İSTEMİN ÖZETİ: Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde bekçi olarak görev yapan davacının, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 27.07.2016 tarihli ve 7485 sayılı olur ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının yasal faizi birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın incelenmeksizin reddi yolunda Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen 20/04/2017 gün ve E:2016/1186 K:2017/746 sayılı kararın; FETÖ/PDY örgütü ile bağını ortaya koyan hiçbir somut delilin söz konusu olmadığı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince tesis edilen görevden çıkartma işleminin dava konusu işlemi ortadan kaldırmayacağı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince davacının adli yardım isteminin; daha önce mahkeme safhasında kabul edilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşısında incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılarak işin gereği görüşüldü:
Dava, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde bekçi olarak görev yapan davacının, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 27.07.2016 tarihli ve 7485 sayılı olur ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının yasal faizi birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; uyuşmazlık, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 27/07/2016 tarihli ve 7485 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kararından kaynaklanmakta ise de; davacının, iş bu dava açılmadan önce 01/09/2016 tarihli ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarıldığı, dolayısıyla dava konusu 27/07/2016 tarihli ve 7485 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kararının da işlevsiz ve hükümsüz kaldığı ve incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
23/07/2016 günlü, 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin KHK'nin 4. maddesinde, kamu görevlilerine ilişkin tedbirler belirlenmiş, bu maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 01/09/2016 tarih ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair KHK'nın 2. maddesinde, ekli listelerde yer alan kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkartılmış sayılacakları belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca davalı bakanlık tarafından, 27/07/2016 tarihli onayla kamu görevinden çıkarıldığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; daha sonra ise 01/09/2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı KHK uyarınca başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı 27/07/2016 tarihli dava konusu işlemden sonra, 672 sayılı KHK'nın eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edildiğinden, davacının kamu görevinin bir yasama hükmü olan Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan sonlandırılması karşısında, 27/07/2016 tarihli bakanlık makamı onaylı davalı idare işlemi kendiliğinden ortadan kalkmış olup, davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine 990,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı Yasanın 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/1. maddesinde, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği, 323. maddesinde; karar ve ilam harçları, tebliğ ve posta giderleri ile vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan düzenleme uyarınca, dava sırasında yapılan yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin Mahkemece aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına hükmedilmesi gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta ise, dava konusu işlemin hukuka uygunluğu ya da aykırılığı yolunda Mahkemece bir değerlendirme yapılmamış olup, davaya konu işlemin 672 sayılı KHK ile kendiliğinden ortadan kalkması nedeniyle dava konusuz kaldığından, bu aşamada Mahkemece taraflar lehine veya aleyhine bir vekalet ücreti takdirine gidilmemesi gerekirken, kararın davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen 20/04/2017 gün ve E:2016/1186 K:2017/746 sayılı kararın, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı da dahil olmak üzere kaldırılarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle aşağıda dökümü gösterilen 176,00-TL yargılama giderlerinden resmi olarak karşılanan 90,30-TL posta giderinin karar kesinleştiğinde tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak davacıdan tahsiline, davacı tarafından karşılanan 85,70-TL istinaf başvurma harcının davacı üzerine bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)