(5684 S. K. m. 15) (2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denizli İl Koordinatörlüğü tarafından davacı şirket adına düzenlenen 22.02.2016 tarih ve E.4675 sayılı borç bildirim mektubu ile borcun ödenmemesi üzerine düzenlenen 20.04.2016 tarih ve E.9722 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; davacının yapacağı "Dinç Modern Kanatlı Et Üretim Tesis Projesi" adlı yatırım için taraflar arasında akdedilen IPARD Programı Fonlarının Tahsisine Dair Sözleşme kapsamında ödemenin 1. taksidi olarak davacıya 485.398,35-TL'nin ödendiği, davacının ödemenin 2. taksidini talep etmesi üzerine kendisinden eksik olan zorunlu belgelerin istenilmesine ve birkaç kez ek süre verilmesine rağmen davacı tarafından süresinde eksik belgelerin teslim edilmediği, bunun üzerine davalı idarece Sözleşmenin 13.2'nci maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğinin davacıya bildirildiği, yine Sözleşmenin 22.3'ncü maddesi uyarınca geri alım sürecinin başlatıldığı, 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin 6183 sayılı Yasa hükümlerini uygulamaya ve dolayısıyla anılan kanun kapsamında ödeme emri düzenlemeye yetkili olduğu, davacının ödeme emrine itiraz nedenlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen ve tahdidi olarak sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı, davacının sözleşme kapsamında eksiklerin tamamlanıp tamamlanmadığı hususu ile mücbir sebep konusunun sözleşmenin feshi ile ilgili açılan veya açılacak davada yapılacak yargısal denetimin konusu olduğu, dava konumuz açısından bu hususların denetlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu "Borç Bildirim Mektubu" ile "Ödeme Emrinin" hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 17/02/2017 tarih, E:2016/502, K: 2017/388sayılı kararın; ödeme emrine konu alacağın sözleşmenin feshine bağlı olarak ortaya çıkması ve sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı da dava açılması karşısında henüz ortada kesinleşmiş bir kurum alacağından söz edilemeyeceği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Sözleşmenin feshine ilişkin işlem hukuka uygun olduğundan geri alım kararıyla kesinleşen borç bildirim mektubu ve ödeme emrinin de usulüne uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükmü veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denizli İl Koordinatörlüğü tarafından davacı şirket adına düzenlenen 22.02.2016 tarih ve E.4675 sayılı borç bildirim mektubu ile borcun ödenmemesi üzerine düzenlenen 20.04.2016 tarih ve E.9722 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği; hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak olan tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği; bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günü olduğu; 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içinde dava açabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.
5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15/4. maddesinde; Kurumun alacaklarının tahsilinde Kurum tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı ile davalı kurum arasında Tarım ve Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) fonlarından faydalanmak amacıyla 06.08.2014 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede her iki tarafın da hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, proje kapsamında davacıya ödenecek miktarın iki taksit olarak belirlendiği, her bir ödemeden önce davacı tarafından ödeme talep paketinin davalı Kuruma sunulması gerektiği, bu kapsamda birinci taksite ait ödeme talep paketinin 10.12.2014 tarihinde davalı kuruma sunulduğu, idari ve yerinde kontroller sonrası 30.12.2014 tarihinde 485.398,35-TL'nin davacıya ödendiği, sözleşmede değişiklik yapılarak 07.05.2015 tarihinde taraflarca imzalandığı, davacının 05.06.2015 tarihinde sunduğu ikinci taksite ait ödeme talep paketinin incelenmesi sonucu tespit edilen eksik evrakların, eksik evrak bildirim mektubu ile 26.06.2015 tarihinde davacıya bildirildiği, davacının 13.07.2015 tarihli beyan dilekçesi ile ek süre verilmesini talep ettiği, 27.07.2015 tarihli yazı ile davacıya ek 10 günlük süre verildiği, bu yazının aynı tarihte davacıya elden tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından yapı