(5510 S. K. m. 86, 102) (4857 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: İş Teftiş Kurulunun 09/03/2015 9376- İNC-5 sayılı raporu ve Sosyal Güvenlik Denetmeninin 05/06/2017 tarih 056 sayılı raporuna istinaden 2014/4-12 dönemleri arası ve 2015/01 dönemi için 5510 sayılı Kanunun 102/c-4 maddesi gereğince tahakkuk ettirilen 22.698,00-TL'lık idari para cezasına itiraz üzerine Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 04/08/2017 tarih 30711655/0 sayılın yazısı ile davacı aleyhine hükmedilen idari para cezası ve bu işleme itiraz üzerine alınan 24/08/2017 tarihli E:2017/99, K:2017/102 sayılı itirazın reddine dair komisyon kararının, şirkete ait işyeri ile ilgili olarak denetmenler tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 05/06/2017 tarih 56 sayılı raporundaki "bazı çalışanları çalıştığı halde bildirilmediği/ eksik bildirildiği" tespiti gerekçe gösterilerek para cezası kesildiği, bahsi geçen rapor ve işlemlerin dayanağı 09/03/2015 tarih 9376-İNC-5 numaralı rapora itiraz edildiği ve Ankara 18. İş Mahkemesinde dava açıldığı ve bekletici mesele yapılması gerektiği, ücretin bir kimseye emeği karşılığı işveren tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olduğu, bu nedenle hastalık nedeniyle çalışılamayan ve raporlu olan işçiye, işverence herhangi bir ödemenin yapılması zorunluluğu bulunmadığı, İş Kanununda bir çalışma olmaksızın ücrete hak kazanılan hallerin kanunda sınırlı olarak sayıldığı, kaldı ki bu hususun işveren şirket ile işçiler arasında düzenlenen sözleşmede de açıkça düzenlendiği, bunun aksine işyeri uygulaması da bulunmadığından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 22.698,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, inceleme raporundaki tespitlerle, davacının maktu ücretle anlaştığı işçilerin 2014/4-2015/1 dönemlerinde, müfettişlerin uyarısına rağmen raporlu oldukları tarihlerde ücret ödenmediği ve bordronun düzenlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Antalya 1.İdare Mahkemesi'nin 07/06/2018 gün ve E:2017/1133, K:2018/644 sayılı kararının, davacı vekili tarafından; raporlu olan işçilere ücret ödeme zorunluğu bulunmadığı, sözleşmenin 8.1.maddesinde bu hususun açıkça düzenlendiği İş Mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiği, ileri sürülerek kaldırılması ve işlemin iptaliyle ihtirazi kayıtla ödenen 22.698.00-TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Takdiren duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin esasına geçildi.
Dava; Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nce tanzim edilen 04/08//2017 gün ve 30711655/0 sayılı 22.698,00 TL miktarlı idari para cezası ile bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin 24/08/2017 tarih ve E:2017/99, K:2017/102 sayılı komisyon kararının dava konusu para cezası yönünden iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 22.698,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinde, "İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun; "Kurumca Verilecek İdari Para Cezaları" başlıklı 102 nci maddesinin (c) alt bendinin 4 numaralı bendinde, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usȗlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için, belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitlerden hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
Dosyanın İncelenmesinden; İş Teftiş Kurulunun 09/03/2015 9376- İNC-5 sayılı raporu ve Sosyal Güvenlik Denetmeninin 05/06/2017 tarih 056 sayılı raporundaki "işçi ile işveren arasında maktu ücret karşılığı anlaşma yapıldığı, sigortalı şahısların raporlu olduğu günlerin karşısında herhangi bir ücret tahakkuk ve ödemesinin bulunmadığı" tespitine istinaden 2014/4-12 dönemleri arası ve 2015/01 dönemi için 5510 sayılı Kanunun 102/c-4 maddesi gereğince tahakkuk ettirilen 22.698,00-TL'lık idari para cezasına itiraz üzerine Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 04/08/2017 tarih 30711655/0 sayılı yazısı ile davacı aleyhine hükmedilen idari para cezası ve bu işleme itiraz üzerine alınan 24/08/2017 tarihli E:2017/99, K:2017/102 sayılı itirazın reddine dair komisyon kararının iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 22.698,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte geri ödenmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu cezanın; raporlu günlerde işçilere iş göremezlik ödeneği düşüldükten sonra kalan ücretin işverence ödenmediğinin tespitine dayalı olarak verildiği, başka bir ifadeyle, ihtilafın, işçilere raporlu olduğu sürelerde ücret ödenip ödenmeyeceği noktasında oluştuğu görülmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, işçi işveren ilişkisinde, kanuna aykırı olmamak koşuluyla taraflar arasında belirlenen sözleşme hükümlerine göre, ihtilafın çözümlenmesi gerekir. İdarece (müfettiş raporunda ve savunmada) işçilerin maktu ücretle çalıştıkları tespiti yapılıyor olsa da, gerek sözleşmede gerek bordrolarda bu tespiti teyit eden bir ibare bulunmamaktadır.
Nitekim, 4857 sayılı İş Kanununun 45.maddesinde, saklı haklar düzenlenmiş olup, işçinin rapor aldığı günler bu kapsamda sayılmamıştır. Bu sebeple, yukarıda anılan sözleşme hükmü kanuni sınırlamaya tabi değildir.
