(6183 S. K. m. 56)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden 2012/10 dönemine dair özel tüketim vergisi ve gecikme zammının vadesinde ödenmediğinden bahisle 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 56. maddesi hükmü uyarınca yedi (7) gün içinde ödenmesi, aksi halde Gümrük Müdürlüğüne verilen teminatların paraya çevrileceğine dair 08/02/2016 tarih ve 2466 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 2012/10 (I.Dönem) döneminde ithalatçı ... Petrol Rafineri A.Ş.'den I sayılı listenin B cetvelindeki malları satın alıp söz konusu listeye dahil olmayan malların imalinde kullandığını beyan etmesi sebebiyle tecil edilen özel tüketim vergisinin terkini için düzenlenen 12/02/2013 tarih ve 733 Sayılı Yeminli Mali Müşavir Üretim Tasdik Raporunun, yapılan teslimlere dair teminat ile sanayi sicil belgesinin, talep ve taahhütname ya da indirimli teminattan yararlanılan dönemler için ilgili bilgi formunun beyanname verme süresi içinde verilmemesi sebebiyle işleme konulmadığının, 03/04/2013 tarih ve 6610 Sayılı yazıyla şirketin yeminli mali müşavirine ve tecil olarak gösterilen özel tüketim vergisinin ödenmesi gerektiği de belirtilerek aynı hususun 10/04/2013 tarih ve 7281 Sayılı yazıyla da davacı şirkete bildirildiği, davacı şirket tarafından, tecil terkin müessesinden yararlandırılmamasına dair işleme karşı açılan davada, Mahkemelerinin 28/02/2014 tarih ve E:2013/812; K:2014/209 Sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı, anılan karardan sonra davacı şirketin 2009 ila 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda 21/08/2014 tarih ve 2014-A-1409/10 Sayılı Vergi Tekniği Raporunun düzenlendiği ve raporda davacı şirketin 2009 ila 2012 yıllarında ithal ettiği ürünlerle ilgili imalat taahhütlerini yerine getirmediğinin belirtildiği ve 2012/10 döneminde şirketin beyanına göre tahakkuk edip terkini gerçekleşmeyen 1.268.135,36.-TL'nin davacı şirketten tahsil işlemlerine geçilmesinin belirtildiği, söz konusu rapora dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca salınan cezalı vergilere karşı Mahkemelerinde açılan E:2016/113,114,115,116,118,119,355 Sayılı dava dosyalarından ise, vergi tekniği raporunun davacı şirkete tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, davacı şirketin tecil edilen özel tüketim vergisinin terkini için ibraz ettiği raporun işleme konulmayarak terkin talebinin yerine getirilmediği davacı şirkete daha önce bildirilmişse de, davacı şirket tarafından tecil terkin müessesinden yararlandırılmamasına dair söz konusu işleme karşı açılan davada Mahkemelerince işlemin iptaline karar verilmesi sebebiyle anılan işleme dayanılarak davacı şirketin terkin talebinin kabul edilmediğinin ve şirkete vade verildiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, diğer yandan, davacı şirketin 2009 ila 2012 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 21/08/2014 tarih ve 2014-A-1409/10 Sayılı Vergi Tekniği Raporu ile yapılan tespitlere dayanılarak şirketin terkin talebinin yerine getirilmeyeceğinin ve terkin edilmeyen 2012/10 dönemine dair özel tüketim vergilerinin de belirlenen vadede ödenmesinin davacı şirkete gerek vergi tekniği raporu tebliğ edilerek, gerek özel tüketim vergilerinin belirlenen vadede ödenmesinin ayrı bir yazı ile istenilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı şirkete tecil edilen 2012/10 dönemine dair özel tüketim vergilerinin terkini talebinin yerinde görülmediği bildirilmeden ve vade belirlenerek vergilerin belirlenen vadede ödenmesi istenmeden, davacı şirketin beyanı üzerine tahakkuk eden ancak tecil edilen özel tüketim vergilerinin vadesinde ödenmediğinden bahisle düzenlenen davaya konu 08/02/2016 tarih ve 2466 Sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden Kayseri Vergi Mahkemesi'nin 30/11/2016 tarih ve E:2016/657, K:2016/1138 Sayılı kararının; Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve 6183 Sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: Kayseri Vergi Mahkemesi'nin 30/11/2016 tarih ve E:2016/657, K:2016/1138 Sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davalı idareye iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)