İSTEMİN ÖZETİ: Davacının .....’ten aldığı ve defterlerine kaydetmek suretiyle dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate aldığı tütün ürünleri içerikli faturaların sahte olduğundan bahisle 2012 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemler için re'sen salınan gelir geçici vergilerini; bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret (belirli mala tahsis edilmemiş mağazalarda gıda, içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret) işiyle uğraşan davacının 2012 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen 24.08.2017 tarih ve 2017-A-5429/6 ve 7 sayılı vergi inceleme raporlarıyla, alışlarının ve düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı Vergi Tekniği Raporuyla tespit edilen .....’ten anılan yılda aldığı tütün ürünleri içerikli faturaları defter ve beyanlarına yansıtarak dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate aldığından ve bu yolla piyasadan faturasız olarak aldığı ürünleri belgelendirmeye çalıştığından bahisle söz konusu faturaların maliyet hesaplarından çıkarılması ile ..... Odası ve davacı yetkilisi .....’ten alınan bilgiler uyarınca tütün ürünleri yönünden %2, diğer ürünler yönünden %10 kârlılık oranı üzerinden yeniden belirlenen 2012 yılı gelir vergisi ile anılan yıl tüm dönemler gelir geçici vergisi matrahları üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı; davacının, 2012 yılının Ocak ila Haziran ve Eylül ila Aralık aylarında aldığı ve davalı idarece sahte oldukları ileri sürülen toplam 2.679.966,60.-TL tutarlı 244 adet tütün ürünleri içerikli faturayı düzenleyen ..... hakkında düzenlenen 21.01.2015 tarih ve 2015-A-1121/1 sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden, 14.01.2011 tarihinde tütün ve tütün ürünleri toptan ve perakende ticaretinde bulunmak üzere tesis ettirdiği mükellefiyetini 31.03.2013 tarihinde sonlandırdığı, 2012 ve 2013 yılı hesaplarının POS tefecilik/sahte belge düzenleme yönünden incelemeye alındığı, 18.01.2011 tarihli işe başlama yoklamasında, iş yerinin 80 m2 olduğunun görüldüğü ve mükellefin gıda ve tekel toptan alım-satım faaliyetinde bulunacağını beyan ettiği, anılan yıllar gelir, gelir geçici ve katma değer vergisi beyannamelerini verdiği, satış faturaları tetkik edildiğinde, sürekli olarak aynı kişilere tekel faturası düzenlediği hatta aynı gün içinde aynı kişiye eşit tutarlarda çok sayıda fatura düzenlendiği, düzenlenen kişi bölümüne karşı mükellefin kaşesinin vurulduğu ve faturaların alt kısmında “visa” ifadesinin yer aldığının görüldüğü, mükellefin ifadesinde, satışlarının gerçek olduğu, tekel ürünlerinin sirkülasyonunun çok fazla olması sebebiyle satışlarının toplamda yüksek rakamlara ulaştığını beyan ettiği, 2012 ve 2013 yılında POS cihazı ile kredi kartı çekimi yapan ve örnekleme yoluyla ifadesine başvurulan yedi kişinin, herhangi bir mal alışı yapmadıkları, nakit ihtiyacı için %2 ila %3 komisyon karşılığında kart çekimi yaptıklarını beyan ettiği, bankalardan alınan bilgiler doğrultusunda POS cihazlarından işlem yapılan kişilerle fatura düzenlenen kişiler karşılaştırıldığında örtüşmediklerinin görüldüğü, faturalara isim ve adres yazılmayıp karşı mükellefin kaşesi vurularak fatura düzenlendiği ve bu durumun gün sonunda POS hasılatı tutarında düzenlenen faturaların kime kısmının boş olarak düzenlenerek daha sonra organizasyona dahil mükellefler arasında ihtiyaca göre kaşe vurulduğunu gösterdiği, mükellefe mal satan K6 hakkında tefecilik faaliyetini gizlemek amacıyla sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunduğu, gerçek bir satış olmadığı halde POS cihazı ile satış yapılmış gibi işlem tesis eden kişilerin, faturalarda katma değer vergisinin