(2577 S. K. m. 31)
Muş ili merkezde Kara Kuvvetleri Komutanlığı 49. İç güvenlik Tugayı Top Taburu 3. Batarya Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken, 2005 yılı Mayıs ayında eğitim sırasında obüsü (top) başka yöne çekmek için kaldırırken sol omuzundan sakatlanan davacı tarafından, malullüğüne neden olan sakatlanma durumunu askerlik görevinin neden ve etkisi sonucu meydana geldiğinden bahisle, malul aylığı bağlanması talebiyle yapmış olduğu 18.01.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının durumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulu'nun 31.03.2008 tarihli ve 188 Sayılı kararı ile Muş ili merkezde Kara Kuvvetleri Komutanlığı 49. İç güvenlik Tugayı Top Taburu 3. Batarya Komutanlığı emrinde er olarak askerlik görevini yapmakta iken, 2005 yılı Mayıs ayında eğitim sırasında obüsü topunu kaldırırken sol omuzundan sakatlandığına ilişkin sağlık kurulu raporu ve tedavi belgeleri dışında vazife malullüklerini belirten usul ve belgeler hakkındaki tüzük hükümlerine göre düzenlenmiş, olay tutanağı, sakatlığa neden olan duruma yönelik ayrıntılı idari tahkikat raporu gibi vazife malullüğünü tevsik edici belgeleri bulunmadığı, 5434 Sayılı yasanın 45. Maddesinin son fıkrası uyarınca vazife malullüğünün ortaya konulamadığı, ayrıca olaydan yaklaşık 1.5 yıl sonra ifadesine başvurulan aynı birlikte görevli Uzman Çavuş'un beyanına göre omuzundaki rahatsızlığın, küçük yaşta geçirdiği trafik kazası neticesi, o tarihten beri devam ettiği ve birlikte böyle bir olayın meydana gelmediği ifade edilmesi karşısında malullük durumunu açık ve net tespit edilemeyen ilgili hakkında, aynı yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması ve vazife malûlü maaşı bağlanmasına yönelik talebinin reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen 20.01.2017 tarih ve E:2016/1449, K:2017/104 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve talepleri doğrultusunda yeniden bir karar verilmesi istenilmektedir.
Savunma verilmemiştir.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dosyanın incelenmesinden; davacının daha önce de birliğine yeni katıldığı dönemde eğitim esnasında obüs (top) kaldırırken sol omzundan sakatlandığını belirterek vazife malullüğü aylığı bağlanması talebiyle yaptığı idari başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açtığı davanın esasının incelenerek, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3üncü Dairesinin 24.07.2008 tarih ve E:2006/1633; K:2008/984 Sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, AYİM 3üncü Dairesinin 06.11.2008 tarih ve E:2008/1047, K:2008/1220 Sayılı kararıyla bu kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, görülmekte olan bu dava ile AYİM 3üncü Dairesinin 2006/1633 Sayılı esasına kayden açılan davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu anlaşılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 31inci maddesinde kesin hükümle ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanununa bir atıf bulunmamakla beraber hukukun genel ilkeleri arasında yer alan kesin hüküm kurumu, İdari Yargılama Usulünde uygulanır ve idari yargıç kesin hükmü göz önünde bulundurur.
Hakkında kesin hüküm bulunan bir uyuşmazlıkta taraflar aynı konu hakkında, aynı sebebe dayalı olarak ikinci kez dava açamazlar. Açılırsa bu dava kesin hüküm nedeniyle reddedilir.
Bu nedenle, Mahkemece öncelikle davanın esası incelenmeksizin davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamakta ise de, sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç: Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen karar; sonucu itibariyle usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde başvurana iadesine, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)