(5393 S. K. m. 15) (6306 S. K. m. 3, 5)
İSTEMİN ÖZETİ: …….. adresinde faaliyet gösteren ve kiracı sıfatına sahip davacı şirketin, kiracısı olduğu yapının riskli olması sebebiyle, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15. Maddesi gereğince mühürlenerek faaliyetten men edilmesine dair 20.01.2017 tarihli mühürleme zaptına dair işlemin ve dayanağı 20.01.2017 tarih ve E.4330 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davanın ehliyet yönünden reddine dair İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/05/2017 tarih ve E:2017/380, K:2017/990 Sayılı kararın istinaf yoluyla bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, yürütmenin durdurulması hakkında karar verilmesine gerek görülmeksizin dava dosyası işin esası yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, ... adresinde faaliyet gösteren ve kiracı sıfatına sahip davacı şirketin, kiracısı olduğu yapının riskli olması sebebiyle, 5393 Sayılı Belediye Kanunun 15. Maddesi gereğince mühürlenerek faaliyetten men edilmesine dair 20.01.2017 tarihli mühürleme zaptına dair işlemin ve dayanağı 20.01.2017 tarih ve E.4330 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinde, "(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir... Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir... Bakanlık veya İdare tarafından yapılan tespit işleminin masrafı ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu müdürlüğü, binanın paydaşlarının müteselsil sorumlu olmalarını sağlamak üzere tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak Bakanlığa veya İdareye ve binanın ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verir. (2) Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir..."; 5. maddesinde, "... (3) Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır. (4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır..." hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... adresinde yer alan yapının malikleri olan ve aynı zamanda davacının kiraya vereni olan kişilerin talebi üzerine riskli yapı raporu alınarak maliklere 02.09.2015 tarihli işlemlerle 04.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, maliklerin 29.09.2015 tarihli yazı ile rapora itiraz etmeyeceklerini davalı idareye taahhüt ettikleri, 30.09.2015 tarihli işlemle maliklere 60 günlük süre verilerek yıkım tebligatının yapıldığı, sonrasında 04.11.2016 tarihli işlemle yıkım ve tahliye için 10 günlük ek süre verildiği ve bu işlemin 08.11.2016 tarihinde maliklere tebliğ edildiği, sonrasında taşınmazın tahliye edilmemesi üzerine davaya konu 20.01.2017 tarih ve E.4330 Sayılı işlemin tesis edilerek kiracı olan davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacının davaya konu yerde kiracı konumunda olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Riskli yapı kararının malikin tasarruf hakkı alanında kalması sebebiyle davacının ehliyet bulunmasa da yapının yıkım ve tahliyesi ile elektrik, gaz ve suyun kesilmesi işlemlerinde menfaati bulunduğundan bu işlemlere karşı doğrudan dava açma hakkı vardır.
Bu durumda, davaya konu işlemin iptalini istemekte davacının kiracı sıfatıyla menfaatinin olması sebebiyle davada ehliyetli olduğu anlaşıldığından işin esasının incelenerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesi sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/05/2017 tarih ve E:2017/380, K:2017/990 Sayılı kararının kaldırılmasına, yukarda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5.fıkrası uyarınca dava dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 15.06.2017 tarihinde temyizi kabil olmamak üzere oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)