(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, davalı idarenin 27.09.2016 tarih ve E.29918 sayılı yazısı ile bildirilen, ..... başvuru kayıt numaralı Besi Çiftliği projesi için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile akdedilen ..... referans numaralı sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı ile davalı idare arasında IPARD fonlarından faydalanmak amacıyla "Tarımsal İşletmelerin Yeniden Yapılandırılması ve Topluluk Standartlarına Ulaştırılmasına Yönelik Yatırımlar" Tedbiri "101-2 Et Üreten Tarımsal İşletmeler" alt-tedbiri çerçevesinde 14/10/2014 tarihinde ..... başvuru kayıt ve ..... referans numaralı iki taksitli sözleşme imzalandığı, söz konusu proje kapsamında davacının başvurusu üzerine 23/05/2016 tarihli zeyilname ile 1. ÖTP'nin hazırlanması için Birinci Taksit Ara Döneminin 15.06.2016-22.06.2016 belirlendiği, bu kapsamda davacı tarafından 22/06/2016 tarihinde ödeme talep paketinin teslim edilmemesi nedeniyle davalı idarece ..... başvuru kayıt numaralı Besi Çiftliği projesi için Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile akdedilen ..... referans numaralı sözleşmenin feshedilmesi ve durumun davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, davacının Ödeme Talep Paketinin son gün olan 22/06/2016 tarihinde teslim edilememesinin nedeni olarak söz konusu proje kapsamında yapılan çalışmalarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü lehine kurulmuş irtifak hakkı nedeniyle taşınmazdan geçen su borularına zarar verilmesi gerekçesine binaen Erzincan İl Özel İdaresi'nce inşaatın durdurulmasına karar verilmesinin gösterildiği, mücbir sebep halinin davalı idareye bildirilmemesi sebebi olarak ise, bu kararın davalı idareye Erzincan İl Özel İdaresince bildirilmesi ve davalı idarenin durumdan haberdar olması olarak belirtildiği görülmekle, davacı tarafından, sözleşmenin feshinden önce davalı idareye başvuruda bulunularak söz konusu olayın mücbir sebep olarak sayılması ve ÖTP teslimi için gerekli evrakların hazırlanması konusunda kendisine ek süre verilmesi talebinde bulunulduğunun anlaşıldığı, davacının Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliği'ne başvuruda bulunarak söz konusu inşaat alanı ile ilgili tespit yaptırıldığı ve anılan Mahkemenin 2017/1 D.İş sayılı dosyasında, "Erzincan İli, Merkez İlçesi, ..... Köyü, 172 ada, 1 numaralı parsel üzerine yapılmak istenen besi çiftliğinin TKDK ile başvuran arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak inşa edilip edilmediğinin ve inşaatın şimdiye kadar yüzde kaçlık kısmının tamamlandığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği" ve bu çerçevede hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyası ekinde bulunan Erzincan İl Özel İdaresinin onayladığı vaziyet tadilat projesi ile binaların yerini belirlemek için yerinde yapılan ölçüm sonrası düzenlenen vaziyet planı birbiriyle çakıştırıldığında sulama borusunun geçtiği güzergahta bulunmayan diğer binaların yeri kısmi olarak tutmasa da, davaya konu olan ahır binasının yeri şu anki haliyle tutmaktadır. Yani Erzincan İl Özel İdaresinin onayladığı Vaziyet Planında söz konusu boruların Ahırın temelinde kaldığı aşikardır. Ayrıca bahse konu sulama boruları zemine çok yakın olmasından dolayı, binaların mevcut plana göre yapılması durumunda temel kazı işlemleri sırasında söz konusu boruların zarar görmesi muhtemeldir. " şeklinde tespitte bulunulduktan sonra inşaatın %84'ünün tamamlandığı ve geri kalan imalatlarının iyi bir ekiple bir aylık sürede bitirilebileceği değerlendirmesine yer verildiği, Erzincan İl Özel İdaresi tarafından 10/06/2016 tarihinde