(3065 S. K. m. 1, 8, 9) (4760 S. K. m. 13) (213 S. K. m. 3, 30, 31, 134, 341, 344, Mük. m. 257)
İSTEMİN ÖZETİ: 07.10.2015 tarihinde Elazığ Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ve Bölge Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerince yapılan aramada, …. plakalı araç içerisinde ele geçirilen 10.050 paket gümrük kaçağı tütün mamüllerinin, özel tüketim vergilerinin beyan dışı bırakıldığından bahisle, 2016/25 sayılı vergi-ceza ihbarnamesi ile 2015/10 dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile gümrük kaçağı tütün mamüllerinin alış belgelerinin ibraz edilemediğinden bahisle, alış belgesi ibraz edilmeyen malın tespit tarihindeki özel tüketim vergisi dahil emsal bedeli üzerinden 2015/10 dönemine ilişkin olarak 2016/07 sayılı vergi-ceza ihbarnamesi ile re'sen tarh edilen katma değer vergisinin iptali istemiyle açılan davada; ithalattan kaynaklanan ve Gümrük İdaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan Maliye İdaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece, davacı adına tesis edilen dava konusu özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatlarının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu özel tüketim vergisini ihtiva eden vergi/ceza ihbarnamesi ile katma değer vergisini ihtiva eden vergi/ceza ihbarnamesinin iptaline ilişkin olarak Van Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/06/2017 gün ve E:2016/980, K:2017/380 sayılı kararın; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9/2. Ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13/5 maddeleri kapsamında davacı adına vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi'nce dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından 07.10.2015 tarihinde Elazığ Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ve Bölge Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerince yapılan aramada, ….. plakalı araç içerisinde ele geçirilen 10.050 paket gümrük kaçağı tütün mamüllerinin, özel tüketim vergilerinin beyan dışı bırakıldığından bahisle, 2016/25 sayılı vergi-ceza ihbarnamesi ile 2015/10 dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile gümrük kaçağı tütün mamüllerinin alış belgelerinin ibraz edilemediğinden bahisle, alış belgesi ibraz edilmeyen malın tespit tarihindeki özel tüketim vergisi dahil emsal bedeli üzerinden 2015/10 dönemine ilişkin olarak 2016/07 sayılı vergi-ceza ihbarnamesi ile re'sen tarh edilen katma değer vergisinin iptali istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra aynı maddenin 2. fıkrasının 1. bendinde vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemiş olması re’sen vergi tarhı sebebi olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 31. maddesinde de takdir komisyonunca belli edilen matrahın veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı ve aynı maddenin 8. bendi uyarınca takdir komisyonu kararında takdirin müstenidatının ve takdir hakkında izahatın bulunacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 3. maddesinin (B) bendinde; vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı, 134. maddesinde; vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak ve sağlamak olduğu kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmış olup Kanun'un “vergi ziyaı cezası” başlıklı 344. maddesinde “341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir. Vergi ziyaına 359'uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.” denilmektedir.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun “müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması” başlıklı 11.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6455 sayılı Kanun ile eklenen 13/5. maddesinde “213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanuna ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) G.T.İ.P. numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11'inci maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisi resen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinde katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemler: 1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 2. Her türlü mal ve hizmet ithalatı, 3. Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler olarak sayılmış, dolayısıyla bu sayılanlar dışında kalan teslim, ithalat, vb işlemlerin katma değer vergisine tabi olmadığı düzenlenmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "vergi mükellefi" başlıklı 8. Maddesinin 1. fıkrasında "a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar, b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler, c) transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar, d) …… İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları, e) her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler, f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.) g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler, h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler, ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır." düzenlemesine, "vergi sorumlusu" başlıklı 9 maddesinin 2 numaralı bentlerinde, “Fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisi, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranır. Belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verilir. Bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi, alışlarını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edilir. Bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanır. Ancak belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara, bu satışlarla ilgili olarak, vergi inceleme raporuna dayanılarak katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin ceza ayrıca alıcılardan aranmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, 07.10.2015 tarihinde Elazığ Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ve Bölge Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerince yapılan aramada davacının içerisinde bulunduğu ….plakalı araç içerisinde ele geçirilen 4030 paket …, 2990 paket ….., 3030 paket …. marka olmak üzere toplam 10.050 paket,üzerinde TAPDK bandrolü bulunmayan, özel etiketi veya işareti olmayan, yabancı menşeili gümrük kaçağı tütün mamüllerinin ele geçirildiği, durumun çok sayıda emniyet mensubu ile davacı tarafından ihtirazi kayıt konmaksızın birlikte imzalanarak 07.10.2015 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, ele geçirilen sigaralar nedeniyle, her bir sigara için belirlenen emsal bedel nazara alınarak hesaplanan katma değer vergisinin, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen müteselsil sorumluluk hükümleri ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9/2. maddeleri uyarınca, davacının bulunduran sıfatı taşıdığından bahisle davacı adına salındığı, söz konusu tarhiyata karşı bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, öncelikle davacının malı "bulunduran" olarak değerlendirip değerlendirilemeyeceği belirlenmelidir.
Dava konusu cezalı tarhiyatlara dayanak teşkil eden 07.10.2015 tarihli tespit-yakalama ve el koyma tutanağında, bandrolsüz sigaraların yakalandığı aracın şoför koltuğunda ……'nin bulunduğu, davacının ise şoförün yan koltuğunda oturduğu tespiti yapıldıktan sonra, gerek kollukta ve gerekse 5607 sayılı Kanuna muhalefetten yargılandıkları Elazığ 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/241 E. Sayılı dosya kapsamında verdikleri birbirleri ile uyumlu ifade ve beyanlardan karşılıklı olarak, arabada ele geçirilen bandrolsüz sigaralardan davacının haberinin olmadığı, bunun dışında davacının, adına vergi tarhı yapılabilmesi için, Yasa'da tanımlanan "bulunduran" sıfatını haiz için yeterli hukuksal bir delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı cihetle, davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve vergi zıyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; 213 Sayılı Vergi Usûl Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tâbi ürünleri bulundurduğu somut olarak ortaya konulamayan davacı hakkında re'sen salınan vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığından, ihtilafa mevzu vergiyi Gümrük İdaresinin tarh ve takip etmesi gerektiği ve Maliye İdaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı vergi dairesince tesis edilen işlemin yetki yönünden hukuka aykırılık taşıdığı gerekçesiyle işlemin iptali yönünde karar veren Mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Van Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/06/2017 gün ve E:2016/980, K:2017/380 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine,53,00-TL istinaf yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru yoluna ait posta gideri avansından artan miktarın istinaf yoluna başvurana iadesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara tebliğine, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)