(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 24, 31)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı şirket adına tescilli, 10/06/2015 tarih ve IM55715 sayılı, 06/01/2014 tarih ve IM1113 sayılı, 19/08/2013 tarih ve IM76014 sayılı, 06/06/2014 tarih ve IM53476 sayılı, 23/03/2015 tarih ve IM26611 sayılı, 13/11/2013 tarih ve IM103828 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu, fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen toplam 37.505,00-TL gümrük vergisine vaki itirazın reddi yolundaki 12/10/2016 tarih 2016/95, 96, 97, 98, 99 ve 100 sayılı davalı idare işleminin iptali ve ödenen tutarın faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı tarafından ithal edilen ürünlerin gözetim belgesi olmaksızın ithali amacıyla eşyanın CIF kıymetine yurt dışı gider eklenmek suretiyle beyan edilen kıymet üzerinden gümrük vergisi ve katma değer vergisi ve TKF tahakkuklarına yapılan itirazların reddi üzerine, ret işleminin iptali ve fazladan tahsil edilen tutarın faiziyle birlikte iadesi amacıyla işbu davanın açıldığı, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı gibi, nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu bir teslimde, fatura bedelinden fazla tutarda yurt dışı gider beyan edilmesi de, ticari icaplara uygun bulunmadığı, bu nedenle, ihtilaf, ithalatta kayıt belgesine tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin bulunduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de böyle bir durumda belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, ithalatta kayıt belgesi önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu vergilerin, davalı idarenin gözetim önlemleri nedeniyle, fazladan tahakkuk ettirilerek ödendiği göz önünde tutulduğunda, davacının talebi doğrultusunda, yersiz olarak ödediği tutarların yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu itirazın reddi şeklindeki davalı idare işlemlerinin iptaline, tahsil edilen dava konusu vergilerin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 15/02/2017 gün ve E:2016/1695, K:2017/193 sayılı kararın; davalı idarece, davacının tamamen kendi inisiyatifi doğrultusunda, sadece gözetim yükümlülüğünden kaçmak maksadı ile yurt dışı gideri beyan ettiği ve beyan edilen şekilde gümrük işlemlerini sonuçlandırdığı, 4458 sayılı Yasanın 61/3. maddesi gereği tescil edilmiş beyannamenin beyan sahibini bağlayacağı, ihtirazi kayıt taşımayan ve herhangi bir irade sakatlığına dayanmayan beyanlarına istinaden tahakkuk ettirilen vergilerde hukuka aykırılığın bulunmadığı, vergilerin geri ödenmesi için Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmediği, davacının faiz isteminin yerinde olmadığı ileri sürülerek; davacı tarafından, haksız ve yersiz olarak tahsil edilen vergiye işleyecek faizin ödeme tarihi olan (05/11/2013) itibaren hesaplanarak, tecil faizi olarak verilmesi gerektiği, kararın faiz türü ve faiz başlangıç tarihi yönünden hatalı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: 4458 sayılı Yasa uyarınca vergilerin geri verilmesine idarece belli bir zamandan önce faiz ödenmeyeceği yönünde amir hüküm bulunduğu gerekçesiyle davacının faiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 15/02/2017 gün ve E:2016/1695, K:2017/193 sayılı karar işin esası ve faizin türü yönlerinden usul ve hukuka uygun olup, bu yönlerden kaldırılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından, davalı idarenin işin esasına; davacının faizin türüne yönelik istinaf başvurularının reddi gerekmektedir.
Kararın, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik, fazladan alınan vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup, kişilere verilen zararın faiz yada farklı isimler altında ödenecek tazminatlarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranılması gerekmemektedir.
Tahsil edildiği tarihten itibaren vergilerin idarenin tasarrufu altında bulunduğu sabit olup; haksız, yersiz ve fazladan tahsil edilen vergilerin iadesinde, mükelleflerin mülkiyetlerinde bulunan ekonomik değerlerden belli bir dönem mahrum kaldığı dikkate alınarak, genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin korunması amacıyla, bu süreye ilişkin olarak tahsil tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerekmektedir.
Gözetim uygulaması ile ilgili olarak gözetim belgesi aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymetin, Gümrük Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmaması nedeniyle, 4458 sayılı Kanunun 24-31. maddeleri bağlamında ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından, fazladan tahsil edildiği sonucuna varılan vergilerin de, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Mahkemece, haksız olarak tahsil edildiği yargı kararıyla saptanan verginin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 15/02/2017 gün ve E:2016/1695, K:2017/193 sayılı kararının fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine kısmının kaldırılmasına ve fazladan tahsil edilen verginin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda gösterilen davalı idarece yapılan 22,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 112,80-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kesin olarak 25.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)