(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Fatih Belediye Başkanlığının memur kadrosunda çalışmaktayken emekli olan davacının davalı idare ile ....... Sendikası (.......) arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinden, yürürlüğe girdiği 2011 yılı Ağustos ayından emekli olduğu 02/02/2015 tarihine kadar yararlanmak amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin 17.05.2016 tarih ve 931 sayılı işlemin iptaliyle, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle, sözleşme hükümlerinin uygulandığı 2011 yılı Ağustos ayından itibaren davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (davacıya ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının) davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 28/03/2017 tarih ve E:2016/1097, K:2017/771sayılı karara karşı davalı idare tarafından;davacının başvurusu esnasında idare ile bem-birsen sendikası arasında iki sosyal denge sözleşmesi imzalanmış olup her iki sözleşmedeki hükümler yasaya uygun olduğu, davacının talebi sözleşme hükmüne dayanılarak reddedildiği iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve bu safhada tahsil edilen yargılama giderlerinden kullanılmayan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 26/12/2017 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Bu durumda davacı hakkında tesis edilen sosyal denge ödenmesinden yararlandırılmama işlemlerinin son icra tarihi olan emekli olduğu 02/02/2015 tarihinden itibaren yukarıda belirtilen itiraz ve dava süreleri içinde açılmayan davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. (¤¤)