(2709 S. K. m. 125) (4458 S. K. m. 24, 31)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı şirket adına işlem gören 20.06.2014 tarih ve IM58586 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 2007/4-2009/8 sayılı İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ gereğince tahakkuk ettirilen fazla gümrük vergisi ve katma değer vergisinin kaldırılması ve yasal faiziyle geri ödenmesi talebiyle yapılan geri verme talebinin, İzmir Gümrük Müdürlüğü tarafından 03.05.2016 tarih ve 15593395 sayılı işlemle reddine karar verilmesi üzerine yapılan itirazın Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından reddine yönelik tesis edilen 24.05.2016 tarih ve 16202129 sayılı işlemin iptali ve tahsil edilen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın; gözetim belgesi uygulaması kapsamında olmasına rağmen ithalatı süre kaybı olmaksızın gerçekleştirilebilmesi için ithale konu eşyanın kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilerek ödenmesi nedeniyle tahakkuk eden vergilerin hukuka uygun olup olmadığı noktasına ilişkin bulunduğu, beyan edilen eşya için Tebliğ'de belirtilen kıymetlerin eşyanın, Gümrük Kanunu'na göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğ'de böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla, Tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, ithalatta kayıt belgesi önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği anlaşılan vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca dava konusu vergilerin davalı idarenin gözetim önlemleri nedeniyle fazladan tahakkuk ettirilerek ödendiği göz önünde tutulduğunda, davacının talebi doğrultusunda, yersiz olarak ödenen tutarların yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu itirazın reddine yönelik idare işleminin iptaline, tahsil edilen dava konusu vergilerin idareye müracaat tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 15/03/2017 gün ve E:2016/1017, K:2017/338 sayılı kararın; davacı tarafından, fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle iadesi gerektiği ileri sürülerek faize ilişkin kısmının; davalı idare tarafından ise, yükümlünün beyanları esas alınarak tahakkuk yapıldığı, gözetim belgesi alma yükümlüğünden kurtulmak için böyle bir yol tercih edildiği, kabul kararının yerinde olmadığı gibi, faize de hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülerek kabule yönelik kısmının kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı itirazlarının reddi ile davacının itiraz ettiği kısımların onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinafa konu kararın iptale ilişkin hüküm kısmı, usul ve yasaya uygun olup, kararın bu kısmının bozulmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığından, davalı idare itirazının reddi ile kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerekmektedir.
Kararın, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusuna gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup, kişilere verilen zararın faiz ya da farklı isimler altında ödenecek tazminatlarla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranılması gerekmemektedir.
Tahsil edildiği tarihten itibaren vergilerin idarenin tasarrufu altında bulunduğu sabit olup; haksız, yersiz ve fazladan tahsil edilen vergilerin iadesinde, mükelleflerin mülkiyetlerinde bulunan ekonomik değerlerden belli bir dönem mahrum kaldığı dikkate alınarak, genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengenin korunması amacıyla, bu süreye ilişkin olarak tahsil tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerekmektedir.
Gözetim uygulaması ile ilgili olarak gözetim belgesi aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymetin, Gümrük Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmaması nedeniyle, 4458 sayılı Kanunun 24-31.maddeleri bağlamında ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından, fazladan tahsil edildiği sonucuna varılan vergilerin de, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Mahkemece, haksız olarak tahsil edildiği yargı kararıyla saptanan verginin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 3. Vergi Mahkemesince verilen 15/03/2017 gün ve E:2016/1017, K:2017/338 sayılı kararının fazladan alınan vergilerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine kısmının kaldırılmasına ve fazladan tahsil edilen verginin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda gösterilen davalı idarece yapılan 22,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 112,80-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kesin olarak 30.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)