(2577 S. K. 2, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; Avukat ..... hakkındaki şikayetine ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03/11/2016 tarih ve AVK/31306/68623 sayılı "düşünce bildirilmesine yer olmadığına ilişkin" işleminin iptali istemiyle açılan davada; "08/07/2015 tarihli olurla soruşturma izni verilmesinin gerekli görülmediği, 06/05/2016 tarihli dilekçesindeki iddiaların önceki dilekçesindeki iddialarla aynı mahiyette olması ve yeni delil gösterilmemesi nedeniyle 01/11/2016 tarihli Olur'la yeniden düşünce bildirilmesine yer olmadığına dair işlem tesis edildiği" şeklinde bilgilendirme içeren bir cevabi yazı olduğu, bu haliyle işlemin bildirim mahiyeti taşıdığı ve idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai bir niteliği bulunmadığı açık olduğu gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin olarak Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2017 gün ve E: 2017/1214, K: 2017/1327 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kaldırılması istenilen mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından; Avukat ..... hakkındaki şikayetine ilişkin olarak Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03/11/2016 tarih ve AVK/31306/68623 sayılı "düşünce bildirilmesine yer olmadığına dair" işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde; “iptal davaları” idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Öğreti ve uygulamada, ilk inceleme hususlarından biri olarak öngörülen kesin ve yürütülebilir işlem kavramı icraî işlem kavramı ile birlikte değerlendirilmekte ve “kamu gücü ve kudretinin üçüncü kişiler üzerinde ayrıca başka bir işlemin varlığına gerek olmaksızın doğrudan doğruya çeşitli hukukî sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler”in icraî nitelikte oldukları belirtilmektedir. İlgilinin hukuksal durumunda değişiklik yapma niteliği bulunmayan ve hukuksal bir etki göstermeyen danışma kararları, görüş belirten kararlar, uygulama ve hazırlık işlemleri, bildirici ve iç düzen işlemleri gibi işlemlerin icraî nitelikte olmadıkları ve idarî davaya konu edilemeyecekleri kabul edilmektedir. Bu kapsamda bir idarî kararın alınmasından önce tesis edilen, karar almaya yetkili makamı bağlamayan, bilgilendirici, aydınlatıcı ve yönlendirici özelliği haiz, asıl işlemin hazırlık sürecinde geçirilmesi gereken bir aşamayı ifade eden, idarî işlemi meydana getiren iradenin bir parçasını oluşturmayan işlemlerin ilgililerin hukuksal durumlarında etki yaratacak nitelikte bulunmadıkları ve idarî davaya konu olamayacakları söylenmelidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Barosuna kayıtlı Av. ….. hakkında davalı idarenin "08/07/2015 tarihli oluruyla soruşturma izni verilmesinin gerekli görülmediği, davacı tarafından verilen 06/05/2016 tarihli dilekçesindeki iddiaların önceki dilekçesindeki iddialarla aynı mahiyette olması ve yeni delil gösterilmemesi nedeniyle 01/11/2016 tarihli Olur'la yeniden düşünce bildirilmesine yer olmadığına dair işlem tesis edildiği" ve bu işleme karşı dava açıldığı görülmektedir.
Olayda davacı tarafından İstanbul barosuna kayıtlı Av. ..... hakkında, 06.05.2016 tarihli şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddiaların önceki dilekçesindeki iddialar ile aynı mahiyette olması ve yeni delil gösterilmemesi sebebiyle 1.11.2016 tarihli "Olur" la yeniden düşünce bildirilmesine yer olmadığına dair idarece tesis edilen işlem davacının 01.05.2016 tarihli yeni şikayetinin işleme alınmaması ve şikayetin sonuçsuz kalması sonucunu doğuracağından sözkonusu işlemin, davacının menfaatini etkileyen nitelikte, kesin ve icrai bir işlem olduğu anlaşıldığından davanın esasının incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf isteminin kabulüne, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/05/2017 gün ve E:2017/1214, K:2017/1327 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf istemi nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesi'nce gözetileceğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına kesin olmak üzere 08/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)