(2709 S. K. m. 2, 138) (2577 S. K. m. 28) (657 S. K. m. 48, 50, 98) (Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik m. 2, 23)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır İli, Bağlar İlçesi, .... İlkokulu'nda rehber öğretmeni olarak görev yapan davacının, kural dışı davranışının tespit edildiğinden bahisle ÖSYM tarafından KPSS puanının iptal edilmesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nün 11.02.2016 gün ve 13044 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince verilen 18/10/2016 gün ve E:2016/355, K:2016/927 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın davacı vekili tarafından; sınavda uyulması gereken kurallara uyduğu, sınavın geçersiz sayılmasını gerektirecek hiçbir sebep bulunmadığı, benzer bir davada Danıştay 12. Dairesi tarafından sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu bu nedenle davacı tarafın istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Diyarbakır İli, Bağlar İlçesi, .... İlkokulu'nda rehber öğretmeni olarak görev yapan davacının, kural dışı davranışının tespit edildiğinden bahisle ÖSYM tarafından KPSS puanının iptal edilmesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nün 11.02.2016 gün ve 13044 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve 138. maddesinin son fıkrasında "yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" yolunda kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 4001 sayılı Yasayla değişik 1. fıkrasındaki "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiç bir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez" şeklindeki hükümle Anayasanın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesine uygun bir düzenleme getirilmiştir.
657 sayılı DMK'nın 48. maddesinde; devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlar sayıldıktan sonra aynı maddenin B bendinin 2. fıkrasında; kurumların özel kanun ve diğer mevzuatında aranan şartları taşıma hususu devlet memurluğuna alınmanın özel şartları arasında sayılmış böylece Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okul ve kurumların öğretmen ihtiyacının karşılanması için boş bulunan kadrolara öğretmen alımlarıyla ilgili düzenlemeleri yapma konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. ''Sınav Şartı'' başlıklı 50. maddesinde; ''Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır. Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenir.'' hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm çerçevesinde hazırlanarak Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde: Bu yönetmelik: b) B Grubu Kadrolar; Kadroları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde yer alan, genel ve katma bütçeli kurumlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlar ile kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, il özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yukarıda (a) bendinde belirtilmiş olan meslekler dışında, ilk defa kamu hizmeti ve görevlerine atama yapılacak kadro ve görevlere, atanacaklar için yapılacak işlem ve sınavları kapsar.'' hükmüne, ''yerleştirme'' başlıklı 23. maddesinin ikinci fıkrasında ise; Milli Eğitim Bakanlığınca yapılacak ilk defa öğretmen atamalarına ilişkin yerleştirme işlemleri, ek 5. maddeye göre yapılan alan seçme sınavı ile ÖSYM’ce yapılan KPSS sonuçları birlikte değerlendirilerek adı geçen Bakanlık tarafından yapılır. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ihtiyacı durumuna bağlı olarak sadece KPSS sonucuna göre de yerleştirme işlemi yapabilir. Gerek görüldüğünde tüm yerleştirme işlemlerinde ÖSYM ile Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü işbirliği yapar.'' hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun Memurluğun sona ermesi başlıklı 98. maddesi; Devlet memurlarının; ''a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması; b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi; c) Memurluktan çekilmesi; ç) İstek, yaş haddi, malullük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması; d) Ölümü hallerinde memurluğu sona erer.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2015 yılında düzenlenen Kamu Personeli Seçme Sınavında başarılı olduğu, daha sonra MEB tarafından yapılan öğretmen atamalarına başvurduğu ve atamasının Diyarbakır Bağlar İlçesi .... İlkokulu'na Rehber Öğretmeni olarak yapıldığı ve bu görevine 18.09.2015 tarihinde başladığı, ancak yönetmelikte belirtilen Atanma Şartlarını taşımadığından bahisle ÖSYM Başkanlığı Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 03.02.2016 tarih ve 2444 sayılı yazısı şeklindeki gerekçesi yer alan Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü'nün 11.02.2016 tarih ve 13044 sayılı işlemi ile görevine son verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemi ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İstinafa konu mahkeme kararında; "davacının görevine son verilmesinin dayanağı olan Kamu Personeli Seçme Sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın Ankara 6. İdare Mahkemesinin E:2016/760, K:2016/1248 sayılı kararı ile reddedilmiş olması nedeniyle işbu davanın da yargı kararı gereğince dayanaksız kaldığı ve yukarıda açıklamasına yer verilen 657 sayılı Kanunun 98. maddesinin b fıkrasında belirtilen ''Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi'' şartının gerçekleştiği görüldüğünden usul ve yasaya uygun olarak tesis olunan dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş ise de;
Davacının görevine son verilmesinin dayanağı olan Kamu Personeli Seçme Sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen E:2016/760, K:2016/1248 sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 12. Dairesinin 30.09.2016 tarih ve E:2016/9598,K:2016/4425 sayılı kararı ile "her ne kadar davacının; sınav süresinin bitmesinden sonra işaretleme yapmaya devam ettiğinden bahisle sınavının geçersiz sayıldığı görülmekte ise de, sınav salonunda bulunan görevliler tarafından davacının sınav kurallarına uymadığı yönünde düzenlenmiş herhangi bir tutanak veya rapor bulunmadığı gibi davacıya yapılmış bir uyarının da olmadığı anlaşıldığından, sadece kamera kayıtları göz önünde bulundurularak davacının sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının görevine son verilmesi işleminin dayanağı olan Kamu Personeli Seçme Sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin Danıştay 12. Dairesinin 30.09.2016 tarih ve E:2016/9598, K:2016/4425 sayılı kararı ile iptal edilmesi karşısında, hukuki dayanağı kalmayan dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince verilen 18/10/2016 gün ve E:2016/355, K:2016/927 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 318,20 TL (133,90+184,30) yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca, ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)