(2577 S. K. m. 2, 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, kendisine ait ……. plakalı araç ile büyükşehir belediyesi emir ve yasaklarının belirleyen Zabıta Yönetmeliğinin 9.maddesinin 23.fıkrasına aykırı hareket ettiğinden bahisle 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca 227,00TL para cezası ile tecziyesine ve aynı kabahati ikinci kez tekrarladığından aracın iki ay süre ile meslek ve ticaretten men edilmesine ilişkin 14.02.2017 tarih ve 2017/1261 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; "Dava dosyasının incelenmesinden; 03.02.2017 tarihinde yapılan denetimde, davacıya ait …….. plakalı aracın "2016/465 karar sayılı UKOME kararına rağmen aracını dolmuştan taksiye çevirmeyip belediyeden işletme ruhsatı almadan izinsiz yolcu taşımacılığı yaptığının" tespiti üzerine alınan 31.01.2017 tarihli ve 2017/989 sayılı encümen kararı ile davacının, 227,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına ve aracın 1 ay süreyle meslek ve ticaretten men'ine ilişkin encümen kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Uyuşmazlığa konu olayda; 2016/465 karar sayılı UKOME kararıyla Osmangazi İlçesi, …… Mahallesi sınırları içinde ekli planda işaretli olan yerlerde "Kent Meydan Taksi Durağı" adı altında durak oluşturulmasına ve kurulacak olan bu durakta, ekteki tabloda plakası (aralarında davacının da bulunduğu) ve sahibi belirtilen dolmuşların, taksiye dönüştürülerek çalışmalarının uygun olduğuna ve yine 'D' serisinden "ticari dolmuş" olarak tahdit altında olan araç sahiplerinin aracını 'T' plaka olarak tescil ettirip, 'D' serisinden almış olduğu plakanın tekrar geri almamak şartı ile iade edilmesine, iade edilen bu plakanın dolmuş sayısını azaltmak için bir daha geri verilmemek üzere iptal edilmesine, karar tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde tescil işlemlerinin yapılmasına, Zabıta Daire Başkanlığının Ruhsat Bürosundan işletme ruhsatı alınmasına" karar verildiği, söz konusu UKOME kararına karşı açılan davada Mahkememizin E:2016/1053, K:2017/552 sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesinin 13/07/2017 tarih ve E:2017/330, K:2017/410 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği, davacının 03.02.2017 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tutanakla davacıya ait ……. plakalı araçla ikinci kez "işletme ruhsatı almadan izinsiz dolmuş taşımacılığı yaptığı" hususunun tespit edilmesi üzerine, davacıya ait aracın 2 (iki) ay süreyle meslekten ve ticaretten men edilmesi ile 5326 ve 1608 sayılı Kanun hükümlerine göre 227,00 TL para cezası verilmesi yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bursa 3. İdare Mahkemesinin 18/09/2017 tarih ve E:2017/393, K:2017/1463 sayılı kararının; dava konusu olayda tekerrür hükümlerinin uygulanması koşullarının bulunmadığı, idarenin düzenleyici tasarruflarıyla suç ve ceza konulamayacağı iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinaf talebinin, dava konusu 14.02.2017 tarih ve 2017/1261 sayılı belediye encümeni kararıyla davacıya verilen 227,00 TL idari para cezası yönünden incelenmesinden;
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan kararın idari para cezası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacıya ait ….. plakalı aracın 2 ay süreyle meslek ve ticaretten men edilmesine ilişkin dava konusu belediye encümeni işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmına gelince;
1608, 5216, 5326 ve 5393 sayılı Kanunlar dayanak alınarak çıkarılan ve bu davaya konu edilen Bursa Büyükşehir Belediyesi Taksi-Dolmuş-Minibüs-Servis Araçları ve Özel Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliğinin Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.03.2016 tarihli, 515 sayılı kararı ile değiştirilen "Denetim ve Cezalar" başlıklı 18.maddesinin 2.fıkrası ile;"Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranışta bulunanlar, ticari plakalı araçlarıyla güzergahları dışında faaliyette bulunanlar ve izinsiz olarak taşımacılık yapanlar hakkında 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkındaki Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun ve 5326 saylı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. Belirtilen aykırı davranışlarda bulunan araçlar hakkında ilk seferinde 5326 sayılı Kanun ve 1608 sayılı Yasaya göre tespit edilen para cezasının 10 katı para cezası ile 1 ay süre ile meslek ve ticaretten men cezası verilir. Ayrıca aynı fiilin birden fazla tekrarı halinde, her defasında 20 kat olarak idari para cezası ve 2 ay meslek ve ticaretten men cezası uygulanır" şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Bu fıkranın iptali istemiyle açılan davada; Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen 27/10/2016 tarih ve E:2016/606, K:2016/951 sayılı iptal kararına yönelik istinaf talebi Dairemizin 11/01/2017 tarih ve E:2016/213, K:2017/2 sayılı kararıyla kısmen kabul kısmen reddedilmiştir.
