(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/11/2017 gün ve E:2016/982, K:2017/3252 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Türk Patent Enstitüsü'nde Şube Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından uyarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 21.12.2015 gün ve 2015/6 sayılı Türk Patent Enstitüsü Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/11/2017gün ve E:2016/982, K:2017/3252sayılı kararla; Bakanlık müfettişleri tarafından Enstitüde yapılan teftiş üzerine Türk Patent Enstitüsünde 2011 ile 2014 yılları arasında yemekhane hizmetinden kaç personelin yararlandığının tespiti hususunda gerekli önlemleri almayan ve bunun neticesi olarak yemek hizmeti sunan firmaya yapılacak ödemeleri sağlıklı olarak tespit etmeyen görevliler hakkında açılan soruşturma sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiği, olayda, yemek hizmetlerine ilişkin yapılan ihaleye ait teknik şartnamelerde idare tarafından sözleşmesiz kadrolu personelin %90'ı için Devlet katkı payı olan tutarın yükleniciye ödeneceği, kalan kısmın ise yemek hizmetinden faydalanan personel tarafından karşılanacağının belirtildiği, sözleşmede ise İdare tarafından her ayın sonunda Enstitünün yemek yiyen kadrolu sözleşmesiz personelinin Devlet Katkı Payının ödeneceğinin belirtildiği, ihale dokümanı arasında öncelik sıralaması yönünden Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin ekinde yer alan Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşmenin gerek 2013 ve 2014 yılı sözleşmelerinin ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasına ilişkin 8.2'nci maddesinde sözleşme tasarısının teknik şartnameden önce sayıldığı dikkate alındığında, İdare tarafından ödenecek öğle yemeği yardımı tutarının yemek yiyen personel sayısına göre belirlenmesi gerekirken, davacının yemek hizmetinden kaç personelin yararlandığının tespiti hususunda gerekli önlemleri almayarak yemek hizmeti veren firmaya fazla ödeme yapılmasına sebebiyet verdiğinin sabit olduğu, uyarma cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine dair dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı tarafından, istinafa konu Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesinde; verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak, kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı Kanun'un 125. maddesinin 3. fıkrasında ise; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanının uygulanabileceği hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Bakanlık müfettişleri tarafından Enstitüde yapılan genel teftiş sonucunda, Türk Patent Enstitüsünde Ocak 2011 ile Haziran 2012 arasındaki 18 ayda, takip eden ay başında İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığının bildirdiği sözleşmesiz memur sayısının %90'ı baz alınarak yemek hizmeti sunan firmaya ödeme yapıldığı, 2012 yılı Temmuz ayından itibaren 2014 Nisan dönemine kadar ise, yemekhane girişine Enstitü personeline ait isim, soy isim ve imza sütunlarının yer aldığı bir liste konulduğu, yemek yiyen personelin listeden ismini bularak karşısına imza attığı, böylece ay sonunda imzalar sayılarak kaç personelin yemek yediğinin tespit edildiği ve firmaya bu şekilde ödeme yapıldığının saptandığı, bunun üzerine, Türk Patent Enstitüsünde 2011 ile 2014 yılları arasında yemekhane hizmetinden kaç personelin yararlandığının tespiti hususunda gerekli önlemleri almayan ve bunun neticesi olarak yemek hizmeti sunan firmaya yapılacak ödemeleri sağlıklı olarak tespit etmeyen davacının da içinde bulunduğu görevliler hakkında soruşturma açıldığı anlaşılmaktadır.
Soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporunda, muhakkikçe, 2011 ile 2014 yılları ilişkin uygulamanın ayrı ayrı değerlendirdiği, 01/01/2011-30/06/2012 yılı tarihleri arasındaki uygulamanın; yasal olarak sözleşmeli personele yemek yardımı yapma olanağı bulunmadığından sadece kadrolu pozisyonda çalışan memurlar için yemek yardımı yapıldığı, bu çerçevede, Enstitüde 01/01/2011- 31/12/2014 tarihleri arasında yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyette kuruluş teşekkül ettirilmediği, yemek hizmetinin doğrudan alım ve /veya yapılan ihale sonucunda dışardan yemek hizmeti sunan firmalar tarafından karşılandığı, bu dönem içinde yemek hizmeti sunan firmalara yapılan ödemelerle ilgili olarak iki farklı uygulamanın söz konusu olduğu, bunlardan birincisi, sadece kadrolu personel için (sözleşmesiz) öğle yemeği yardımının ödendiği 01/01/2011- 30/06/2012 tarihleri arasındaki dönem, ikincisi ise, kadrolu personele ilave olarak sözleşmeli personel içinde öğle yemeği yardımının ödendiği 01/07/2012- 31/12/2014tarihleri arasındaki dönem olduğu, iki farklı uygulama ortaya çıkmasının sebebinin ise, 30/06/2012 tarihine kadar sadece kadrolu pozisyonlarda görev yapan memurlar için yemek yardımı yapılırken 29/05/2012 tarihli ve 2012/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı uyarınca 01/07/2012 tarihinden sonra sözleşmeli personel için de yemek yardımı yapılmaya başlanıldığı, yemek hizmeti sunan firmaya yapılan ödemelere bakıldığında, Enstitüde çalışan sözleşmesiz memur sayısının %90'ı baz alınarak yemek hizmeti sunan firmaya ödeme yapıldığı, bu uygulama ile söz konusu dönemde sözleşmesiz memur olarak çalışan personelden kaç tanesinin fiilen yemek hizmetinden yararlandığına ilişkin tespit yapılmadan yüklenici firmaya ödeme yapıldığı, bu dönemde Yüklenici firma ile Enstitü arasında düzenlenen sözleşme hükümleri dikkate alındığında, yüklenici firmaya yapılacak ödemelerde yemek yiyen sözleşmesiz personelin sayısının tespit edilmesi gerekirken böyle bir uygulama gerçekleştirilmediği, dolayısıyla, bütçeden yemek hizmeti kapsamında aktarılan Devlet katkı payının tamamının ödenmesi suretiyle yemek hizmeti alındığı, bu uygulamanın yüklenici firma ile Enstitü arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliği uyarınca 2011 Ocak - 2012 Haziran döneminde yemek hizmetine ilişkin muayene ve kabul komisyonu tutanağında imzası bulunan davacının, yemek hizmeti kapsamında kaç personelin yemek hizmetinden yararlandığını belirlemeye yönelik gerekli tedbiri almayarak yüklenici firmaya fazla ödeme yapılmasında sorumluluğu bulunduğu, bu eylemi nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi kapsamında kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiği, ancak, aynı Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca söz konusu fiillerin işlenmesinin üzerinden iki yıl geçtiği için disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığının belirtildiği, 01/07/2012-01/05/2014 tarihler arasındaki uygulamanın ise; Enstitüde yemek hizmetinin, 2012 yılında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21/f maddesine göre pazarlık usulü, 2013 ve 2014 yıllarında ise aynı Kanunun 19. maddesi uyarınca açık ihale usulü ile sağlandığı, 2012 yılı için Türk Patent Enstitüsü Yemek ve Yemekhane Hizmeti Alımı Teknik Şartnamesinin 39. maddesine göre, idare tarafından sözleşmesiz kadrolu personel için Devlet katkı payı olan tutarın yükleniciye ödeneceği, kalan kısmın ise yemek hizmetinden faydalanan personel tarafından karşılanacağının belirtildiği, 2013-2014 yılı için ise, İhale Şartnamelerinin 39. maddesinde, devlet memurlarına yiyecek yardımı olarak öngörülen tutarın personelin %90'ı kadarının idarece ödeneceği, kalan tutarın yemek hizmetinden faydalanan personel tarafından karşılanacağının düzenlendiği, böylece, idare tarafından ödenecek öğle yemeği yardımı tutarının yemek yiyen personel sayısına göre belirlenmesi gerektiği, ayrıca ödenecek olan tutarın yemek hizmetinden yararlanan personel sayısının %90'ı için ödenecek tutarı geçemeyeceği, bu çerçevede, yemek hizmeti sunan firmaya yapılan ödemelere