(2577 S. K. m. 45) (2547 S. K. m. 3) (Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği m. 3, 11) (Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği m. 42, 46) (Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde cildiye branşında araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, acil serviste acil servis doktoru olarak nöbet tutturulmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle davalı idareye yaptığı 09.06.2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; "Dava konusu olayda, çeşitli uzmanlık dallarında eğitim alan asistan doktorların acil tıp uzmanlık eğitimi almadıkları ancak davalı idarenin işlemleriyle süreklilik arz edecek şekilde acil serviste görevlendirildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın temelini uzmanlık eğitimini acil tıp uzmanlığı dışındaki diğer bölümlerinde alan doktorların acil serviste kısmen personel açığını kapatacak (davalı idare savunmasındaki bu hususta gerekçe olarak gösterilmekte) şekilde görevlendirilip görevlendirilemeyeceği oluşturulmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinde, acil serviste nöbetlerinin uzman hekimler veya bu konuda özel bir eğitim almış sertifikalı pratisyen hekimler tarafından tutulacağı, uzmanlık eğitimi alan doktorlarla eğitim gördükleri uzmanlık dalının uygulanmasından sayılmayacak işlerde görevlendirilemeyeceği ve uzmanlık eğitimi görenlere hiçbir zaman uzman nöbeti tutturulamayacağı sonucuna varılmaktadır. Davalı idarece görevlendirmenin bir anlamda konusunda uzman personel açığını kapatmak amacı ile yapıldığı ileri sürülmekte ise de, sağlık hizmetlerinin nitelikleri gereği diğer kamu hizmetlerinden farklı olduğu, bu hizmetin temel hedefi olan insan sağlığı sorununun, ertelenemez ve ikame edilemez oluşu, bilime dayalı olması gereken tanı ve tedavi metotlarının insan yararına sürekli yenilik ve gelişme göstermesi, hizmet kalite ve beklentilerini çağın koşullarına yaklaştırmayı gerektirmesi dolayısıyla bu yönüyle sağlık hizmetlerinin kendi iç dinamikleri ve nitelikleri gereği üretilmesi ve halk yararına sunulması gerekmektedir. Bu çerçevede, acil sağlık hizmetinin bu konuda donanımlı olan acil servis uzmanı ve özel bir eğitim almış sertifikalı pratisyen hekimler, tarafından yapılacağı eğer bu dallarda kadro açığı var ise bu açığın giderilerek halkın sosyal memnuniyetinin artırılması başka bir ifade ile pozitif yükümlülüğün yerine getirilmesi idare için kamusal zorunluluk ve sosyal devlet olmanın gereğidir. Aksi halde bu sağlık hizmetinden yararlananlar bakımından her zaman telafisi olanaksız sonuçlara yol açabilmesi kaçınılmazdır. Bu durumda, acil servis bölümünün önem derecesi ve niteliği gereği bu bölümdeki nöbetlerin acil servis uzmanı ve bu konuda eğitim almış pratisyen doktorlar tarafından yürütülmesi gerekirken diğer alanlarında uzmanlık eğitim gören hekimler tarafından yürütülmesi yönünde tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir. Nitekim Danıştay Beşinci Dairesi'nin 22.04.2014 gün ve E:2013/9364, K:2014/3517 Sayılı kararı da bu yöndedir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Van 1. İdare Mahkemesi'nin 23/03/2018 tarih ve E:2017/2003, K:2018/502 Sayılı kararının; Nizamnamenin 3. maddesinin ''tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun, gerekli bakımın sağlanamadığı acil vakalarda, mücbir sebep olmadıkça ilk yardımda bulunur'' şeklinde düzenlendiği, hastaneye günlük ortalama 400 hastanın müracaat ettiği, üç öğretim üyesi ve dört asistanları olduğu, ülkenin genelinde pratisyen hekimlerin tüm acil servislerde nöbet tuttuğu, acil servis nöbetlerinin yataklı sağlık tesislerinde acil servis hizmetlerinin uygulama usul ve esasları hakkında tebliğin 12. maddesinde düzenlenmiş olduğu, hükme göre uzman tabip sayısının yetersiz olması durumunda düzenlenecek olan dahili ve cerrahi branş acil havuz nöbetlerinin mevcut klinisyen uzmanlar tarafından tutulduğu öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinin (t) fıkrasında, "Tıpta Uzmanlık: Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından düzenlenen esaslara göre yürütülen ve tıp doktorlarına belirli alanlarda özel yetenek ve yetki sağlamayı amaçlayan bir yükseköğretimdir." hükmü yer almıştır.
