(2577 S. K. m. 45, Geç. m. 8) (3194 S. K. m. 42) (6183 S. K. m. 55, 58)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ..... Mahallesi, ..... Caddesi, No:…. adresinde, tapuda 3242 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulan ruhsatsız baz istasyonu nedeniyle 28.04.2015 tarih ve 397 sayılı Pendik Belediye Encümen kararı ile 3194 sayılı Kanunun 42/3. maddesi uyarınca verilen 2.994,34 TL para cezasının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca düzenlenen 29.09.2015 tarih ve 2340 cilt, 82 sıra nolu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin dayanağı 28.04.2015 tarih ve 397 sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle Mahkememizin 2015/1094 esasına kayden açılan davada, 23.02.2016 tarih ve 2016/228 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, kesinleşen encümen kararı ile verilen imar para cezasının, tahsili amacıyla düzenlenen, 29.09.2015 tarih ve 2340 cilt, 82 sıra nolu 2.994,34-TL tutarlı ödeme emrinde hukuk ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 5. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 29/04/2016 gün ve E:2015/2161, K:2016/864 sayılı kararının bozulması istemiyle yapılan itiraz başvurusunu reddederek mahkeme kararını onayan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesi'nin 30/11/2016 gün ve E:2016/21, K:2016/566 sayılı kararının; davacı tarafından, ödeme emrinin düzenlendiği tarihte dayanak işlem hakkında verilmiş, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaması sebebi ile ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi'nce; İstanbul 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/04/2016 gün ve E:2015/2161, K:2016/864 sayılı davanın reddine ilişkin kararının onanmasına ilişkin 30/11/2016 gün ve E:2016/21 K:2016/566 sayılı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesi kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca halen uygulanabilir olan mülga 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca usul ve kanuna aykırı bulunması sebebiyle düzeltme istemi kabul edilerek kaldırılması sonrası işin gereği görüşüldü:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları luzumu bir "Ödeme emri" ile tebliğ olunur.” 58. maddesinde;”Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz kamisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 28.04.2015 tarih ve 397 sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı Kanunun 42/3. maddesi uyarınca davacıya para cezası verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada; İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 23.02.2016 günlü, E:2015/1094, K:2016/228 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ödeme emrinin dayanağı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada verilen Mahkeme kararına yapılan itiraz isteminin reddedildiğ, mahkeme kararına davacı tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5.İdare Dava Dairesi'nin 02/02/2017 gün ve E:2017/196, K:2017/152 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin kabulüne, dava konusu işlemin davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı encümen kararının Dairemiz kararı ile iptal edildiği görüldüğünden, dayanağı kalmayan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı karar düzeltme isteminin KABULÜNE, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesi'nin 30/11/2016 gün ve E:2016/21, K:2016/566 sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/04/2016 gün ve E:2015/2161, K:2016/864 sayılı kararının BOZULMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yapılan 480,35 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta masrafının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak 19.04.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
1)-6183 sayılı Yasanın 102. maddesinde yer alan, "Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur." hükmü uyarınca, "kabahat" yaptırımları karşılığında kesilen tüm idari para cezalarına ilişkin usul hükümlerinde (diğer kanunlardaki kanun yoluna ilişkin hükümler dışında) "genel kanun", para cezalarının tahsili bakımından "özel kanun" niteliğinde olan ve imar para cezalarında da uygulanması gereken 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 21. maddesinde öngörülen "yerine getirme zamanaşımı" sürelerinin, para cezası kararının kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başladığı dikkate alındığında; idari para cezası tahakkukuna karşı dava açılması durumunda, kesinlik kazanmayan kamu alacağının tahsil işlemlerine başlayabilmek için, dava sürecinde verilecek olan mahkeme kararının kesinleşmesini beklemek yerinde olacaktır.
2)- Nitekim, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin 4. fıkrasında; genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin kararların ancak kesinleşmesi halinde tahsile konulabileceği öngörüldüğü dikkate alındığında; kanunlar karşısında eşit muameleye tabi tutulma hakkı bulunan vatandaşlar arasında tahsil yerlerinin hukuki statüsüne göre farklı uygulamalar yapılamayacağından genel bütçe kapsamında olmayan belediye alacaklarının tahsilinde de kesinleşme şartının aranması "eşitlik" ilkesinin gereği olduğu gibi, anılan kanunun konuya ilişkin tüm düzenlemelerine birlikte bakıldığında, amaçsal bir yorumla kanun koyucunun, tüm idari para cezalarının tahsilinde kesinleşme şartını aradığı sonucuna varılmaktadır.
3-Bakılan davada, dava konusu ödeme emrinde tahsili aranılan imar para cezası aslının (encümen kararının) da dava konusu edilmesi nedeniyle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği 29/09/2015 tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu kamu alacağının henüz kesinlik kazanmadığı anlaşılmıştır.
4)-Bu durumda, kesinlik kazanmayan kamu alacağının tahsili amacyıla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir.
5)-Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin karar düzeltme başvurusunun yukarıdaki gerekçeyle reddi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki karara katılmıyorum. (¤¤)