bakıldığında, 2012 Temmuz ayından itibaren liste imzalatmak yönteminin uygulandığı, bu yöntemin kaç personelin yemek yediğini sağlıklı olarak tespit edebilmekten uzak olduğu, her ay için tek imza sütunundan oluşan liste kullanıldığı, tek bir gün yemek yiyip imza atan personelin de bütün ay boyunca yemek hizmetinden faydalandığı kabul edilerek firmaya ödeme yapıldığı, firmaya ödeme yapılmadan önce hizmet kabulünü yapan muayene komisyonunca, aylık listelerdeki imzaların sayılarak kaç personelin yemek hizmetinden faydalandığının tespit edildiği ve Hizmet Kabul Tutanağı düzenlendiği, söz konusu dönemde, personelden kaç tanesinin fiilen yemek hizmetinden yararlandığına ilişkin öğün bazında net olarak tespit yapılmadan yüklenici firmaya ödeme yapıldığı, yemek yardımı yapılan personel için yüklenici firmaya yapılan ödemelerde listelerde imzası bulunan söz konusu personelin izinli, raporlu, ücretsiz izinli veya yurtdışı görevli olduğu gün sayısının dikkate alınmadığı, yüklenici firma ile Enstitü arasında düzenlenen sözleşmelerin maddeleri dikkate alındığında yüklenici firmaya yapılacak ödemelerde yemek yiyen personelin sayısının tespit edilmesi gerekirken bu yönde bir uygulama gerçekleştirilmediği, dolayısıyla, bir ayda sadece bir gün yemek hizmetinden faydalanıp listeye imza atan personel için dahi bir ay boyunca yemek hizmetinden faydalandığı kabul edilerek firmaya ödeme yapıldığı, bu uygulamanın yüklenici firma ile Enstitü arasında düzenlenen sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, 2012 yılı Temmuz ile 2014 Nisan döneminde yüklenici firmaya fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilebilmesi için listelerde imzası bulunan personelin o ay içinde yıllık izinli, ücretsiz izinli raporlu veya yurt dışında görevli olup olmadığının araştırıldığı ve sonuç olarak, bu dönemde listelerde imzası bulunan personelin toplam 21.178 gün izinli, raporlu, ücretsiz izinli veya yurtdışı görevi olmasına rağmen bu günler için de yüklenici firmaya fazladan ödeme yapıldığının tespit edildiği, bu nedenle Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 14. maddesi uyarınca, 2012 Temmuz - 2014 Nisan döneminde yemek hizmetine ilişkin muayene ve kabul komisyonu tutanağında imzası bulunan davacının, yemek hizmeti kapsamında kaç personelin yemek hizmetinden yararlandığını belirlemeye yönelik gerekli tedbiri almayarak yüklenici firmaya fazla ödeme yapılmasında sorumluluğu bulunduğu, bu eylemleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesinde düzenlenen; "Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak" fiili kapsamında kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiği, ancak, aynı Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca 2012 Temmuz- 2013 Ağustos aylarına ilişkin söz konusu fiillerin işlenmesinin üzerinden iki yıl geçtiği için disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımı uğradığı, zamanaşımı dolmayan 2013 Eylül- 2014 Nisan dönemindeki yemek hizmeti kapsamında kaç personelin yemek hizmetinden yararlandığını belirlemeye yönelik gerekli tedbirleri almayarak sözkonusu aylarda düzenlenen Hizmet Kabul Tutanağını imzalayarak yüklenici firmaya fazladan ödeme yapılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle gerçekleşen bu eylemi nedeniyle yukarıda metnine yer verilen, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılması gerektiği, söz konusu cezaların uygulanmasında, aynı Kanunu'nun 125. maddesinde yer alan geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları nedeniyle alt ceza uygulamasının idarenin takdir yetkisinin gözönünde bulundurulması gerektiğinin teklif edildiği, bu teklif doğrultusunda davalı idarece davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de alt ceza uygulanarak uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, anılan cezaya karşı yapılan itirazın da reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması disiplin hukuku ilkelerinden olup, bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin olaydaki fonksiyonu ve suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların da gözönüne alınması gerekmektedir.
