(2547 S. K. m. 33) (657 S. K. m. 79) (7201 S. K. m. 25)
İstemin Özeti: Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü Ticaret Hukuku Anabilim Dalında araştırma görevlisi olan ve doktora yapmak üzere Hamburg Üniversitesinde görevlendirilen davacının, 2547 sayılı Yasa'nın 33. maddesinde belirtilen azami süreler içerisinde doktora eğitimini tamamlamadığından bahisle 10/10/2015 tarihinden itibaren uzatma istemi kabul edilmeyerek 10/10/2015 tarihinden itibaren 15 gün içinde göreve başlamaması nedeniyle 657 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin 24/11/2015 tarih ve E.103843 sayılı Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi işlemi ile anılan işleme Olur veren 31/12/2015 tarih ve E.119146 sayılı Rektörlük işleminin ve söz konusu işlemlere yapılan itirazın reddine yönelik 13/04/2016 gün ve E.10465 sayılı işlemin iptaline ve işlem nedeniyle mahrum kaldığını ileri sürdüğü hakların iadesine ve maaşların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; yurt dışında lisansüstü öğrenim yapmak üzere görevlendirilen ve uzatma süreleri dahil belirtilen sürelerde öğrenimi tamamlayamayan araştırma görevlilerinin 15 gün içinde görevlerine başlamaları gerektiği, sürelerin bitiminden itibaren 15 gün içinde görevlerine başlamayanların çekilmiş sayılacağının açık olduğu, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 11/11/2015 gün ve 42864 sayılı yazısı ile 2547 sayılı Yasa'nın 33. maddesine göre, doğrudan doktora programına kabul edilen araştırma görevlilerine doktora eğitimlerini tamamlamak üzere en fazla 4 (dört) yıl burslu olarak, 2 (iki) yıl ise yurtiçi ve yurtdışı maaşsız olarak; yüksek lisans ve doktora eğitimi yapan araştırma görevlilerine ise eğitimlerini tamamlamak üzere en fazla 5 (beş) yıl burslu olarak, 2 (iki) yıl ise yurtiçi ve yurtdışı maaşsız olarak izin verilebilineceği, davacının ise doktora eğitimine 10/04/2009 tarihinde başladığı ve azami 6 yıllık eğitim süresinin aştığından bahisle 10/10/2015 tarihinde dolan sürenin uzatılması talebinin uygun bulunmadığı ve bu konuda yetkinin 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesi gereğince Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nda olduğu dikkate alındığında, dosyaya sunulan 12/10/2015-03/11/2015 tarihlerine yönelik tutulan tutanaklardan 10/10/2015 tarihinden itibaren 15 gün içinde davacının görevine başlamadığı, anılan sürelere yönelik olarak da davacı tarafından dosyaya herhangi bir mazeret veya izin sunulmadığı anlaşıldığından 657 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince davacının görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin 24/11/2015 tarih ve E.103843 sayılı Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi işlemi ile anılan işleme Olur veren 31/12/2015 tarih ve E.119146 sayılı Rektörlük işleminin ve söz konusu işlemlere yapılan itirazın reddine yönelik 13/04/2016 gün ve E.10465 sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 14/07/2017 tarih ve E:2016/1125, K:2017/1023 sayılı kararın, davacı tarafından; Akdeniz Üniversitesi tarafından 2547 sayılı Kanunu'nun 33. maddesi çerçevesinde doktora yapmak üzere Hamburg Üniversitesi'nde görevlendirildiği, görev süresinin uzatılması istemiyle 04/09/2015 tarihinde davalı üniversiteye müracaat edildiği ve 02/10/2015 tarih ve 24 sayılı Hukuk Fakültesi kararı ile talebi kabul edildiği, 14/10/2015 günlü Akdeniz Üniversitesi Yönetim Kurulu kararıyla 6 ay daha maaşlı izinli olarak görevlendirildiği, Yüksek Öğretim Kurulu'nun 11/11/2015 tarih ve 61374 sayılı kararıyla azami 6 yıllık eğitim süresi aşıldığından bahisle işlem yapılamayacağının belirtildiği, söz konusu karar üzerine Hukuk Fakültesi'nce görevine geri dönmesi için herhangi bir ihtarda bulunulmadan 15 gün içerisinde görevine başlamadığı gerekçesiyle görevinden çekilmiş sayılmasına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, ayrıca yapılacak yazışma ve tebligatların Almanya adresine yapılmasını talep ettiği halde davalı idarenin ilk savunma dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediği, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığı, davanın duruşmalı görülmesini talep ettiği halde duruşma yapılmadığı iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ'NÜN SAVUNMASININ ÖZETİ: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 79 uncu maddesi gereğince davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişin işlem ile anılan işleme olur veren Rektörlük işlemi ve söz konusu işlemlere yapılan itirazın reddine yönelik işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi ile istinafa konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI YÜKSEKÖĞRETİM KURULU'NUN SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu işlemin, davacının Almanya Hamburg Üniversitesindeki doktora çalışmasının sonlandırılması ile ilgili olmadığı, yurtdışı görevlendirmesinin azami süresi ile ilgili olduğu, davacının eğitim ve öğretim hakkının elinden alınması gibi bir hususun söz konusu olmadığı, dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi ile istinafa konu Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Davacı tarafça, davalı tarafça sunulan savunma dilekçesinin ve eklerinin tarafına tebliğ edilmeyerek savunma hakkının ihlaline sebebiyet verildiği ayrıca davanın duruşmalı olarak görülmesini talep ettiği halde duruşma davetiyesinin tarafına tebliğ edilmediği ileri sürülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Yabancı memlekette tebligat usulü" başlıklı, 25. maddesinde, "Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister. Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu vekalet vasıtasiyle Dışişleri Bakanlığına, oradan da memuriyet havzası nazarı itibara alınarak ilgili Türkiye Elçiliğine veya Konsolosluğuna gönderilir. Şu kadar ki, Dışişleri Bakanlığının aracılığına lüzum görülmeyen hallerde tebligat evrakı, ilgili Bakanlıkça doğrudan doğruya o yerdeki Türkiye Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Siyasî temsilcilik aracılığıyla yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına tebligat" başlıklı 25/a maddesinde, "Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Bu hâlde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir. Bu maddeye göre kazaî merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir." hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisinde yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hamburg Başkonsolosluğu'nun 01.03.2017 tarih ve 552 sayılı yazısının incelenmesinden, davalı idarelerin savunma dilekçelerinin 7201 sayılı Yasa'nın 25/a maddesi uyarınca tebliğ edilmek üzere Hamburg Başkonsolosluğu'na gönderildiği, ilgili siyasi temsilcilik tarafından mevzuata uygun bir şekilde, tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirimin 28.01.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği halde davacının ihtar edilen süre içerisinde Hamburg Başkonsolosluğu'na müracaat etmediği görülmektedir.
7201 sayılı Yasa'nın 25/a maddesinde tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılacağı hükmü yer aldığından, davalı idarelerin savunma dilekçelerinin davacıya tebliğ edilmiş sayılması gerekmekte olup, davacının aksi yöndeki iddiasının yersiz olduğu anlaşılmıştır.
Ancak duruşmanın gün ve saatini gösterir nitelikteki tebliğ mazbatasının ise 7201 sayılı Yasa'nın 25/a maddesi uyarınca tebliğe çıkarılmaması nedeniyle merciine iade edilmesine karşın ilk derece mahkemesince davacının duruşmaya katılmadığı belirtilerek karar verildiği görülmektedir.
Olayda, duruşma davetiyesinin davacının belirttiği yurt dışı adresine usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, ilk derece mahkemesince, duruşmanın gün ve saatini gösterir nitelikteki tebliğ mazbatasının davacının belirttiği yurt dışı adresine usulüne uygun tebliği sağlanarak bir karar verilmesi gerekirken, usul kurallarına riayet edilmeksizin verilen istinafa konu kararın hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf istemine konu Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 14/07/2017gün ve E:2016/1125, K:2017/1023 sayılı kararının kaldırılmasına, kaldırma kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Antalya 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf aşamasına ilişkin yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Dairemiz'e veya Dairemiz'e iletilmek üzere anılan Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)