kullanma izin belgesi için gerekli imzayı atması edimini yerine getirmesi için yüklenici firmaya 06.08.2015 tarihinde Çivril Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/354 esasında kayıtlı dosyasından dava açıldığı, davacı şirket tarafından tedarikçiye açtıkları dava sürecinin devam ettiğinden bahisle yapı kullanma izin belgesini sunmak için 25.08.2015 tarihli dilekçe ile davalı kurumdan tekrar ek süre talep edildiği, 04.09.2015 tarihli yazıyla bu talebin reddedildiği, 07.09.2015 tarihinde usulsüzlük kararı verildiği, davacının davalı idarece istenen belgeler arasında yer alan yapı kullanma izin belgesini 02.10.2015 tarihli dilekçe ekinde davalı kuruma sunduğu, ancak Ödeme Talep Paketinde sunulması zorunlu belgelerin verilen ek sürelerde TKDK Denizli İl Koordinatörlüğüne teslim edilmemesi nedeniyle 12.10.2015 tarih ve 8618 sayılı işlemle sözleşmenin feshedildiğinin davacıya bildirildiği, davacı şirket tarafından sözleşmenin feshine karşı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/903 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve Mahkemenin 28/12/2015 tarih ve K:2015/988 sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu ve yargılamanın devam ettiği, 19.02.2016 tarih ve 8107 sayılı karar ile geri alım işlemlerinin başlatıldığı, davacıya birinci taksit uyarınca ödenen 485.398,35-TL'nin 1 ay içinde Kuruma geri ödenmesi için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Denizli İl Koordinatörlüğü'nün 22.02.2016 tarih ve 4675 sayılı borç bildirim mektubu düzenlendiği ve bu işlemin davacıya 17.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının söz konusu bedeli ödemediği gerekçesiyle de adına 20.04.2016 tarih ve 9722 sayılı, 485.398,35-TL asıl borç ile 680,04-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 486.078,39-TL bedelli ödeme emri düzenlenerek davacıya gönderildiği, işbu ödeme emrinin 25.04.2016 tarihinde davacı şirkete tebliği üzerine anılan borç bildirim mektubu ile ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, dava konusu borç bildirimi ve ödeme emrinin dayanağının IPARD programı kapsamında davacı ile davalı arasında sözleşme kapsamında davacıya ödenen hibe bedeli olduğu; anılan sözleşmenin feshedilmesi üzerine davalı idarece kamu alacağının doğduğundan bahisle uyuşmazlık konusu borç bildirim mektubu ve ödeme emri düzenlenmiş ise de, borç bildirim ve ödeme emri düzenlenmeden önce sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı davacı tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/903 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve Mahkemenin 28.12.2015 tarih ve K:2015/988 sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı veriliği ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, yargılamanın devam ettiği; yukarıda değinilen 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15/4. maddesinde, kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, ancak davaya konu borç bildirimi ve ödeme emrine konu alacağın sözleşmenin feshine bağlı olarak ortaya çıkması ve sözleşmenin feshine yönelik işleme karşıda dava açılması karşısında henüz ortada kesinleşmiş bir kurum alacağından sözedilemeyeceği açık olduğundan, bu yönüyle mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunamamıştır.
Öte yandan, sözleşmenin feshine yönelik işleme karşı açılan davanın davacı aleyhine sonuçlanmasından ve bu kararın kesinleştiği tarihten sonra, kesinleşecek ve takibi mümkün hale gelecek olan kamu alacağına karşı idarece davacı adına yeniden borç bildirimi ve ödeme emri düzenlenebileceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne; Denizli İdare Mahkemesinin "davanın reddine" yönelik 17/02/2017 tarih, E:2016/502, K:2017/388 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda ayrıntısı gösterilen 385,50-TL yargılama gideri ile kararın veriliği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen (Duruşmalı) 1.510,00-TL avukatlık ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden peşin alınan 51,70-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, posta ücretinden artan tutarın mahkemesince davacıya geri verilmesine; kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere,15/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)