Olayda, her ne kadar davalı idarece, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu, 2013 Ekim-2014 Nisan döneminde, hizmet kabul tutanaklarında imzası olan davacının, söz konusu aylarda liste tutulmasına rağmen yemek yardımı yapılan personelden kaç tanesinin fiilen yemek hizmetinden yararlandığına ilişkin net olarak öğün bazında tespit yapılmadığı, nitekim tek bir gün yemek yiyip listeyi imzalayan personelin de bütün ay boyunca yemek hizmetinden faydalandığı kabul edilerek "Hizmet Kabul Tutanağı" düzenlendiği, ayrıca yemek listelerinde imzası bulunan personelin o ay içinde yıllık izinli, ücretsiz izinli, raporlu veya yurtdışında görevli olduğu günleri dikkate almadan anılan tutanakların düzenlendiği, bu uygulama sonucunda 2013 Ekim-2014 Nisan dönemine rastgelen aylarda yüklenici firmaya fazla ödeme yapıldığı ve bu konuda davacının da kusurunun bulunduğu kabul edilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'unun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezasını gerektiren fiili nedeniyle alt ceza uygulanarak uyarma cezasıyla cezalandırılmış ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yapılan tespitlerden, yemek listelerinin aylık tek bir liste olarak belirlenmesinde ve düzenlenmesinde davacının bir katkısının/sorumluluğunun olmadığı, uygulamanın Enstitü birimi tarafından belirlendiği ve listelerin belirtilen şekilde düzenlenmesinin süre gelen bir uygulama şekli olduğu, bir başka ifade ile yemek listelerinin aylık düzenlenmesinin idarenin işleyişinden kaynaklı bir durum olduğu, bu nedenle davacıya yüklenilebilecek bir kusur bulunmadığı, Hizmet Kabul tutanaklarının, idarenin süre gelen uygulamaları doğrultusunda aylık düzenlenen yemek imza föyü (yemek listesi) dikkate alınarak düzenlenmesi ve ödemelerin buna göre yapılması karşısında davacının idarenin öngördüğü işleyişinin dışında kusurlu davrandığı hususu somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından davacıya isnat edilen disipline konu fiilin ve suçun oluşmadığı sonucuna varılmakla davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesine giren eylemi nedeniyle bir alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma cezasıyla cezalandırılması ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki Mahkeme kararında yasal isabet bulunmamaktadır.
Kaldı ki, Türk Patent Enstitüsünde soruşturma döneminden sonra yemek hizmetleri ile ilgili olarak 01/05/2014-31/12/2014 tarihleri arasındaki dönemde yemek hizmetinden faydalanan personele ilişkin günlük listeler tutularak ve öğün sayısı tespit edilerek yüklenici firmaya bu şekilde ödeme yapıldığı, Teftiş döneminde ise, yapılan görüşmelere istinaden yemek hizmeti sunan yüklenici firmaya yapılacak ödemelerin daha sağlıklı bir şekilde tespit edilmesini teminen yapılan fizibilite çalışmaları sonucunda tespit ve öneriler doğrultusunda personelin "Kartlı Geçiş Sistemi" ile entegre olabilecek "Yemekhane Takip Sistemi" yazılım ve donanım ihtiyacı belirlenerek Harcama Talimatı oluşturulduğu ve 2015 yılı içerisinde uygulamasının sağlanması için ihalesinin yapıldığı ve kurulum çalışmalarının da devam ettiği soruşturma raporunda belirtilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/11/2017 gün ve E:2016/982, K:2017/3252 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 250,80-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan posta ücretinin davacıya İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 14/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)