(Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü m. 99, 106)
İSTEMİN ÖZETİ: ……… yerde bulunan ve davacı şirket tarafından "……. Otel" adıyla işletilen işyerinin, davalı idarece fuhuş yapıldığından bahisle, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 104.maddesine istinaden (90) gün süreyle kapatılmasına yönelik tesis edilen 07.12.2016 tarih ve 2015/52 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "Uyuşmazlık konusu olayda, kolluk kuvvetlerince asayiş ve güvenlik uygulamaları kapsamında yapılan bir çalışma nedeniyle idarede görevli bir polis memurunun, "günlük kiralık daire" şeklinde verilen ilandaki telefon numarası aranarak, fuhuş yapmak amacı ile kimlik kaydı almadan bayan arkadaşı ile gelmek istediğini telefondaki şahsa beyan ettiği, şahsın kayıt yapmadan kalabileceklerini belirtmesi üzerine, anlaşılan saatte uyuşmazlık konusu "otele" gidildiği ve kayıt yapılmadan 120,00 TL karşılığında, otelin 202 numaralı odasının temin edildiği, akabinde, bina dışında beklemekte olan polislere haber verilerek otel resepsiyonunda görevli olan ve diğer çalışanların gözaltına alındığı, olay anında otelde yapılan arama neticesinde, ….. ve ….. isimli şahıslara da kimlik kaydı yapılmaksızın oda temin edildiğinin tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; davacı şirketin işletmekte olduğu otelde fuhşa yer temin edildiği, gerek polis memuruna kimlik kaydı yapılmaksızın yer temin edilmesinden gerekse de arama esnasında otelde bulunan iki şahsın kimlik kaydı oluşturmaksızın otel odasını temin etmesinden anlaşıldığından, dava konusu işletmenin 90 gün süreyle kapatma işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 07/06/2017 tarih ve E:2016/2458, K:2017/1187sayılı kararının; kolluk görevlilerince tespit edilen hususların işyerinin tüzük hükümleri uyarınca geçici olarak kapatılmasına gerekçe oluşturmayacağı, aynı eylem ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği, olayın nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 07/06/2017 tarih ve E:2016/2458, K:2017/1187 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından istinaf talebinin reddine, istinaf aşamasında yapılan 123,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Dairemiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 13/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU: Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından işletilen "…..Otel" isimli işyerinin, fuhuş yapıldığından bahisle, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 104.maddesine istinaden 90 gün süreyle kapatılmasına ilişkin davalı idarenin 07.12.2016 tarih ve 2015/52 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Genel Kadınlar ve Genelevlerinin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün "Genel Kadınlar" başlıklı 15.maddesinde; Başkalarının cinsi zevkini menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen ve bunun için değişik erkeklerle münasebette bulunan kadınlara (genel kadın) denileceği, "Genelevler" başlıklı 16.maddesinde; Genel kadınların bir arada oturarak fuhuş yaptıkları veya bu maksat için toplandıkları yerlere (Genelev) ismi verileceği, "Birleşme Yerleri" başlıklı 17.maddesinde; Fuhuş maksadiyle muhtelif kimselere kısa müddetler için açık bulundurulan kapalı yerlere (birleşme yerleri) denileceği, "İzinsiz Fuhuş Yapılan Evler" başlıklı 95.maddesinde; izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılacağı, bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tespit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanakların gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulacağı, bu yerler hakkında komisyonca 104.maddeye göre işlem yapılacağı belirtilmiş, 96. Maddesinde ise; otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece kulübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamdan uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95.maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış yerler sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104.madde uyarınca işlem yapılacağı hükmüne yer verilmiş, anılan Tüzüğün 99.maddesinde; "96.maddede yazılı müesseseleri işletenlerin, çalıştırdıkları kadınları, müşterileri ile cinsi münasebette bulunmaya teşvik eylemleri veya bu hususu sağlıyacak tedbirlere başvurmaları yasaktır." kuralına yer verilmiş, 100/c.maddesinde de "...ve 99.maddeler hükümlerine riayet etmiyenlerin genelevleri on beş gün, tekerrüründe iki ay kapatılır." hükmü getirilmiş, Tüzüğün 104.maddesindeise; usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tespit edilen 95. ve 96.maddelerde yazılı mahallerin komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kamu sağlığı ve kamu düzeniyle ilgili olarak görevlendirilen Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbarı üzerine ilgili yere ilişkin olarak inceleme yapılacağı, gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tespit edilen veya çeşitli isimlerle işletme ruhsatı alıp gerek kadınlara sanat icra etmek izinleri verildiği veya genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığının tespit edildiği durumlarda bu hususların önlenmesine yönelik olarak Tüzüğün 96.maddesindeki bahse konu yerlerin genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığının saptanması halinde 104.maddesinin uygulanmasının kurala bağlandığı, diğer yandan Tüzüğün 99.maddesi uyarınca işyerini işletenlerin fuhuşa teşviğinin saptanması halinde işyerinin Tüzüğün 100/c.maddesine göre kapatılacağı tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu "otel"de fuhuş yapıldığından bahisle İstanbul İli Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu Başkanlığının 07.12.2016 günlü kararı ile işyerinin 3 (üç) ay süreyle kapatılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de, işyerinde resepsiyon görevlisi olarak çalışan ve şüpheli bulunan kişi hakkında "fuhuş yaptırmak için yer ve imkan sağlama" suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarih ve E:2017/4 sayılı kararı ile "beraatine" karar verildiği, diğer yandan davacı şirket tarafından işletilen dava konusu işyerinin yetkilileri hakkında fuhuşa teşvikten dava açılmadığı, fuhuşa aracılık yapıldığının açıkça ortaya konulmadığı görülmektedir.
Olayda; dava konusu işyerinin 3 (üç) ay süreli kapatma cezasının verilmesine sebep olay nedeni ile tutulan olay tespit tutanağı ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı şirkete ait işyerinde "kimlik kaydı almadan otele müşteri kabul etme" eyleminin, Genel Kadınlar ve Genelevlerinin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü kapsamında değerlendirilmesinde polis memurlarınca tutulan tutanak dışında yeterli bir tespit bulunmadığı, "fuhuş yaptırmak için yer ve imkan sağlama" eyleminin somut olarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)