(2577 S. K. m. 45) (399 S. KHK. m. 3, 30)
İSTEMİN ÖZETİ: Tekirdağ İdare Mahkemesi'nin 29.09.2017 günlü, E:2016/790, K:2017/1674 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması, davacı tarafından istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Tekirdağ ili, Çorlu Havalimanında elektronik teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesi uyarınca yılı merkezi bütçe kanununda belirlenen saat başı fazla çalışma ücretinin yüzde elli artırımlı ödenmesi istemiyle yapılan 4.4.2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin 11.04.2016 tarihli ve E.33897 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Tekirdağ İdare Mahkemesi'nin 29.09.2017 günlü, E:2016/790, K:2017/1674 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Tekirdağ ili, Çorlu Havalimanında elektronik teknisyeni olarak görev yapan davacı tarafından, fazla mesai ücretinin, çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilerek ödenmesi istemiyle 04.04.2016 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davalı idarece; 2016 yılı Merkezi Bütçe Kanunu'nda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin (c) bendi uyarınca çalıştırılan sözleşmeli personele saat başına ödenecek fazla çalışma ücretinin 1,74-TL olarak belirlendiği gerekçesiyle başvurunun reddine dair 11.04.2016 tarihli ve E.33897 sayılı dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. ve 23.08.2015 tarih ve 29454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin 2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmenin 7. Bölümünün Ulaştırma Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme metninin 10. maddesi hükümleri uyarınca, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarda görev yapan sözleşmeli personele normal çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde yaptırılacak fazla çalışmalar karşılığında bütçe kanunlarında belirlenen miktarlarda fazla çalışma ücreti ödeneceği ve sözleşmeli personele 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılamayacağı açık olup, davacı tarafından belirtilen toplu sözleşme hükümlerinin de TCDD personeline ilişkin olarak düzenlenmiş olması karşısında, elektronik teknisyeni olarak görev yapan davacının, fazla mesai ücretinin, çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli artırılarak ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. maddesinin “Sözleşmeli personele bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz.” hükmünü içeren ikinci fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını, anılan kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını ve talebi doğrultusunda dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemektedir.
Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurusunun reddine, istinaf giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, kararın tebliğe çıkarılması için dosyayla birlikte ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Davacı, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. maddesinin “Sözleşmeli personele bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen ödemeler dışında herhangi bir ödeme yapılamaz.” hükmünü içeren ikinci fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını, anılan kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını ve talebi doğrultusunda dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemektedir.
Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurusunun reddine, istinaf giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, kararın tebliğe çıkarılması için dosyayla birlikte ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)