(2577 S. K. m. 7) (6183 S. K. m. 58)
İSTEMİN ÖZETİ: ….. Lojistik Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen 03.11.2016 tarih ve …… takip no'lu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 58. maddesindeki düzenlemelere göre, ödeme emrine karşı açılan davalarda özel kanunda belirtilen yedi günlük dava açma süresinin esas alınacağı ve bu sürenin tebliğ ile başlayacağının açık olduğu, dosyanın incelenmesinden, ….. Lojistik Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen 03.11.2016 tarih ve …..takip no'lu ödeme emrinin, 30.12.2016 tarihinde vergi dairesinde davacıya bizzat tebliğ edildiği, davacı tarafından söz konusu ödeme emrinin iptali talebiyle 23.01.2017 tarihinde Zonguldak Vergi Mahkemesi'nde dava açıldığı, Zonguldak Vergi Mahkemesi'nin 27.01.2017 tarih ve E:2017/93, K:2017/35 sayılı kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca dilekçenin reddine kararı verildiği, bu kararın 06.02.2016 tarihinde davacıya tebliği üzerine 06.03.2017 tarihinde bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, dava konusu ödeme emrinin, davacıya vergi dairesinde Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen usule uygun olarak 30.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise ödeme emrine karşı dava açma süresi olan (7) yedi günlük süre geçtikten sonra, 23.01.2017 gününde açıldığı, davacı tarafından, vergi dairesinde bazı işlerini halletmek için gittiği esnada davaya konu ödeme emrini içerir tebligatı imzalamak ve teslim almak zorunda olduğunun kendisine söylendiği, tebligatı kabul iradesi bulunmadığından tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, tebliğ alındısının incelenmesinden; davacının ''dairede imzası ile bizzat kendisine tebliğ yapılmıştır'' şerhi düşülerek ödeme emrine ilişkin tebliğ zarfını imzaladığı, imzanın iradenin dışa yansıması konusunda bir araç olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu tebliğ zarfını imzalamak suretiyle ''tebligatı kabul'' iradesini ortaya koyduğunun açık olduğu ve bu nedenle tebligatı kabul iradesinin bulunmadığından bahsedilemeyeceği, olayda iradeyi sakatlayan bir durumun ise söz konusu olmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin 30.12.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve bu tarihten itibaren dava açma süresinin başladığı sonucuna varılmış olup davacının tebligatın geçersiz olduğuna dair iddiasına itibar edilmediği, bu veriler ışığında, dava konusu ödeme emri davacıya 30.12.2016 tarihinde tebliğ olunduğu halde, (7) yedi günlük dava açma süresinin sonu olan 06.01.2017 tarihine kadar açılması gereken dava, bu sürenin bitiminden sonra 23.01.2017 tarihinde açıldığından, süresinde açılmayan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin olarak Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 18.05.2017 gün ve E: 2017/539, K: 2017/1038sayılı kararın; tebligatın posta yoluyla yapılması gerektiği, tebligat ilgili dairede yapılıyorsa bunun geçerli olabilmesi için kişinin kabul etmesi gerektiği, vergi dairesine başka işlerini halletmek için gittiği esnada bu tebligatın kendisine yapıldığı oysa ödeme emrini tebellüğ etme iradesi olmadığı ve zorunlu olarak imzaladığı ayrıca ödeme emrinin kendisi adına düzenlenmiş olmasının da hatalı olduğu davacı tarafından ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 18.05.2017 gün ve E: 2017/539, K: 2017/1038 sayılı karar, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 155,50-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ve fazladan alınan 31,40-TL karar harcının istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)