(2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, .... Mahallesi'nde bulunan 88 ada, 41 parsel sayılı alanın 450,00 m²'lik kısmının çay bahçesi olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacı adına 08.06.2010-17.07.2014 dönemi için düzenlenen 637.588,05 TL tutarlı, 30.05.2016 tarih ve 69247 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; davaya konu aynı taşınmaza yönelik olarak 24.03.2004-31.12.2008 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda, Danıştay bozma kararı uyularak 2016/1283 esas sayılı dava dosyasında yapılan 06.10.2016 tarihli ara karar ile "dava konusu taşınmazın Belediye tarafından doldurulup doldurulmadığı, eğer doldurulmuş ise Maliye Bakanlığınca Belediyenin tasarrufuna bırakıldığına ilişkin bir karar, onay vb. işlem bulunup bulunmadığının araştırılmasının" istendiği, iş bu ara kararına davalı idarece verilen cevapta, söz konusu alanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından doldurulduğu hakkında bilgi ve belge bulunmadığı ve 5393 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredilen veya tasarrufuna bırakılan taşınmazlardan olmadığının belirtildiği, buna göre, davacı belediyenin ecrimisil konusunda (fahişlik) itirazı da bulunmadığından, davacının tasarrufu altında bulunmayan Hazineye ait bir taşınmazın fuzulen işgalinden ötürü düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 10.10.2017 tarih ve E:2016/1826, K:2017/1600 sayılı kararın; davacı tarafından, taşınmazın kamu malı sahaya tekabül ettiği, söz konusu yerin deniz dolgu vasıflı olmadığı, ana arter yola cepheli olduğu, bu nedenle davalının söz konusu taşınmaz nedeniyle ecrimisil talep etme hakkının bulunmadığı ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; “görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması” bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 15.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)