E.6165 sayılı yazı ile davalı idareye DSİ 82. Şube Müdürlüğü'nden inşaatın devam etmesinde sakınca olmadığına dair yazının ibraz edilmesini müteakip inşaatın devamına izin verileceği ve inşaatın bu aşamada durdurulduğunun davalı idareye bildirildiğinin görüldüğü, davacının söz konusu proje kapsamında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait sulama borularının kırılması üzerine, davacı tarafından, durumun 11/11/2014 tarihinde Erzincan Akbulut Sulama Birliği'ne bildirildiği ve söz konusu boruların yenileri ile değiştirileceği taahhüt edilerek boruları döşerken hata olmaması için Devlet Su İşleri'nden teknik personel bulundurulması ve bu personel nezaretinde boruların döşenmesinin talep edildiği, yine davacının sulama kanalının yerini değiştirdikten ve kanalı çalışır hale getirdikten sonra irtifak işleminin yeni yapılan güzergaha göre değiştirilmesini ve bundan doğacak kamulaştırma bedelini talep etmeyeceğini 04/08/2016 tarihli dilekçe ile DSİ 8. Bölge Müdürlüğü 82. Şube Müdürlüğü'ne bildirdiği, bu hususun DSİ 82. Şube Müdürlüğü ve Akbulut Sulama Birliği Personellerinden oluşan kontrol ve test ekibinin 21/09/2016 tarihinde mahallinde yapılan incelemesinde de teyit edilerek tutanak altına alındığı, her ne kadar davacı tarafından, Ödeme Talep Paketinin son günü olan 22/06/2016 tarihinde gerekli evrakların teslim edilmediği hususu olayda sabit ise de, yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerin dava dosyası ile birlikte değerlendirilmesinden; davacının inşaa edeceği besi çiftliğine ilişkin mimari projenin DSİ'den de görüş alınarak Erzincan İl Özel İdaresi'nce uygun bulunduğu ve davacıya inşaat ruhsatı verildiği, Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi raporunda da yetkili makam tarafından uygun bulunan projenin hayata geçirilmesi aşamasında, davacı tarafından zarar verilen sulama borularının zemine çok yakın olmasından dolayı, binaların mevcut plana göre yapılması durumunda temel kazı işlemleri sırasında zarar görmesinin muhtemel olduğunun ortaya konulduğu, bu haliyle bu boruların zarar görmesinde davacının kusuru ve ihmalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği için inşaatın durdurulmasında da davacının kusurunun bulunmadığının açık olduğu, dolayısıyıyla davacı ile imzalanan sözleşmede bulunan ve fesih maddesinde yer alan yükümlülüklerin mazeretsiz olarak yerine getirilmeme durumunun olayda mevcut olmadığı, bilakis davacının kusurundan meydana gelmeyen bir mazeret durumunun ortaya çıktığı ve bu durumun mücbir sebep hali olarak değerlendirilmesi gerektiği, öte yandan, davacının inşaai faaliyetlerinin durdurulduğu tarihte sözleşmenin yürürlükte olduğu ve mücbir sebep halinin davalı idareye Erzincan İl Özel İdaresi tarafından da bildirildiği, bu itibarla davalı idarenin söz konusu mücbir sebepten haberdar olması nedeniyle yine sözleşmede bulunan olası zararlarının en aza indirilmesi kuralı gereği davalı idarenin de gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünün bulunduğu, son olarak sözleşmenin fesih sebebi olarak belirtilen ve diğer gerekçe olarak gösterilen sözleşme dönemi süresince yatırım amacı üzerinde olumsuz etkisi olan herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi hususu yönünden yapılan incelemede ise, tespit edilen usulsüzlüğün davalı idare tarafından savunma dilekçesinde inşaatın durdurulmasına rağmen 1260 istisnai yerinde kontrol raporuna göre inşaat faaliyetine devam edilmesi olarak açıklandığı görülmekle, dava dosyasına sunulan belgelerden hali hazırda söz konusu inşaata devam edilmesini engelleyecek herhangi bir durumun kalmadığı, davacının Türk