(3065 S. K. m. 29) (213 S. K. m. 353)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına, 2013 yılına ilişkin emtia alımlarının bir kısmını ........ Grup Demir Taşımacılık İnş. Gıda Turz. Kozm. Tic. Ltd. Şti.'den temin ettiği sahte faturalarla belgelendirdiği ve 2012/12 döneminden 2013/1 dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak, sözü edilen faturalara konu indirimleri reddedilmek suretiyle yeniden düzenlenen beyan tablosu uyarınca 2013/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 12. dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 2013/1 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın; olayda, davacıya ........ Grup Demir Taş. İnş. Gıda Tur. Koz. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal/hizmet teslimine dayanmadığı hususunun somut olarak tespit edilmediği sonucuna ulaşıldığından, söz konusu faturalarla indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddedilmesi ve katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi neticesinde yapılan cezalı tarhiyatlar ile dayanağı kalmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabulü, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması yolunda verilen Antalya 2.Vergi Mahkemesinin 28.06.2018 gün ve E:2017/697; K:2018/890 sayılı kararının; davacı şirketin sahte belge düzenlediği tespit edilen şirketten farklı zamanlarda ve farklı miktarlarda sahte faturalar temin ettiği, temin edilen bu faturaların yasal defterlere kaydedildiği ve bu faturalarda yer alan katma değer vergilerinin ilgili dönemlerde indirim konusu yapıldığının tespit edildiği, idarece yapılan iş ve işlemlerin yasa maddeleri ve yapılan tespitler ışığında usul ve esaslar çerçevesinde olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yasal dayanaktan yoksun olan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş olup, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde de, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağı açıklanmıştır. Yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun yukarıda sözü edilen 29. maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı, fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır. Bu madde hükümlerine göre mal alışları nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.
Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ortaya konulmalıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2013 yılı defter ve belgelerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda, hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan ........ Grup Demir Taşımacılık İnş. Gıda Turz. Kozm. Tic. Ltd. Şti.'den sahte fatura aldığı, sahte olduğu belirtilen faturalarla indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin reddedilmesi ve 2012/12 döneminden 2013/1 dönemine devreden katma değer vergisinin de bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle yeniden düzenlenmesi neticesinde ödenmesi gereken fark vergi çıkan 2013/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 12. dönemleri için bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tarh edildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Davanın 2012/12 döneminden 2013/1 dönemine devreden katma değer vergisini 0 "sıfır" TL olarak dikkate alınmasından kaynaklı kısmı bakımından, davacı adına 2012/1, 2, 3, 4, 7, 12. dönemleri için tarhedilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 28.06.2018 gün ve E:2017/696; K:2018/889 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizin 11.04.2019 tarih ve E:2018/1086, K:2019/458 sayılı kararı ile davalı idare istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, 2012/2, 3, 4, 7, 12. dönemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, bu itibarla, 2012/12 döneminden devreden katma değer vergisinin 0 "sıfır" TL olarak dikkate alınmasında yasal isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen ........ Grup Demir Taşımacılık İnş. Gıda Turz. Kozm. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen 02.02.2017 tarih ve 2017-A-7578/2 vergi tekniği raporunda; inşaat malzemeleri ve toptan ticareti faaliyetinde bulunmak üzere 02.04.2007 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 30.11.2015 tarihi itibariyle mükellefiyeti re'sen terk ettirildiği, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle incelemenin tarh dosyası ve GİB YBS/İNTRANET üzerinden elde edilen bilgiler ve harici doneler dikkate alınarak yapıldığı, işyeri adresinde 19.07.2012 tarihinde yapılan adres değişikliği yoklamasında şirketin demir alım satımı ile iştigal ettiği ve 5 işçi çalıştırdığı, tüzel kişi yöneticilik ve ortaklık bilgilerine göre 10.09.2012 tarihinden itibaren tek yöneticisi ve ortağının … olduğu, motorlu aracın olmadığı, 20.05.2015 