(2577 S. K. m. 38) (3194 S. K. m. 32, 42)
Davacı ... TURİZM İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ vekili Av. ... Av. ... tarafından MANAVGAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI'na karşı açılan davada Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 2016/57 esas sayılı dosyasına kayden açılan davada, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin E:2015/1476 Sayılı dosyasına kayıtlı dava ile bağlantının varlığına karar verilmesinin istenilmesi üzerine, 2577 Sayılı Kanun'un 38. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Dairemize gönderilen dava dosyası getirtilen diğer dosya ile birlikte incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı Kanun'un "Bağlantılı Davalar" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında, aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalar olarak tanımlanmakta olup, bağlantının varlığına karar verilmesi için görülmekte olan davaların bulunması gerektiği, aksi takdirde, yani bağlantı bulunduğu öne sürülen davanın nihai karar verilerek sonuçlanmış olması durumunda, bağlantının varlığının incelenmesine olanak bulunmadığı ortadadır.
Öte yandan, bağlantının varlığına karar verilebilmesi için davaya neden olan maddi veya hukuki nedenlerin aynı olması, diğer bir ifadeyle, iptal davasında davaya konu idari işlemin sebebi, konusu ve amacı ile bağlantılı olduğu öne sürülen davaların davacılarının dava sonunda elde etmek istedikleri hukuki yararın aynı olması, tam yargı davasında ise davacıların hak ve menfaatlerinde ortaklık bulunması ve davaya yol açan maddi olayın veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir. Diğer yandan aynı düzenlemede, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması durumunda da bağlantının bulunduğu kabul edilmektedir. Ancak burada sözü edilen sebep ve sonuç ilişkisinin, davanın konusu idari işlemin hukuka uygunluğunun ya da tazminat isteminin diğer dava sonuçlanmadan incelenmesine ve davada nihai karar verilmesine mutlak engel olması veya dava sonunda aynı nitelikte karar verilmesini zorunlu kılması gerekir.
Bilindiği üzere ödeme emri, vadesinde ödenmeyen ve kesinleşen kamu alacağının kamu gücü kullanılarak tahsiline başlangıç ve dayanak oluşturan bir icra işlemidir. Bu sebeple 6183 Sayılı Kanunla ödeme emrine karşı itiraz nedenleri, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla sınırlandırılmıştır.
Dava dosyalarının birlikte incelenmesinden; Antalya İli, Manavgat İlçesi, ... Mahallesi 2354 ada 2 parseldeki yapıda ruhsat eki ve projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle Manavgat Belediye Encümeni'nin 07.10.2015 tarih ve 1499 Sayılı kararıyla verilen 1.268.737,02 TL para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen 07.01.2016 tarihli,1497 dosya no,711 hesap numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle Antalya 3. İdare Mahkemesi'nde E:2016/57 Sayılı davanın açıldığı; davaya konu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden davacıya 3194 Sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yapının bir ay içinde ruhsatlandırılması, aksi takdirde yıkımına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca 1.268,737,02 TL imar para cezası verilmesine dair 07.10.2015 tarih ve 1499 Sayılı Manavgat Belediye Encümeni Kararının iptali istemiyle de Antalya 1. İdare Mahkemesi'nde E:2015/1476 esas sayılı davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İmar para cezası verilmesi işleminin maddi sebebini davacının imara ve ruhsata aykırı eylemi, hukuki sebebini ise İmar Kanunu oluşturmasına karşılık, ödeme emri işleminin maddi sebebini kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen imar para cezası, hukuki sebebini ise Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun oluşturduğu gibi, ödeme emrinin dayanağı idari işleme karşı dava açılmış olması, ödeme emrine karşı açılan davanın görülmesine ve Kanunda öngörülen itiraz nedenleriyle sınırlı olarak incelenmesine ve sonuçlandırılmasına tek başına engel oluşturmamaktadır.
Bu durumda, ödeme emrinin dayanağı idari işleme karşı dava açılmış olması, ödeme emrine karşı açılan davanın görülmesine ve Kanunda öngörülen itiraz nedenleriyle sınırlı olarak incelenmesine ve sonuçlandırılmasına tek başına engel oluşturmamaktadır.
Dolayısıyla sözü edilen davaların aynı maddi veya hukuki sebepten doğmadığı, davaya konu edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetimlerinin birlikte yapılmasının zorunlu olmadığı, yani bu davalarda verilecek hükmün diğerini mutlaka etkileyecek nitelikte bulunmadığı, dolayısıyla davalar arasında bağlantının bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Mahkememize gönderilen dava dosyaları arasında bağlantı bulunmadığına ve dava dosyalarının ilgili Mahkemelerine iadesine, 29/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)