlanması gerekirken tek hakimle karar verilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 28/12/2016 tarih ve E:2016/981, K:2016/2171 Sayılı kararın kaldırılmasına, yukarda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine kesin olarak, 30.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)