Dairemizin anılan kararı ile, dava konusu Yönetmelik maddesinde belirtilen aykırı davranışlarda bulunan araçlar hakkında ilk seferinde 1 ay süre ile meslek ve ticaretten men ve tekrarı halinde 2 ay süre ile meslek ve ticaretten men cezası şeklinde idari yaptırım uygulanması ve Kabahatler Kanununda öngörülen oranda para cezası verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı belirlenmiştir.
Dava konusu edilen encümen kararı ile, davacı, bu Yönetmelik hükmü uyarınca 2016/465 sayılı UKOME kararı uyarınca aracını dolmuştan taksiye çevirmeyip işletme ruhsatı almadan izinsiz dolmuş taşımacılığı yapma fiilini tekrarladığından bahisle 2 ay meslek ve ticaretten men ve para cezası ile cezalandırılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Yönetmelikte "tekerrüre" ilişkin olarak yer alan kuralın nasıl uygulanacağının belirlenebilmesi bakımından idari yaptırımların niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
İdarelerce uygulanan yaptırımların varlık sebebi, mevzuatla yasaklanmış bir fiilin işlenmesi halinde bu fiilin bir daha tekrarlanmasını engellemektir. Bir başka anlatımla; idari yaptırımlar caydırıcı/önleyici olma amacına yöneliktir.
Şüphesiz ki; idari yaptırım kararlarının önleyici sonuç doğurması, mevzuata aykırı bir fiilin işlendiğinin tespiti üzerine bu fiilin bir yaptırıma bağlaması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde yaptırım kararına muhatap olan kişinin, aynı fiili bu karara rağmen tekrarlaması halinde uygulanacak yaptırımın da bir önceki yaptırımdan daha ağır olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, aynı fiilin tekrarlanması daha önce uygulanan yaptırımdan beklenen sonucun elde edilemediğinin göstergesidir. Bu nedenle, mevzuata aykırılık oluşturan fiilin gerçekleşmesi halinde usulüne uygun bir şekilde tespit yapıldıktan sonra "fiilin tanımlanması" ve bunun karşılığında uygulanan idari yaptırımın belirlenip muhataba "tebliğ edilmesinden" sonra, aynı nitelikteki fiilin yeniden işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, idari yaptırım gerektiren bir fiile yönelik yaptırım kararı alınıp ilgilisine tebliğ edilmediği sürece bu fiilin tekerrüre esas alınamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksine bir kabul, idari yaptırımın anlam ve amacına aykırı bir yaklaşım oluşturduğundan hukuken kabul edilebilir değildir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait …… plakalı aracın, 2016/465 sayılı UKOME kararıyla getirilen esaslara aykırı olarak aracını dolmuştan taksiye dönüştürmediği ve işletme ruhsatı olmaksızın dolmuş taşımacılığı yaptığı hususunda ikinci kez düzenlenen 03.02.2017 tarihli tespit tutanağı üzerine dava konusu encümen kararının alındığı, öte yandan aynı sebeple düzenlenen tespit tutanağına dayalı olarak 31.01.2017 tarih ve 2017/989 sayılı belediye encümeni kararıyla davacıya 227,00 TL idari para cezasıyla birlikte ilgili aracın 1 ay süreyle meslek ve ticaretten men edilmesine karar verildiği, bahse konu kararın 14.02.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar karşısında, davacının idari yaptırıma esas alınan fiillerinin tarihi ve ilk idari yaptırım kararının tebliğ tarihi dikkate alındığında tekerrür hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığından dava konusu encümen kararının davacıya ait …. plakalı aracın 2 ay süreyle ticaretten men edilmesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Bu durumda, dava konusu encümen kararının kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine yönelik idare mahkemesi kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf talebinin kısmen reddine, kısmen kabulüne, Bursa 3. İdare Mahkemesinin 18/09/2017 tarih ve E:2017/393, K:2017/1463 sayılı kararının davacıya ait yukarıda plakası yazılı aracın 2 ay süreyle ticaretten men edilmesine ilişkin davaya konu encümen kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu encümen kararının bu kısmının iptaline, dava kısmen iptal-kısmen ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin yarısı olan 185,05 TL'lik kısmın ve karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00 vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf talebinin kısmen reddi nedeniyle istinafa konu kararda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden işbu kararda davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, kararın kesinleşmesini takiben posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince davacıya iadesine, 2577 sayılı idari yargılama usulü kanununun 46/d maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Dairemiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)