(2709 S. K. m. 36) (2577 S. K. m. 45, 48)
İSTEMİN ÖZETİ: ....... Belediye Başkanlığı'nda Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesinin B fıkrasında bulunan nitelikleri taşımadığından bahisle Belediye Başkan Yardımcılığı atamasının iptali yolunda tesis edilen 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/07/2017 tarih ve E: 2016/1609, K: 2017/1799 sayılı "dava konusu işlemin iptaline, işleme bağlı haklarının iadesi talebi yönünden ise davanın reddine, kısmen iptal kısmen ret"te ilişkin kararın; davacı tarafından; haksız ve hukuka aykırı olduğu, belediye başkan yardımcılığının istisna kadro olduğu, mevzuatta herhangi bir öğrenim şartı öngörülmediği, görev süresince yetersiz, uyumsuz, başarısız olduğu yönünde herhangi bir tespitin yahut iddia ve işlemin bulunmadığı, işlem sonrasında maaşına yansıyan hak kayıplarının bulunduğu ileri sürülerek iptali ile haklarının iadesi gerektiği, davalı idare tarafından; Mülkiye Müfettişlerinin hazırladığı rapor sonucunda davacının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesinin B fıkrasında bulunan hükümleri taşımadığı gerekçesi ile usule uygun olmayan atama ile Belediye Başkan Yardımcılığı kadrosunun 08.09.2016 tarih ve 686 sayılı işlemle görevinden alındığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek iptal kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/11/2017 tarih ve E: 2016/1609 sayılı "istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin karar"ın: davalı idare tarafından; gerekli haç ve posta giderinin süresinde yatırıldığı ileri sürülerek kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş; temyize dair atıfta bulunulan 48/6. maddesinde de,"Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz (/istinaf/) edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz (/istinaf/) isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden; ....... Belediye Başkanlığı'nda Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesinin B fıkrasında bulunan nitelikleri taşımadığından bahisle Belediye Başkan Yardımcılığı atamasının iptali yolunda tesis edilen 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/07/2017 tarih ve E: 2016/1609, K: 2017/1799 sayılı "dava konusu işlemin iptaline, işleme bağlı haklarının iadesi talebin yönünden ise davanın reddine hükmedildiği, bu kararın davalı tarafa 06/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarenin 20/09/2017 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, fakat harç ve posta ücreti eksikliği bulunması nedeniyle 03/10/2017 tarihli Mahkeme Başkanlık yazısının hazırlandığı, bu yazının 11/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı idarenin 13/10/2017 tarihinde posta gideri ve istinaf başvurma harcını yatırdığı ardından Mahkemece 22/11/2017 tarihli kararla istenen giderin yatırılmaması nedeniyle kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği ve davalı idareye20/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu kez davalı idarenin 22/12/2017 havale tarihli dilekçesiyle söz konusu kararı istinaf ettiği anlaşılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."hükmüne yer verilmiş; Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise:"Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. "kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise: "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir. "açıklaması yapılmıştır.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme, AİHS) 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında ise özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı uygulamalardan kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalı idarenin istinaf yoluna başvurduktan sonra süresi içerisinde 13/10/2017 tarihinde posta gideri ve istinaf başvurma harcını yatırdığı halde yargılama giderlerini yatırmadığı sonucuna varılarak istinaf yoluna başvurma hakkının olmadığı yönündeki "kararın istinaf edilmemiş sayılması" kararının, istinaf talebinin hakkaniyetine ve özüne halel getireceği sonucuna varılmaktadır.
Dolayısıyla, davalı idarenin 20/09/2017 tarihli istinaf başvurusunun, süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı halde hukuka aykırı olarak verilen "istinaf edilmemiş sayılmasına" ilişkin karar hukuka uygun görülmemiştir.
Gelinen aşamada, istinaf tekemmül sürecinin tamamlandığı görüldüğünden tarafların istinaf taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.