tarihinde adres değişikliği nedeniyle yapılan yoklamada işyeri adresinin büro şeklinde olup deposunun olmadığının tespit edildiği, hakkında daha önceki yıllarda düzenlenen çok sayıda rapor (vergi tekniği raporu, vergi inceleme raporu, vergi suçu raporu) olduğu, 2011 ila 2014 hesap dönemlerine ilişkin olarak vergi dairesine vermiş olduğu gelir tablosu özetlerine göre net satışlar toplamının 2011 yılı için 129.810.934,76-TL, 2012 yılı için 173.583.152,65-TL, 2013 yılı için 98.452.118,87-TL, 2014 yılı için 30.101.127,47-TL olduğu, rapor tarihi itibariyle vergi dairesine vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi ve ceza borcu toplamının 13.048.020,05-TL olduğu, 2011 ila 2014 yılları arası banka hareketleri incelendiğinde şirket hesabına fatura düzenlenen firmalardan gelen paraların havale ve/veya eft anında, genellikle aynı gün içerisinde kısa sürelerde nakit çekilen olarak görüldüğü veya yine işlem anında sahte fatura düzenleyicisi oldukları tespit edilen kişi ve kurumların hesabına havale veya eft yapıldığının tespit edildiği, 2011 ila 2014 hesap döneminde mal aldığı görünen firmaların büyük kısmı hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor yazıldığı, kullandığı sahte faturaların yıl bazında tüm alışları içindeki oranlarının 2011 yılı için %42, 2012 yılı için % 39, 2013 yılı için % 46 ve 2014 yılı için % 24'ünün gerçek mal veya hizmet alımı içermeyen sahte faturalardan oluştuğu, 01.01.2011-31.12.2014 tarihleri arasında gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, gerçek mal ve hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığında sahte belge ticareti yaptığı, anılan tarihler arasında düzenlediği fatura ve benzeri belgelere rastlanılması halinde sahte belge olarak değerlendirilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen ........ Grup Demir Taşımacılık İnş. Gıda Turz. Kozm. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden, anılan mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde gerçek faaliyetinin bulunmadığı, ekonomik, ticari ve teknik kapasite ve konumunun düzenlediği faturalar içeriği teslimlerde bulunmaya elvermediği, dolayısıyla düzenlediği faturaların gerçek mal ve hizmet hareketini yansıtmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda davacı şirket tarafından alınarak kayıtlarına intikal ettirilen söz konusu faturaların gerçeği yansıtmadığı ve ardında gerçek bir mal ve hizmet hareketi bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi ve 2012/12 döneminden 2013/1 dönemine devreden katma değer vergisinin de bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle yeniden düzenlenen katma değer vergisi tablosuna istinaden adına re'sen salınan katma değer vergileri ile vergi ziyaına sebebiyet vermekten dolayı kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın bu kısmının kabulü yönündeki vergi mahkemesi kararında yasal isabet görülmemiştir.
Davalı idarenin 213 sayılı Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden mahkeme kararına karşı bulunduğu istinaf istemine gelince;
Harcamaların sahte belgelerle belgelendirilmesi 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında özel usulsüzlük cezasını gerektiren eylemler arasında sayılmadığından ve kesilen ceza maddenin öngörülüş amacına da uygun düşmediğinden davacının emtia alımların sahte faturalar ile belgelendirdiğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında yasaya uygunluk görülmemiş olup, bu durumda davanın bu kısmının kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 28.06.2018 gün ve E:2017/697; K:2018/890 sayılı kararının, dava konusu özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçeyle reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, anılan kararın dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu kısmının reddine, dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tasdikine, dava aşamasında davacı tarafından karşılanan aşağıda dökümü gösterilen toplam 172,70-TL yargılama giderinden, 159,70-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 13,00-TL'sinin ise davalı idarece davacıya verilmesine, davalı idare tarafından karşılanan 81,70-TL istinaf yargılama giderlerinden 6,20-TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına, kalan 75,50-TL'sinin ise davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.962,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 44,40-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile aynı Kanunun 13. maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 103,90-TL istinaf başvuru harcından davalı idarenin haklılığı oranında hesaplanan 106,00-TL'nin tahsiline, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 11/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)