İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 2011 yılında ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan ve bu faaliyeti nedeniyle elde ettiği gelirleri beyan etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden tarh edilen 2011/1-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davanın; "olayla ilgisi tabii ve açık borç para kullandırıldığı iddia olunan kişiler resmi banka kayıtları üzerinden tespit edilip ifadelerine başvurulmadığı, karşıt incelemelerle durumun açıklığa kavuşturulmadığı, ilgili kişilerin ifadelerine başvurulmak suretiyle gerçek kontör ticaretinin bulunup bulunmadığı yahut ne kadarlık tutarların gerçek alım-satım olduğunun belirlenip ayrıştırılmadığı, başka bir ifadeyle komisyon gelirlerinin hesaplanmasında ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen tutarın tam olarak belirlenmediği anlaşılmakla inceleme ve araştırma banka kayıtları gibi resmi kurumlar nezdinde derinleştirilip gerçek faaliyetin ödünç para verme şeklinde ikrazatçılık faaliyeti olduğu yolunda elde edilecek kanaat verici belgelerle desteklenmeden, gerçek durumun ortaya konulması için yukarıda bahsi geçen şekilde yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı buradan da ikrazatçılık faaliyetinin mutad meslek halinde yapıldığı, faizin de ikraz işleminin yapıldığı anda ve hesaben elde edildiği kabul edilerek ikrazatçılık (faiz) geliri hesaplanarak yetersiz ve eksik incelemeyle, varsayıma dayalı olarak davacı adına yapılan dava konusu tarhiyatlarda hukuki ve yasal isabet bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin Hatay 1.Vergi Mahkemesi'nin 22/02/2017 gün ve E:2016/1093, K:2017/236 sayılı kararının; dava konusu cezalı tarhiyatın 04/04/2016 tarih ve 2016 -A- 1107/22 sayılı vergi tekniği raporuna dayalı olarak yapıldığı, ödünç para verme faaliyetinde bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle yapılan tarhiyatta ve kesilen cezada yasalara aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nce istinafa konu kararda "yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadan davacının ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu sonucuna varılması ve bu doğrultuda cezalı vergilendirme yapılmasında hukuki ve yasal isabet bulunmadığı yönünde karar verilmiştir.
Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunda özetle; davacı tarafından ilgili dönemde iletişim, bilişim ve aracılık faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirildiği, davacının kontör alış ve satışı yaptığı mükelleflerin önemli bir kısmı hakkında pos tefeciliği ve sahte belge düzenleme yönünde raporlar düzenlendiği, bazı mükelleflerden hem kontör faturası aldığı, hem de söz konusu mükelleflere kontör faturası düzenlediği, davacının kontör ana bayii olmamasına rağmen çok yüksek tutarlarda kontör alışı ve satışı beyan ettiği, davacı hakkında faaliyetinin olduğu diğer yıllar için de pos tefecilik faaliyeti nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlendiği belirlenmiştir.
Herhangi GSM şirketinin ana bayisi olamayan davacının faaliyetinin niteliği iş ve kapasitesi itibariyle beyanlarında görünen çok yüksek tutardaki hasılatı elde etmesinin ticari hayatın olağan icaplarına uygun olmaması, alışlarının büyük bir kısmının sahte olması ve haklarında POS tefecilik yaptığı yönünde tespitler olan mükelleflerden yapılması, rapordaki diğer tespitler beraber değerlendirildiğinde davacının kontür satışlarını gerçekte yapmadığı hususu açıkça görülmektedir. Her ne kadar, kart sahiplerinin ifadelerinin alınması yönünden araştırma yapılmamış ise de, bu hususun tek başına incelemeyi sakatlayacak bir yönünün bulunmaması ve diğer tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu davacının kredi kartları ile çekim yapmak suretiyle ikrazatçıık yaptığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının ikrazatçılık yaptığının somut bir biçimde tespit edilmediği gerekçesiyle verilen istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması gerekmektedir.
Buna göre yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca davacının ikrazatçılık yaptığı sabit olduğundan dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı banka sigorta muameleleri vergisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Hatay 1. Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine, üç kat vergi ziyaı cezalı banka sigorta muameleleri vergisinin tasdikine, aşağıda dökümü yapılan 91, 50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılıp aşağıda dökümü gösterilen 57,30 TL istinaf yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine, 31,40 TL'den az olmamak üzere reddine hükmedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak karar harcıyla istinaf aşamasında davalının muaf olması nedeniyle alınmayan 90,80 TL istinaf başvuru harcının davalı idare tarafından davacıdan tahsiline, 2577 sayılı Yasanın 45. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)