26.04.2014 tarih ve 28983 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin ''Tanımlar ve kısaltmalar'' başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde, Uzmanlık eğitimi, tıp veya diş hekimliğinde uzman olabilmek için gereken eğitim ve öğretimi; (ş) bendinde ise, Uzmanlık öğrencisi, kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık eğitimi gören kişiler şeklinde tanımlanmış, aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde; (1) Uzmanlık öğrencisi; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde programlarda uzmanlık eğitimi gören, araştırma ve uygulama yapan kişilerdir. (2) Programlara yerleştirilen uzmanlık öğrencilerinin istihdam şekli, kurumlarının özel mevzuat hükümlerine tabidir. (3) Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir. (4) Uzmanlık öğrencileri, uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde görevlendirilemez. (5) Uzmanlık öğrencilerinin nöbet uygulaması üç günde birden daha sık olmayacak şekilde düzenlenir. (6) Uzmanlık öğrencisinin programlarda, kurul tarafından belirlenmiş müfredat ve standartlarda eğitim verilmesinin sağlanmasını isteme hakkı vardır. Nöbet, çalışma ve eğitim odaları gibi eğitsel ve sosyal gereksinimleri karşılayan altyapı ve diğer standartlar kurumca sağlanır. (7) Uzmanlık öğrencisi, programda bulunan bütün eğiticilerin gözetim ve denetiminde araştırma ve eğitim çalışmalarında ve sağlık hizmeti sunumunda görev alır, deontolojik ve etik kurallara uyar." hükmüne yer verilmiştir.
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (C) bendinde, ''Acil nöbetler: Uzman durumu müsait olan kurumlarda lüzum görülen branşlar için normal nöbete ilave olarak ayrıca acil nöbeti konulabilir. Bu takdirde acil nöbetine iştirak edecek diğer sağlık ve yardımcı sağlık personelinin kimler olacağını ve bunların miktarını baştabib tesbit eder. Acil nöbeti tutanlar bir başka nöbete dahil edilmezler. Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur.'' hükmüne, 46. maddesinde ise, ''Uzmanlık Eğitimi görenlerin nöbetleri:
a-) Kurumda üçten fazla uzmanlık eğitimi gören bulunduğu hallerde genel uzmanlık eğitimi görenler nöbeti tutulur. Bu nöbeti baştabib düzenler. Genel uzmanlık eğitimi görenler nöbeti tutanlar genel hastane nöbeti tutan uzman nezaretinde çalışırlar. Kurumdaki uzmanlık eğitimi görenlerin hepsi yalnız bir dalda bulunduğu takdirde servis nöbeti tutmazlar. Genel uzmanlık eğitimi görenler nöbetine girerler. Uzmanlık eğitimi görenlere hiçbir zaman uzman nöbeti tutturulamaz. Bir serviste ikiden fazla uzmanlık eğitimi gören bulunduğu takdirde, bunlar sıra ile servis nöbeti tutarlar. Servis nöbetini servis şefi düzenler. Bu düzenlemede genel uzmanlık eğitimi görenler nöbeti göz önünde bulundurulur.'' kuralına yer verilmiştir.
Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ'in "Acil servis daimi ve vardiya usulü çalışanları" başlıklı 12. maddesinin 13. fıkrasında; "Acil tıp uzmanlık eğitimi veren üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde acil servis nöbetleri, acil tıp uzmanlık asistanları ve bu birime rotasyona gelen asistan tabipler tarafından, acil tıp uzmanlık dalı öğretim üyeleri veya acil tıp klinik şefleri gözetiminde bir bütün olarak planlanır ve yürütülür. Acil servis hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi esastır. Bu nedenle ihtiyaç durumunda tüm klinik tabipleri acil serviste aktif olarak çalışmak üzere görevlendirilebilir." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Cildiye Anabilim Dalı'nda araştırma görevlisi (uzman öğrenci) olarak görev yaptığı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurulu kararı ile uzman öğrencilerin acil servis nöbeti tutmalarının kararlaştırıldığı, davacının kendisine acil nöbet görevi verilmemesi istemiyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, tıpta uzmanlık eğitimi alan öğrencilerin tutacakları nöbetlere ilişkin düzenlemelere, herhangi bir branş ayrımı yapılmaksızın yer verildiği, acil servis hizmetlerinin aksamamasının ise esas olduğu, ihtiyaç durumunda tüm tabiplerin acil serviste aktif olarak görevlendirilebileceği, kaldı ki uzmanlık eğitimi öğrencilerinin tıp fakültesi mezunu oldukları, pratisyen hekim olarak hasta değerlendirme ve temel tedaviler konusunda yetkin oldukları görüldüğünden; cildiye alanında uzmanlık eğitimi alan davacıya acil servis nöbeti tutturulabileceği sonucuna varılmakla, acil servis nöbeti tutturulmaması istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüyle Van 1. İdare Mahkemesi'nin 23/03/2018 tarih ve E:2017/2003, K:2018/502 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 291,60.-TL ilk aşama yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 59,50.-TL istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00.-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, harçtan muaf olan davalı idarece istinaf aşamasında ödenmeyen 98,10.-TL istinaf başvuru harcının 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına, artan posta ücretlerinin Mahkemesince re'sen yatıranlara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 19/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)