(213 S. K. m. 93, 102, 103) (6183 S. K. m. 54, 55, 58)
İSTEMİN ÖZETİ: ..... Metal Gıda İnşaat Turizm Elektrik Elektronik Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 09/02/2017 tarih ve 1, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu 09/02/2017 tarih ve 4 takip numaralı ödeme emrinin 2009/3-12, 2010/1-7 dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmı yönünden; asıl borçlu şirketin mükellefiyet kaydının 25/02/2009 tarihinde re'sen terkin edilmesi nedeniyle 22/01/2018 ve 09/04/2018 tarihli düzeltme fişleri ile terkin edildiğinden hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinin belirtilen kısmının iptaline, 09/02/2017 tarih ve 1, 3, 5 takip numaralı ödeme emirleri ile 4 takip numaralı ödeme emri içeriği 2007/1-12, 2008/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 2009/1, 2 dönemlerine ait kamu alacakları bakımından; söz konusu borçların doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde şirket ortağı olan davacı adına, asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde ödenmeyen ve yapılan malvarlığı araştırması sonucunda da şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları için ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar veren Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 10/09/2018 tarih ve E: 2018/3, K:2018/1055 sayılı kararının; davacı tarafından, ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin ilanen tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu konuya ilişkin emsal yargı kararı bulunduğu, davalı idare tarafından, davacının ortağı olduğu şirketin vergi borçlarının şirketten tahsil olanağı kalmadığından davacının takibine geçildiği ileri sürülerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, ..... Metal Gıda İnşaat Turizm Elektrik Elektronik Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 09/02/2017 tarih ve 1, 3, 4, 5 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idare tarafından, dava konusu 09/02/2017 tarih ve 4 takip numaralı ödeme emrinin 2009/3-12, 2010/1-7 dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarına ait kısmını iptal eden Mahkeme kararına yönelik iddialar, kararın buna ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, 09/02/2017 tarih ve 1, 3, 5 takip numaralı ödeme emirleri ile 4 takip numaralı ödeme emri içeriği 2007/1-12, 2008/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 2009/1, 2 dönemlerine ilişkin kamu alacakları yönünden davanın reddine ilişkin kısma karşı yaptığı istinaf başvurusuna gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte bulunan; "Tebliğ Esasları" başlıklı 93. maddesinin 1. fıkrasında; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, 102. maddesinde de; tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı; ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, son fıkrasında da; yukarıda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar, ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, ilan yoluyla tebliğ başlıklı 103. maddesinde ise; muhatabın adresi hiç bilinmezse; muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse tebliğin ilan yoluyla yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanunun 103. maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, muhatabın bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması yüzünden gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde, tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiş, "İlanın Şekli" başlıklı 104. maddesinde, ilan yazısının tebliğ yapan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılacağı ve 3 numaralı bende göre ilana çıkarılacağı, ilan yazısının bir suretinin mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği, 106. maddesinde de, ilan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere, yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılacağı, posta ile yapılan bu tebliğ hakkında da 100. madde hükmünün cari olacağı, ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılacağı öngörülmüştür.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun, olay tarihinde yürürlükte bulunan 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği belirtilmiştir.
09/02/2017 tarih ve 1 takip numaralı ödeme emri yönünden;
Dava konusu ödeme emri içeriği 2007/10-12 dönemine ilişkin usulsüzlük cezasının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen 29/06/2010 tarih ve 2010...117 takip numaralı ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısı incelendiğinde, şirketin "100. Yıl Mahallesi … Sokak K. No:3 D. No:A Çankaya/Ankara" adresine gidildiği, şirketin adreste bulunmadığına ve adreste …. isimli şirketin bulunduğuna dair şerhte şirket kaşesinin bulunduğu görülmüş ise de, adrese hangi tarihte gidildiğine dair bir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu ödeme emrinin tebliği için hangi tarihte adrese gidildiği açık olmadığından, ilanen tebliğ koşullarının oluşmadığı ve şirket adına kamu alacağının usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmaktadır.
