(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 3. İdare Mahkemesi'nin 09/01/2018 tarih ve E:2014/493, K:2018/33 Sayılı kararının; davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacı tarafından, gebelik şikayetiyle gittiği Van Gölü Devlet Hastanesince düşük riski taşıması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesine sevkinin yapıldığı, burada kendisinin yatışı uygun bulunmasına rağmen yatışının gerçekleştirilmediği, hemşire tarafından kendisinin elle muayene edildiği, koridorda bekletildiği, bunun üzerine hastaneden ayrıldığı ve ertesi gün düşük yaptığından bahisle meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 30.000,00.-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporu ve dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelenerek, davacıya uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu ve meydana gelen olayda tıbbın hatalı uygulandığına ilişkin somut ve kesin delil bulunmaması ve hastaya yapılan tıbbı müdahalelerin de uygun olduğu, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından istinafa konu kararın usule ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Kamu tüzel kişilerinin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmemeleri halinde hizmetin kusurlu işletildiğinin kabulü gerekir.
Sağlık hizmetlerini yerine getirmekle görevli idare, üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmek, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli teşkilatı kurmak, bireylerin can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik her türlü araç ve olanağı hizmete hazır bulundurmak için gerekli önlemleri almak zorundadır.
Manevi tazminat, ilgilisinin mamelekinde meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğundan zenginleşmeye yol açmayacak miktarda fakat olayın niteliği ile idarelerin bu olaydaki kusurunun niteliğini, sorumluluğun özelliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, gebelik şikayetiyle gittiği Van Gölü Devlet Hastanesince düşük riski taşıması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesine sevkinin yapıldığı, burada kendisinin yatışı uygun bulunmasına rağmen yatışının gerçekleştirilmediği, hemşire tarafından kendisinin elle muayene edildiği, koridorda bekletildiği, bunun üzerine hastaneden ayrıldığı ve ertesi gün düşük yaptığından bahisle meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 30.000,00.-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, davacıya yatış verilmesine karşın yatışı kabul etmeyerek kendi isteği ile hastaneden ayrıldığı ileri sürülmekte ise de, Dairemizin 17.12.2019 tarihli ara kararı ile davalı idareden; 03.10.2013 tarihinde hastanedeki boş yatak durumunun, davacıya hangi saatte yatış verildiği, hangi saatte kendi isteği üzerine çıkış verildiği, bu saatler arasındaki boş yatak durumunun ne olduğunun, davacı bekletilmiş ise bunun sebebi ve hangi saatte yatışının gerçekleştirileceği hususlarında davacının bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin sorulduğu, ara kararına cevaben, 03.10.2013 tarihinde boş yatak bulunmadığı, hastaya yatış önerildiği ancak resmi olarak yatış işleminin gerçekleştirilmediği belirtilmiştir.
Ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; hastanede boş yatak olmamasına karşın, davacıyı başka bir hastaneye sevk etmek yerine yatış verildiği, anılan tarihte boş yatak olmamasının ve buna rağmen yatış verilmesinin davacının iki saat süreyle koridorda bekletildiği iddiasını desteklediği, kendi isteğiyle hastaneden ayrıldığı iddiasına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının ertesi gün düşük yaptığı, düşük yapmasının doğrudan idarenin bir eylemi ya da eylemsizliğinden meydana gelmediği görülmekle birlikte, düşük riski gebeliği olan ve yatışı önerilen davacı hakkında, durumun aciliyeti sebebiyle başka bir hastaneye sevkinin sağlanmaması, bu haliyle hastaneden çıkış yapmasına izin verilmiş olması, hastanede boş yatak olmamasına karşın yatış verilmesi ve hastanede bu şekilde bekletilmesi suretiyle yapılan uygulamada davalı idarenin hizmet kusuru işlediği sonucuna varıldığından, davacıya takdiren davalı idare tarafından 15.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle:
1-) İstinafa konu İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına,
2-)15.000,00.-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 15.000,00.-TL manevi tazminat isteminin reddine,
- Kabul edilen 15.000,00.-TL manevi tazminatın; davalı idare tarafından dava açma tarihi olan 02/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,
3-) a-) Hükmedilen toplam 15.000,00.-TL manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.024,65.-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
b-) İlk derece ve istinaf aşamalarında davacının adli yardım talebinin kabulü üzerine alınmayan toplam 1.144,65.-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 572,32.-TL'sinin davalı idareden tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, kalan 572,33.-TL'nin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
SONUÇ: c-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre, hükmedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 2.250,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, reddedilen manevi tazminat tutarı için ise Tarifenin 10/2 maddesi uyarınca 2.250,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)