İstinaf başvuruları, ....... Belediye Başkanlığı'nda Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesinin B fıkrasında bulunan nitelikleri taşımadığından bahisle Belediye Başkan Yardımcılığı atamasının iptali yolunda tesis edilen 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/07/2017 tarih ve E: 2016/1609, K: 2017/1799 sayılı "dava konusu işlemin iptaline, işleme bağlı haklarının iadesi talebin yönünden ise davanın reddine, kısmen iptal kısmen ret"te ilişkin kararın; davacı tarafından; haksız ve hukuka aykırı olduğu, belediye başkan yardımcılığının istisna kadro olduğu, mevzuatta herhangi bir öğrenim şartı öngörülmediği, görev süresince yetersiz, uyumsuz, başarısız olduğu yönünde herhangi bir tespitin yahut iddia ve işlemin bulunmadığı, işlem sonrasında maaşına yansıyan hak kayıplarının bulunduğu ileri sürülerek iptali ile haklarının iadesi gerektiği, davalı idare tarafından; Mülkiye Müfettişlerinin hazırladığı rapor sonucunda davacının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. Maddesinin B fıkrasında bulunan hükümleri taşımadığı gerekçesi ile usule uygun olmayan atama ile Belediye Başkan Yardımcılığı kadrosunun 08.09.2016 tarih ve 686 sayılı işlemle görevinden alındığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek iptal kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması isteminden ibarettir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 02.02.1993 tarihinde ilk defa açıktan atama yoluyla Diyarbakır Belediye Başkanlığı'nda memur olarak göreve başladığı, 15.08.2007 tarihinde 6. derecenin 1. kademesinde zabıta memuru olarak görev yapmakta iken kadro ve unvan değişikliği yapılmak suretiyle 657 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca 1. dereceli ....... Belediye Başkan Yardımcılığı kadrosuna atandığı, 657 sayılı Kanun’un 68. maddesine göre bulunduğu kadroya atanma şartlarından olan eğitim şartını taşımadığından bahisle Başkanlık olurlu 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü işlemi ile atamasının iptali üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu Başkanlık olurlu 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü işleminin, davacının işgal ettiği belediye başkan yardımcılığı kadrosunun iptali olarak ele alındığı ve işlemin, "...yukarıda anılan 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. Maddesi uyarınca norm kadro çerçevesinde belediyenin ve bağlı kuruluşlarının kadrolarının ihdas, iptal ve değiştirilmesine karar verme görev ve yetkisinin belediye meclisinde olduğu, olayda ise, belediye başkanı tarafından dava konusu işlem ile davacının işgal ettiği belediye başkan yardımcılığı kadrosunun da iptal edildiği, ancak, belediye başkan yardımcılığı kadrosunun iptali (ihdas/kaldırılması) yetkisinin belediye meclisi tarafından kullanılabileceği gözetildiğinde bu konuda belediye başkanının bir yetkisi bulunmadığından dava konusu işlemde, yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak; her ne kadar dava konusu ....... Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü'nün 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı işleminde "kadro iptali"nden bahsedilse de, işlem içeriğinde davacının ilgili mevzuata göre yükseköğrenim mezunu olması gerekirken lise mezunu olduğundan iptal işleminin tesis edildiğinin belirtilmesinden ve Mahkemece alınan 14/04/2017 ve 16/06/2017 tarihli ara kararları nedeniyle davalı idarece gönderilen belgelerden, dava konusu 08/09/2016 tarih ve 686 sayılı işlem ile davacının, işgal ettiği kadronun değil belediye başkan yardımcılığına atanma işleminin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, davanın konusu belediye başkan yardımcılığına yapılan atamanın iptali işleminin iptal talebi olduğundan, davanın konusunun kado iptali olarak kabul edilmek suretiyle yapılan yargılama sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamakta olup; buna göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesi'ne iadesi icap etmiştir.
Açıklanan nedenlerle,
1-Davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, haç ve posta giderinin süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin kararın KALDIRILMASINA,
2-İstinaf başvurularının KABULÜNE, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/07/2017 tarih ve E: 2016/1609, K: 2017/1799 sayılı kararın KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmesi için dava dosyasının Mahkemesine İADESİNE,
3-Verilecek yeni kararda mahkemece hüküm altına alınacağından istinaf yargılama giderleri hakkında bu aşamada ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, kararın taraflara tebliğine,
11/04/2019 tarihinde, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi gereğince oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)