(2577 S. K. m. 54) (3091 S. K. m. 1) (Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nin 12/10/2016 gün ve E:2016/17 K: 2016/47 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Karar düzeltme dilekçesinde davalı tarafından ileri sürülen hususlar, Dairemizin 12/10/2016 gün ve E:2016/17; K: 2016/47 Sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görüldüğünden, karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 12/10/2016 gün ve E:2016/17 K: 2016/47 Sayılı onama kararının kaldırılarak itiraz istemi yeniden incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR: 3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un 1. maddesinde; Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar." 14. Maddesinde; Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un Uygulanma şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 12. maddesinde;
A-) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak.
B-) Ekim ve dikimde bulunmak
C-) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçelerdeki mahsulü biçmek, toplamak.
D-) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, gübre ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan ifade etmesine engel olmak.
E-) Sulama veya içme sularından, su kuyularından, sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve arkalarından yararlanmayı engellemek.
F-) Başkasının arazisi üzerine su geçirmek üzere ark açmak.
G-) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak.
H-) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda bulunmak. 3091 Sayılı Kanun'un uygulanmasında taşınmaz mala yapılmış tecavüz veya müdahale sayılacak olay ve durumlar olarak sayılmıştır.
3091 Sayılı Kanun'un amacı, mülkiyete ilişkin uyuşmazlıklarını çözmek olmayıp zilyetliğin korunması yoluyla tasarrufa dair güvenliğin ve kamu düzenini sağlamak olduğundan sadece kişilerin taşınmaz mal üzerindeki fiili hakimiyet ve tasarrufa esas alınarak zilyetliği korumaktadır.
Bu sebeple, Kanun'un idari amirlere tanıdığı yetki, sadece zilyetliğin korunmasına ilişkin olup; mülkiyet yönünden bir inceleme ve/veya değerlendirme yapmaksızın başvuru sahibinin zilyetliğindeki taşınmaz mala tecavüz ve/veya değerlendirme yapmaksızın başvuru sahibinin zilyetliğindeki taşınmaz mala tecavüz ve/veya müdahale olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın adli yargı yerlerine intikalinden önce alınmış bir idari önlem niteliğinde oldugu anlaşılmaktadır.
Buna göre, 3091sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru üzerine Taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 24. maddesinde belirtilen usule uygun şekilde tebligatlar tamamlandıktan sonra yapılacak soruşturma esnasında tecavüzde bulunulduğu belirtilen taşınmaza ilişkin olarak; niteliği ve sınırlarının, fiilen tasarruf eden zilyedin kim/kimler olduğunu, ne zaman ve ne suretle zilyet olduklarını, mütecavizin kim/kimler olduğunu mütecaviz veya mütecavizler tarafından ne şekilde ve ne zamandan itibaren tecavüz veya müdahale edildiğini tecavüz veya müdahalenin bu taşınmazın hangi kısmına veya miktarına yapıldığının başvuru sahibinin ise bu tecavüzü veya müdahaleyi hangi tarihte öğrenildiğinin tespit edilerek ortaya konulması gerekmektedir. 3091 Sayılı Kanun, bu araştırma ve inceleme yükümlülüğünü ilgili idareye yüklemiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Yozgat ili, Sarıkaya ilçesi Azapbaşlı Köyü, Köyönü Mevkii'nde bulunan mülkiyeti A. B. adlı kişiye ait 107 ada, 106 parsel sayılı bahçe içerisinde A. Ayan isimli şahıs tarafından 1 metre genişliğinde 56,72 metre uzunluğunda toplam 56,72 m2 kanalizasyon hattı geçirmek suretiyle tecavüzde bulunulduğu yolundaki şikayet üzerine yapılan inceleme sonucu 24.07.2015 tarihli fezleke düzenlendiği, fezleke eki bilirkişi raporuna göre, davacının tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiği ve tecavüzün menine karar verilmesi yönünde teklif getirildiği, dava konusu işlemle de teklif doğrultusunda tecavüzün menine karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idarece, 3091 Sayılı Kanun uyarınca yapılan inceleme sonucunda yürütülen tahkikat safhasında davacının A. B. isimli kişiye ait bahçe içerisinden kanalizasyon hattı geçirilmek suretiyle tecavüzde bulunulduğu yolundaki şikayete karşılık davacı tarafından A. B.ın rızası dahilinde hattın geçirildiği bu husustan köy muhtarının da haberdar olduğu belirtilmesine rağmen gerek köy muhtarının gerekse bu hususta başka diğer tanıkların ifadelerine başvurulmadığı gibi söz konusu bahçeden kanalizasyon hattı geçirmenin bahçe sahibinin taşınmazdan istifade etmesine engel olup olmadığı (ekim, dikim yapmasına) veyahut engel olunduysa ne şekilde engel olunduğu hususunun açıklığa kavuşturulmadığı gibi davacı tarafından bahçeden geçirdiği boru hattı uzunluğunun 2 metre civarında olduğu olduğu iddia edilmesine rağmen bu hususun da bilirkişi raporunda karşılanmadığı anlaşıldığından idarece eksik incelemeye dayalı olarak tesis olunan işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairemizin 12/10/2016 gün ve E:2016/17; K:2016/47 Sayılı kararının kaldırılmasına, Yozgat İdare Mahkemesi'nin 09/03/2016 gün ve E: 2015/965; K: 2016/262 Sayılı kararının BOZULMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, davacının mahkeme, itiraz ve karar düzeltme aşamasında yaptığı toplam 244,20-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.000-TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, fazladan yatırılan 29,20-TL harcın davacıya iadesine, 16/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)