Davacı ile işçiler arasında imzalanan sözleşmenin 8.1 maddesinde" Ücret çalışılmış süreler için verilir...işçinin hasta, ücretsiz izinli veya başka sebeplerle mazeretli olması nedeniyle işe gitmediği günler için ücret ödenmez" kuralına yer verilmiştir. Burada da maktu ücrete yer verilmediği gibi "ücret çalışılmış süreler için verilir" denilmek suretiyle ücretin maktu olmadığı vurgulanmıştır. Yine aynı maddede; hangi mazeret hallerinde (bayram - tatil vb.) ücret ödeneceği sayıldıktan sonra, işçinin hasta...........sebepleriyle mazeretli olması halinde işe gitmediği günlerde ücret ödenmeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan gerek raporda gerekse savunmada, işlem dayanağı olarak gösterilen mevzuat hükümleri, doğrudan raporlu günler için ücret ödenmesini zorunlu kılmayıp, yorum yoluyla bu sonuca varıldığından, sözleşmenin açık hükmü karşısında, yorum yoluyla bu sonuca ulaşılamaz.
Bu durumda sözleşmenin açık hükmü gereği davacı tarafından, işçilerin raporlu olduğu günlerde ücret ödenmemesi ve beyanlarda, bordrolarda gösterilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu sebeple verilen cezada hukuka uyarlık bulunmayıp iptali gerekmektedir.
Bunun yanında, hukuka aykırı olan işlem uyarınca tahakkuk ettirilen ve davacının, ihtirazi kayıtla ödediği 22.698.00-TL cezanın da, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazminen davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 1.İdare Mahkemesi'nin 07/06/2018 gün ve E:2017/1133, K:2018/644 sayılı kararına yapılan istinaf talebinin kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının ihtirazi kayıtla ödediği 22.698.00-TL.nin yasal faiziyle iadesi talebinin kabulüne, aşağıda dökümü yapılan 420,45-TL. yargılama gideri ile 1.362.00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, yargılama giderlerinden artan kısmın Mahkemesince davacıya iadesine 04/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
AZLIK OYU
Dava; Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nce tanzim edilen 04/08//2017 gün ve 30711655/0 sayılı 22.698,00 TL miktarlı idari para cezası ile bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin 24/08/2017 tarih ve E:2017/99, K:2017/102 sayılı komisyon kararının dava konusu para cezası yönünden iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 22.698,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Borçlar Kanunu'nun "I. Sözleşme özgürlüğü" başlıklı 26.maddesinde; "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86.maddesinin VII. fıkrasında; "Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır." hükmüne yer verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun "Saklı haklar" başlıklı 45.maddesinde; "Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Hafta tatili ücreti" başlıklı 46.maddesindeise; "Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.
Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir.
Şu kadar ki;
a) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,
b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri,
c) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,
Çalışılmış günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.
Bir işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir." denilmektedir. Yine aynı Kanun'un "Genel tatil ücreti" başlıklı 47.maddesinde; "Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir.
Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işverence işçiye ödenir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Geçici iş göremezlik" başlıklı 48.maddesinde de; "İşçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi gerektiği zamanlarda geçici iş göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapılan kurum veya sandıklar tarafından geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.
Hastalık nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Somut olayda; İş Teftiş Kurulu görevlilerinin davacıya ilişkin olarak yapmış oldukları neticesinde 09/03/2015 9376- İNC-5 sayılı raporun, ve yine davacı nezdinde Sosyal Güvenlik Denetmenince yapılan inceleme neticesinde de 05/06/2017 tarih 056 sayılı Durum Tespit Raporunun tanzim edildiği, bu denetim ve incelemeler kapsamında davacı şirket bünyesinde çalışan işçilere aralarında akdedilmiş olan iş sözleşmesinin 8.1 maddesi ve bu maddede düzenlenen işçi ücretinin maktu ücret olarak düzenlenmiş olduğu gerekçe gösterilerek çalışanların raporlu olduğu günlere ilişkin olarak herhangi bir ücret tahakkuku ve ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu duruma ilişkin olarak 05/06/2017 tarih 056 sayılı Durum Tespit Raporunda ifade edildiği üzere; yukarıda alıntılarına yer verilen mevzuat hükümleri gereği, işçi ile işveren arasında maktu ücret üzerinden anlaşma yapıldığı için işçilerin raporlu olduğu dönemlerde de işverenin işçinin sigorta primini ta olarak yatırması gerekmekte olup ücret ödemesini de tam olarak yapmak zorundadır. Ücret ödemesini de tam olarak yaparken geçici iş göremezlik ödemesi tutarını mahsup ederek kalan tutarı yatırması gerekmektedir. Bu durum sözleşme hürriyetinin yasal sınırlarına işaret eden Borçlar Kanunu'nun 26.maddesiyle yine aynı doğrultuda düzenlenmiş olan ve iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara,...işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamayacağına ilişkin İş Kanunu'nun 45.maddesinin amir hükmünün doğal bir sonucudur. Bu sebepledir ki dava konusu ihtilafta çalışanların 2014/04-2015/01 tarihlerinde almış oldukları raporlar sebebiyle çalışanların eksik günlerinin tamamlanması ve raporlu oldukları gün sayısı kadar ilgili tahakkukların yapılması gerektiğinden söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi sebebiyle davacı şirkete kesilen idari para cezasına yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu idari işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik istinafa konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle aksi istikamette oluşmuş olan çoğunluk görüşüne katılamıyorum.(¤¤)