İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 11. İdare Mahkemesinin 26/02/2018 gün ve E:2017/564, K:2018/418 sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, bu nedenle reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Adana Hakimi olarak görev yapmakta iken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilip, 29.11.2016 tarihinde ihraç işleminin kesinleşmesi üzerine, 2016 yılı eylül, ekim ve 29 kasıma kadar ki maaşlarının hak ettiği kısmının ödenmesi talebiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Maaş Mutemetliği'nin 22/11/2016 tarih ve 2016/4816 sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi ile açılmış bulunmaktadır.
İdare mahkemesince; davacının meslekten çıkarıldığı 24.08.2016 tarihi ile buna karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddedilmesi üzerine 2802 sayılı Kanun uyarınca bu işlemin kesinleştiği 29.11.2016 tarihleri arasında davacıya görevden uzaklaştırma hükümlerinin uygulanıp, aylıklarının yarısının verilmesi gerektiği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu sürelere isabet eden aylıklarının yarısının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, 24.08.2016 - 29.11.2016 tarihleri arasındaki aylıklarının yarısının yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davalı idarece; 667 sayılı KHK uyarınca meslek çıkarılmaları nedeniyle ücret ödenmeyeceği ileri sürülerek idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun, Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi başlıklı 53.maddesinde, "Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması halleri hariç olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini taşımadıklarının sonradan anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı niteliklerden herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, Hallerinde görevleri sona erer.", 74.maddesinde, "Disiplin cezaları kesinleştiği tarihte hüküm ifade eder ve Adalet Bakanlığı tarafından derhal uygulanır. Ancak meslekten çıkarma cezası verilenler hakkında, cezanın kesinleşmesine kadar görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanır. Görevden uzaklaştırılan hâkim ve savcılara bu süre içinde aylık ve ödeneklerinin yarısı ödenir. Görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılan hâkim ve savcılar hakkında 78 inci maddenin ikinci fıkrasındaki hükümler uygulanır.", 78.maddesinde, "Görevden uzaklaştırılanlara aylık ve ödeneklerinin üçte ikisi; görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlara bu süreler içinde aylık ve ödeneklerinin yarısı verilir. Bunlar, bu Kanunda yer alan diğer sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam ederler. Tutuklanan, gözaltına alınan veya-görevden uzaklaştırılanlardan haklarında 79 uncu maddenin birinci fıkrası ile 80 inci madde uyarınca işlem yapılanlar, görevlerine iade veya başka bir göreve atanmakla beraber kesilmiş olan aylık ve ödeneklerini alırlar ve görevden uzak kaldıkları süreler kademe ilerlemesi ve derece yükselmelerinde değerlendirilir. Ancak 80 inci maddenin (e) bendinde belirtilen mahkûmiyetleri ertelenmeyenlere, kesilmiş olan aylık ve ödenekleri ödenmez ve infaz edilen hükümlülük süreleri kademe ilerlemesi ve derece yükselmelerinde değerlendirilmez." hükümleri yer alır.
Görüldüğü üzere, hakkında meslekten çıkarma cezası verilen hakim ve savcıların, cezanın kesinleşmesine kadar aylık ve ödeneklerinin yarısının ödeneceği, ilgililerin hakim/savcı unvanına bağlı olarak özel bir personel kanunu niteliğinde olan 2802 sayılı Yasa ile ayrıksı olarak düzenlenmiştir.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 4.maddesinde, "(1)... b) Hâkim ve savcılarla ilgili olarak; ...6) Meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7) Disiplin cezası verme, 8) Görevden uzaklaştırma, işlemlerini yapmak." hükmü, Genel Kurulun Görevleri başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında,"ı)...meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme,..." hükmü, 33.maddesinin 1.fıkrasında ise, " (1) Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir; yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir." hükümlerine yer verilmiştir.
23/07/2016 tarih, 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin(6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun) "Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler" başlıklı 3.maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen...hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca,...meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir...(3) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır." hükmü, 4.maddesinin 2.fıkrasında,"(2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır..." hükümlerine yer verilmiştir.
17 Ağustos 2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4.maddesinde, "(1) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar, uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve yüksek mahkeme başkan ve üyeliği, müsteşar, hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamazlar ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamazlar. " kuralı yer almaktadır.
İşbu Kanun Hükmünde Kararname maddesinde de açıkça kamu görevinden çıkarılanların meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları, bu unvan sıfat ve meslek adlarına bağlı sağlanan haklardan yararlanamayacaklarını düzenlemektedir. Bu hükümde açıkça hangi haklar olduğu noktasında sınırlama yapılmadığından burada meslekten kaynaklanan her türlü sosyal, maddi ve kültürel hakların anlaşılması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Adana Hakimi olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 24.08.2016 tarihli kararıyla meslekten çıkarılan davacının, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin 29.11.2016 tarihli işlemle reddedildiği, meslekten çıkarıldığı gerekçesiyle davacıya 2016 yılı eylül, ekim ve 29 Kasıma kadarki maaşlarının ödenmediği, 2802 sayılı Kanun'un 74.maddesi uyarınca davacının 2016 yılı eylül, ekim ve 29 Kasıma kadarki maaşlarının hak ettiği kısmının ödenmesi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu başvurusunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının hakim olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatının olması sebebiyle önce görevden uzaklaştırılıp, ardından ihraç edildiği, 17 Ağustos 2016 tarihli 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, uhdelerinde taşımış oldukları hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklarına ilişkin emredici hükmün bulunduğu, emredici hüküm sebebi ile davalı idarece dava konusu işleme konu davacı talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin üçüncü maddesinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarmanın, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran "olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğu, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin üçüncü maddesi uyarınca verilen hakim ve savcıların meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararların göreve son verme mahiyetindeki idari işlemler olduğu ve ortada 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre verilmiş bir disiplin cezası yaptırımı olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle önce görevden uzaklaştırılan ardından 24/08/2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının, meslekten ihraç tarihi ile ihracın kesinleşmesi arasında kalan döneme/aylara ilişkin maaş ödemesi yapılması istemine dair talebin reddine ilişkin davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın reddine; aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderlerinden, mahkeme safhasında davacı tarafından yapılan 121,15 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 70,00 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; posta gideri avanslarından artan miktarın taraflara iadesine 06/02/2019 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)