09/02/2017 tarih ve 3 takip numaralı ödeme emri yönünden;
Dava konusu ödeme emri içeriği 2009/1-3 dönemine ilişkin usulsüzlük cezasının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen 04/05/2012 tarih ve 2012...189 takip numaralı ödeme emrinin tebliği için şirketin bilinen adresine gidildiği ve şirketin adreste bulunmadığı, …. isimli şirketin adreste faaliyet gösterdiği hususlarının usulüne uygun olarak tespit edildiği, sonrasında ilanen tebliğ koşullarının oluşması nedeniyle ilanen tebligat yapıldığının görüldüğü, fakat şirketin son adresinin bağlı olduğu 100. Yıl Muhtarlığı'na ilanen tebliğ yazısının gönderildiğine dair bir bilgi bulunmadığı, buna göre şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
09/02/2017 tarih ve 4 takip numaralı ödeme emrinin 2009/3-12, 2010/1-7 dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmı yönünden;
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen 19/04/2013 tarih ve 2013...506 takip numaralı ödeme emrinin tebliği için şirketin "100. Yıl Mahallesi ..... Sokak K. No:3 D. No:A Çankaya/Ankara" adresine 07/11/2013 tarihinde gidildiği, şirketin adreste tanınmadığı ve F2 Unlu Mamuller isimli şirketin faaliyet gösterdiğinin belirtildiği, bununla birlikte, tebliğ alındısında adı geçen şirketin kaşesi ile sadece bir imzanın bulunduğu, bu tespitin 102. maddede öngörüldüğü şekilde usulüne uygun olmadığı, 12/05/2014 tarihinde şirketin "100. Yıl Mahallesi ..... Sokak 3/A Çankaya/Ankara" adresine gidildiği ve tebliğ memuru tarafından kanuni temsilci .....'un "Etlik Mahallesi ..... Sokak K. No:8 D. No:17 Keçiören/Ankara" adresinin tespit edildiği, bu tebliğ alındısında da tebliğ memurunun imzası dışında başka bir imza bulunmadığı, 29/09/2014 tarihinde söz konusu adrese gidildiği, fakat adresin kapalı olması nedeniyle tebligatın iade edildiği, son olarak tebligat yapılamadığından bahisle ödeme emrinin ilanen tebliği yoluna gidildiği, bu bilgilerden hareketle şirketin adreste bulunamadığının usulüne uygun bir şekilde tespit edilmemesi nedeniyle ilanen tebliğ koşullarının oluşmadığı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 12/05/2014 tarih ve 8495 sayılı ilanına göre ..... Metal Gıda İnşaat Turizm Elektrik Elektronik Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicili kaydının silindiği ve borçların 23/02/2013 vadeli olduğu, davacıya ödeme emrinin 25/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, kamu alacakları için tahsil zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak şirket silindiğinden davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin dayanağı borçların tahakkuk sürecinin incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliğine ilişkin tebliğ alındıları incelendiğinde ise, 25/04/2011 tarihinde şirketin "100. Yıl Mahallesi ..... Sokak K. No:3 D. No:A Çankaya/Ankara" ve 06/08/2011 tarihinde "Etlik Mahallesi ..... Sokak K. No:8 D. No:17 Keçiören/Ankara" adresine gidildiği, her iki tebliğ alındısının da 213 sayılı Kanunun 102. maddesinde öngörüldüğü şekilde imza altına alınmadığı, daha sonra 24/12/2012 tarihinde ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, buna göre ihbarnamelerin tebliğinin usulüne uygun olarak yapılmadığı ve kamu alacağının kesinleşmediği görüldüğünden, davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
09/02/2017 tarih ve 5 takip numaralı ödeme emri yönünden;
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen 25/05/2015 tarih ve 2015...421 takip numaralı ödeme emrinin şirketin ticaret sicili kaydının silinmesinden sonra düzenlendiği açık olup, bu ödeme emrinin tebliğ edilmesi herhangi bir hukuki bir sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrinin tebliğ aşamasının incelenmesine gerek görülmemiş ve davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği borçların tahakkuk sürecinin değerlendirilmesine geçilmiştir.
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emri içeriği 2009/1-12 ve 2009/1, 2 dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin 29/12/2014 tarihinde elden tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, şirket ticaret sicili kaydının daha önce 12/05/2014 tarihinde silinmesi nedeniyle bu tebligat hukuken sonuç doğurmayacak olup, söz konusu ihbarnamenin ilgili dönemde şirket kanuni temsilcisi olan kişi adına düzenlenerek tebliğ edilmesi suretiyle takibat yapılabilmesi mümkün iken ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesi suretiyle davacının takip edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, davalı idare istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kabulüne, Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 10/09/2018 tarih ve E:2018/3, K:2018/1055 sayılı kararının kısmen redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 405,80.-TL yargılama giderinden Mahkeme ve istinaf safhasında yapılan 335,80.-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan 70,00.-TL'nin idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 18/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)