(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 17) (657 S. K. m. 74)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul, Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, Gümüşhane Valiliği emrinde boş bulunan bir kadroya atanmasına muvafakat verilmemesine ilişkin 22/07/2016 günlü, 86543 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada; davanın, 22/07/2016 günlü, 86543 sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı kabul edilerek, reddi yolunda İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 22/06/2017 tarih ve E:2016/1612, K:2017/1406sayılı kararın; devlet memurlarının liyakat, eğitim, sicil durumu gibi özellikler dikkate alınarak başka kurumlara nakil hakkı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2. maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul, Maltepe 1 nolu L tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, Gümüşhane Valiliği emrinde boş bulunan bir kadroya atanmasına muvafakat verilmemesine ilişkin 22/07/2016 günlü, 86543 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacının, KPSS veya başka bir sınav sonucu aldığı puana göre belli bir göreve yerleşme gibi özel koşulları taşımadığı, atanacağı görevin ve yükselme imkanının olup olmadığının belirsiz olduğu, davalı idarece hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 74. maddesinde; "Memurların bu kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır." hükmü getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul, Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olan davacının, boş kadrolardan birine atanmak istemiyle Gümüşhane Valiliğine başvurduğu, söz konusu başvuru üzerine anılan Valilikçe Adalet Bakanlığından muvafakat istenildiği, davacının bu göreve başlayabilmesi için muvafakat verilmesi yönündeki başvurunun, hizmetine ihtiyaç duyulan davacının naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmadığından bahisle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı İdarece, davacının hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmaması gerekçe gösterilmek suretiyle muvafakat verilmemiş ise de; kamu hizmetinin bütünlüğü ve devamlılığı ilkesi gereği, kamu görevlilerinin özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek düzeyde olduğu ve hizmetinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmalarının kamu yararına daha uygun olacağı, davacının gördüğü eğitime uygun ve istediği bir alanda çalışmasının maddi ve manevi varlığının gelişmesine olumlu katkı sağlayacağı ve kamu hizmetinden beklenen faydanın artacağı hususları göz önünde bulundurulduğunda ve Gümüşhane Valiliğinin dava dosyasında mevcut 23/05/2017 günlü yazısında, davacının ilgili yönetmelik uyarınca İdari Hizmetler Grubunda veri hazırlama ve kontrol işletmeni ve bilgisayar işletmeni kadrolarından birine atamasının yapılabileceği açıklaması da birlikte değerlendirildiğinde, davacıya muvafakat verilmemesi yönünde kurulan işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir
Uyuşmazlığın parasal haklara ilişkin kısmına gelince:
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Bir idari işlemin mevzuata ve hukuka aykırılığı, kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de; her aykırılığın tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceği de İdare Hukuku ilkelerindendir. Bir işlemin herhangi bir yönden mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olması, hizmet kusurunun varlığını kabule yetmez. Hizmet kusurunun oluşabilmesi için, saptanan yanlışlık ve aykırılığın, hizmetin iyi kurulmadığını, düzenli işlemediğini gösterecek derecede ağır ve belirgin olması gerekir.
Davaya konu olayda davacı, muvafakat verilmemesine ilişkin işlemden kaynaklandığını ileri sürdüğü parasal hak kayıplarının ödenmesine hükmedilmesini istemekte ise de; davacının, bakılan davayı açtığı tarih itibariyle Gümüşhane Valiliği bünyesindeki bir göreve henüz atamasının yapılmadığı ve dolayısıyla yeni kurumunda göreve başlamadığı tartışmasızdır.
Muvafakat kurumunun niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda sözü edilen durumun sonucu olarak, davacının, henüz atanmadığı bir kadro ile hukuki bağının (irtibatının) kurulduğundan söz edilmesine de olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, "hukuken" henüz Adalet Bakanlığı personeli olan davacının, atanmadığı bir kadronun parasal haklarından yararlanması da söz konusu olamayacağından, dava konusu işlem nedeniyle davacının "gerçekleşmiş" bir maddi zararının varlığından da söz edilemez.
Açıklanan nedenlerle; davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen 22/06/2017 tarih ve E:2016/1612, K:2017/1406 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davanın parasal hak talebine yönelik kısmının reddine, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 336,30-TL yargılama giderinin 168,15-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 168,15-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 13/12/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)