İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, Yatırımcı Tazmin Merkezi giriş ve yıllık aidatlarının vadesinde ödenmediğinden bahisle vade tarihlerinden itibaren temerrüt faizleriyle birlikte tahsiline ilişkin 03.01.2014 tarih ve 85880057-0010 sayılı işlemin; kurulduğu tarih itibariyle bir nevi aracı kurum olduğu, sadece türev araçların alım satımına aracılık yetki belgesine sahip iken, …. Menkul Değerler A.Ş.' nin alım satıma aracılık yetki belgesinin devralınarak faaliyete başlandığı, bu sebeple yeni kurulmuş bir aracı kurum olmadığı, davalı idarenin 23.08.2013 tarih ve 85880057-346 sayılı yazısı ile de sadece yıllık aidat ödenmesi istenildiği, giriş aidatı istenilmediği, doğrudan üye olarak kabul edildiği, herhangi bir bildirim yapılmadan alacağa temerrüt faizi yürütülmesinin hukuken mümkün olmadığı, Yatırımcı Tazmin Merkezine ilişkin Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi gereğince giriş aidatı ödememesi, aynı Yönetmeliğin Geçici 6. maddesi gereğince yıllık üyelik aidatından da indirim uygulanması gerektiği, sermaye piyasasının diğer kamusal kuruluşları olan ..... İstanbul A.Ş., Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği ve Merkezi Kayıt kuruluşu tarafından da yeni kurulan bir aracı kuruluş olarak değil ..... Menkul Değerler A.Ş. nin üyeliğinin devamı olarak kabul edildikleri, işlemin amaç yönünden de hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istemiyle açılan davanın; yeni bir aracı kurum kurulmasına, ancak halka açık olmayan bir aracı kurumun tüm yetki belgelerinin iptali için talepte bulunulması suretiyle sermaye piyasası faaliyetlerinden çekilmesi durumunda izin verildiğinden, bir başka deyişle bir aracı kurumun kurulması başka bir aracı kurumun faaliyetinin sona erdirilmesine bağlı tutulduğundan, Yatırımcıları Koruma Fonuna katılımı bulunmayan ve 05.01.2009 tarihinde ….. Kapital Vadeli İşlemler Aracılık A.Ş. olarak kurulan davacı şirketin, aracı kurum olarak faaliyetine izin verildiği 26.07.2013 tarihi öncesinde aracı kurum olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, Yatırımcı Koruma Fonuna kayıtlı bir aracı kurumun yetki belgesinin devraldığından bahisle Yatırımcı Tazmin Merkezine İlişkin Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi gereğince giriş aidatından istisna tutulmaları gerektiği iddiasının, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin, önceden aracı kurum olarak kurularak faaliyetine izin verilen ve bu yönetmelikle kaldırılan Yatırımcıları Koruma Fonuna katılmış olup ta halen faaliyetine devam eden kuruluşları kapsadığı, sırf bu Fona dahil bir aracı kurumun yetki belgelerinin devralınmasının davacı şirkete muafiyet sağlamayacağı, yine Yönetmeliğin yürürlük tarihi öncesi aracı kurum olarak faaliyeti ve Yatırımcıları Koruma Fonuna katılımı bulunmadığından hukuken kabul edilebilir bir yönü bulunmadığı, davacı şirketin Sermaye Piyasası alanında faaliyette bulunabilmek için Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca 26.07.2013 tarihli Kurul kararı ile faaliyet izni aldığı, 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 83. maddesi gereğince de yatırımcı kuruluşların Yatırımcı Tazmin Merkezine katılımlarının zorunlu olduğu, Yatırımcı Tazmin Merkezine İlişkin Yönetmeliğin 18 ve 19. maddeleri gereği giriş ve yıllık aidat ödemenin mevzuat gereği olduğu, Yatırımcı Tazmin Merkezi giriş aidatının, Yönetmeliğin 18. maddesinde maktu olarak belirlendiği, yıllık aidatın hesaplanma yönteminin Yönetmeliğin 19. maddesinde düzenlendiği aracı kurumların 2013 yılına ilişkin olarak ödeyecekleri aidat tutarlarının, Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetim Kurulu'nun 23.08.2013 tarih YTM/9 sayılı kararı ile belirlendiği, Yönetmeliğin 19. maddesinin 13'üncü fıkrası uyarınca davacı şirketin faaliyet izninin 26.07.2013 tarihinde alınması, başka bir deyişle faaliyet izninin ilgili yılın altıncı ayının bitiminden sonra verilmesi sebebiyle yıllık aidatların ortalama tutarının yarısı kadar aidatı ödenmesi gerektiği, hesaplama yönüyle de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, giriş aidatlarının Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yatırım kuruluşunun faaliyete geçmesi öncesinde, davacı bakımdan en geç faaliyet izninin verildiği 26.07.2016 tarihinde, yine Yönetmeliğin Geçici 2. maddesi uyarınca 2013 yılı aidatlarının bu Yönetmeliğin yayım tarihi olan 06.06.2013 tarihinden itibaren 3 ay içinde dolayısıyla 06.09.2013 tarihine kadar ödenmesinin zorunlu olması nedeniyle belirtilen vade tarihleri itibariyle herhangi bir bildirim yapılmadan temerrüt faizi uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/09/2016 tarih ve E:2014/326, K:2016/3049 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/09/2016 tarih ve E:2014/326, K:2016/3049 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 01/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)