(2918 S. K. Ek m. 2) (5326 S. K. m. 3, 27) (2577 S. K. m. 15, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: ……. plakalı aracın, 2918 sayılı Kanun'un EK-2. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak amaç dışı kullanıldığından bahisle, araç sürücüsüne 4.380,00 TL trafik idari para cezası verilmesine dair 04.01.2017 tarih ve 822699 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna dair hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı hükmü çerçevesinde, idare mahkemesine veya idari yargıya müracaat edileceğine dair bir hüküm bulunmayan Kanun kapsamında tesis edilerek, davacıya tatbik edilen idari para cezasına karşı açılan davada, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. ve 27. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince görevli mahkemenin Sulh Ceza Mahkemesi olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü mucibince görev yönünden reddine ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/01/2017 tarih ve E:2017/106, K:2017/169 sayılı kararın; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek2/3 maddesi uyarınca, aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlem tesis edilmese dahi, yasa kuralı uyarınca idari yaptırım gerektiren bir fiile dayalı olarak verilen para cezası işlemine karşı açılacak davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiği, bu konuda uyuşmazlık mahkemesi kararları bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 1. Fıkrasında; "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava; …. plakalı aracın, 2918 sayılı Kanun'un EK-2. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak amaç dışı kullanıldığından bahisle, araç sürücüsüne 4.380,00 TL trafik idari para cezası verilmesine dair 04.01.2017 tarih ve 822699 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Konusu beş bin lirayı geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi hükmü uyarınca; 4.380,00.- TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun görüm ve çözümünün yapılarak bir karar verilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 118,70 TL yargılama giderinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin mahkemesince istemde bulunana iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 30/05/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
Dava; …. plakalı aracın, 2918 sayılı Kanun'un EK-2. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak amaç dışı kullanıldığından bahisle, araç sürücüsüne 4.380,00 TL trafik idari para cezası verilmesine dair 04.01.2017 tarih ve 822699 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. Maddesinin 1. Fıkrasında "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.", 5. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." kuralı yer almıştır.
Uyuşmazlıkta her ne kadar davanın konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen işleme karşı iptal davacı açılmış ise de; mahkemece verilen kararın görev yönünden davanın reddine ilişkin olması dolayısıyla esas hakkında değil de ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olması ve bununla birlikte yukarıda aktarılan Yasa'nın 45. Maddesinin 5. Fıkrasında da mahkemelerin usulden verilmiş kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması hususunda açık bir sınırlama getirilmemesi karşısında Yasa'nın 45. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca kararın sadece usul hükümlerine uygun verilip verilmediği yönünden istinaf incelemesine tabi olduğu sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddi yolundaki çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)