Medeni Kanun hükümleri uyarınca malik olarak irtifak hakkının yerinin değiştirilmesini talep ettiği ve söz konusu su borularının yerinin değiştirildiği hususu gözönüne alındığında, davalı idare tarafından öne sürülen bu usulsüzlüğün yatırım amacı üzerinde nasıl ve ne şekilde bir olumsuz etki oluşturacağının somut bir şekilde ortaya konulmadığı gibi yukarıda aktarılan bilirkişi raporunda da projenin %84 oranında bitirildiği ve 1 aylık çalışma ile tamamlanabileceği anlaşıldığından, bahsedilen tüm bu sebeplerden dolayı davacının ortaya çıkan mücbir sebepten dolayı süre uzatımı talebi değerlendirilmeyerek sözleşmenin feshedilmesine ilişkin davaya konu işlemin ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen Ankara 13. İdare Mahkemesi'nin 31/05/2018 gün E:2017/1422 K:2018/1227 sayılı kararının; davacı ile kurumları arasında IPARD Programının Tarımsal İşletmelerin Yeniden Yapılandırılması ve Toplumsal Standartlarına Ulaştırılmasına Yönelik Yatırımlar tedbiri "101-2 Et Üreten Tarımsal İşletmeler" alt-tedbiri kapsamında ..... başvuru kayıt ve ..... referans numaralı sözleşmenin imzalandığı, 26/09/2014 tarihinde imzalanmış olan sözleşme gereği tespit edilen faaliyet dönemi ve ödeme talep paketi (ÖTP) teslim tarihinin her iki taksit için geçerli olmak üzere kendisinin talebi üzerine üç kez uzatıldığı, son süre uzatım zeyilnamesi ile belirlenen tarihlerin I. Taksit ÖTP teslim tarihinin 22/06/2016 ve II. taksit ÖTP teslim tarihinin 20/07/2016 tarihleri olduğu, davacıya ilk taksit için 1403 ÖTP teslimine ilişkin mektubun 01/06/2016 tarihinde gönderildiği, ancak, bu belgenin adreste teslim edilememesinden dolayı .....'den teslim alınmak üzere 03/06/2016 tarihinde adres kapısına not bırakıldığı, daha sonra davacıya danışmanı aracılığıyla ulaşılarak söz konusu evrakı .....'den alması gerektiği bildirilmesine rağmen ilgili evrakın alınmadığı, anılan evrakın süresinde alınmadığı için Erzincan İl Koordinatörlüğü'ne iade edildiği, sonrasında ise davacıya 10 iş günü içerisinde ÖTP teslimi hakkında bilgilendirme ve uyarı yazısının yazıldığı ve bu yazının davacıya tebliğ edildiği, 10 iş günlük süre içerisine Ramazan Bayramı tatili girmesine ve sürelerin davacı lehine uzamasına rağmen ÖTP tesliminin yapılmadığı ve söz konusu sürenin 13/07/2016 tarihinde dolduğu, bunun üzerine Proje Başvuru Yönetimi Birimine zeyilname talebi olup olmadığının sorulduğu ve zeyilname talebi olmadığının öğrenildiği, davacıya ait inşaat alanında yerinde yapılan incelemede yatırıma esas ağılın yetersiz olduğu, bu yetersizliğin proje amacı ve sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyecek düzeyde olduğu, yatırım sahasının aplikasyon koordinatları dışına çıktığı şeklinde tespitler yapıldığı, elde edilen bilgi ve belgeler ışığında imzalanma tarihinden itibaren iki yıla yakın bir süre geçen projenin sözleşme eklerinde geçen sürelere uymama durumundan dolayı son tarihe uymamak usulsüzlük türünden işlem başlatılarak sözleşmenin feshedildiği, davacının ileri sürdüğü inşaatın durdurulması olayı ile ilgili olarak ise, inşaatın durdurulmasına rağmen yerinde yapılan kontrolde inşaat faaliyetine davam edildiğinin tespit edildiği, bu bilgiler bağlamında gerekli prosedürel işlemler tamamlanarak davacı ile aralarında bulunan sözleşmenin feshedildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/05/2018 gün ve E: 2017/1422, K: 2018/1227 sayılı kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 70,00 -TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 46 (d) maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 24/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)