gösterilmemesi ve katma değer vergisi beyannamelerinde matrah olarak bildirilmemesi nedeniyle, özel matrah şekline tabi kuyumculuk, cep telefonu kontörü ve tekel ürünü satıcılığı işlerini örtü olarak kullanmayı tercih ettikleri, mükellefin iki adet POS cihazıyla 2011 ila 2013 yıllarında toplam 28.750 kez kredi kartı çekimi yaptırdığı halde, düzenlenen faturaların büyük kısmının 4-5 kişi adına düzenlendiği tespitlerinde bulunularak, mükellefin POS cihazlarını tefecilik faaliyetinde kullandığı, bu faaliyetini gizlemek için yine bu şekilde faaliyet gösteren kişi ve şirketlere fatura düzenlediği, ancak iş yeri adresinde market ürünü satışı da yaptığından ve bu faaliyetle birlikte toplam faaliyet ve faturalarının ne kadarının gerçek olduğu tam olarak ortaya konulamayacağından, özel matrah şekline tabi olmayan kuruyemiş ve gıda teslimlerine ilişkin satışlarının gerçek olarak değerlendirilmesi gerektiği, 2012 yılında gerçek olarak KDV hariç toplam 287.552,00.-TL, 2013 yılında 21.912,00.-TL satışı bulunduğu, bu satışlar toplam satışlarından düşülerek %2 faiz geliri elde edildiğinin kabulüyle yapılan hesaplama üzerinden gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve banka muameleleri vergisi tarhiyatlarının önerildiği görüldüğünden 17.04.2018 tarihli ara kararına yanıt olarak gönderilen Yıldırım Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26.04.2018 tarih ve E.178523 sayılı yazısına göre, söz konusu öneri doğrultusunda yapılan cezalı tarhiyatların ..... tarafından dava konusu edilmesi üzerine Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 29.03.2016 tarih ve E:2015/1838, K:2016/525 sayılı kararıyla vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne kararı verildiği; yukarıda yer alan tespitler ile davacının iddiaları ve dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, .....’ın gerçekliği inceleme elemanınca da teyit edilen kuruyemiş ve gıda satışları haricinde kalan tütün ürünlerine ilişkin satışının tamamının gerçek dışı olduğunun kabulünün, faaliyet alanı tütün ve tütün ürünleri toptan ve perakende ticareti olan ve bakkal/market vasfında bir iş yerinde satışta bulunan bir işletme için hayatın olağan akışına uygun olmaması, bakkal/market işletmeciliği yapan davacının da bir miktar tütün ürünü alması ve satmasının tabii olması, tütün ürünlerine ilişkin gerçekliğe isabet eden kısım belirlenmeden tamamının gerçek dışı sayılmasının hakkaniyete uygun olmayacağı ve ayrıca fatura içeriği ürünler (markalı sigaralar) herkes tarafından üretilip herkes tarafından satılabilen ürünlerden olmayıp markanın sahibi firmalarca üretilen, belirli dağıtım şirketlerince dağıtılabilen ve kamu kurumlarınca takip edilen bir piyasaya ait ürünlerden olduğundan, .....’ın ve ona satış yapan firmaların alımları takip edilerek nihai gerçek alışın olup olmadığı tespit ve tayin edilmeksizin ..... tarafından davacıya düzenlenen tütün ürünü içerikli tüm faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmadığı varsayımından hareketle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kaldıran Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 08/06/2018 tarih ve E:2017/1499, K:2018/875sayılı kararının; vergi inceleme raporlarına dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince, Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 16.06.2020 tarih ve E:2019/739, K:2020/1095 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği görüldüğünden, Dairemizin 11/09/2019 tarih ve E:2018/1075 sayılı bekletme kararı kaldırılarak gereği görüşüldü:
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 08/06/2018 tarih ve E:2017/1499, K:2018/875 sayılı kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)