(5233 S. K. m. 9)
İSTEMİN ÖZETİ: … ili, … ilçesi, … Caddesinde …'nin işletmeciliği faaliyeti ile iştigal eden davacının, iş yerinin … ilçesinde meydana gelen terör olayları ile terörle mücadele kapsamında alınan tedbirler ve sokağa çıkma yasağı nedeni ile ticari faaliyetlerde bulunamamasından dolayı zarara uğradığından bahisle uğramış olduğunu iddia ettiği zararların 5233 sayıla Kanun hükümleri uyarınca tazmini istemiyle yaptığı 08,01.2016 tarihli başvurusunun, "yapılan incelemede işyeri ile ilgili fiili zararı oluşmadığı" gerekçesiyle reddine ilişkin … Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 26.02.2016 gün ve 21.04.2016/125 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda …. İdare Mahkemesi’nce verilen 22/02/2017 gün ve E:20l6/640, K:2017/322 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, işletmesinde 4 ay faaliyette bulunamaması nedeniyle yüksek miktarda zararının bulunduğu, 5233 sayılı Yasada tazmini gereken zararlar hususunda ticari olan-olmayan ayrımının yapılmadığı, sokağa çıkma yasağı nedeniyle rızası dışında malvarlığına ulaşamadığının açık olduğundan bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren … Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:
… 1. idare Mahkemesi'nce verilen 22/02/2017 gün ve E:2016/640, K;2017/322 sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 146,00.-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 31/10/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)AZLIK OYU: 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre; "terör eylemleri" veya "terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler" nedeniyle kişilerin mat varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararlarının idarece ödenmesi gerektiği tartışmasızdır.
5233 sayılı Kanunun amacı; toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı zararların topluma pay edilerek giderilmesidir.
Uyuşmazlık; davacının, … ili, … ilçesinde bulunan işyerine bu yerde meydana gelen terör olayları ve terörle mücadele kapsamında alınan tedbirler nedeni ile ulaşamaması sonucu vergi, kira, işçilik giderleri dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zararlarının tazmini isteminden kaynaklanmıştır.
Söz konusu yerleşim yerine yuvalanmış terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi için güvenlik güçlerince yapılan operasyonlarda yoğun çatışmalar yaşanmış, sivil halkın zarar görmemesi ve operasyonların daha etkili yapılabilmesi için idarece sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Tüm bunların sonucu olarak da bölgede ikamet eden veya işyeri bulunan bazı vatandaşların gerek ev ve işyerlerinin tahrip olması suretiyle doğrudan ve gerekse de mal varlıklarına ulaşamamaları, ticari faaliyetlerini yürütememeleri nedeniyle katlanılan ve ticari faaliyet olmadığı durumda birer zarar kalemi haline gelen (kira, KDV ve stopaj vergisi, işçilik giderleri gibi sabit giderler ile ticari emtianın bozulması, miyadının dolması gibi nedenlerle) dolaylı yoldan zarara uğramaları ihtimal dahilinde olup, bu şekilde zarara uğradıkları tespit edilen vatandaşların maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerekeceği açıktır.
Bu itibarla; davacının işyerinin bulunduğu mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edilip edilmediği, ne kadar süre ile ilan edildiği ve bu sebeple davacının yukarıda belirtilen zarar kalemleri kapsamında maruz kaldığı bir zararı bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılarak, bu kapsamda tespit edilen zararlarının karşılanması gerekirken; işyeri ile ilgili fiili bir zararı bulunmadığından bahisle davacının başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı görüşüyle, çoğunluk kararına katılmamaktayım. (¤¤)