(2709 S. K. m. 138)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin E:2017/729, K:2017/1124 sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararının uygulanmaması nedeniyle; nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi, 691.084,36-TL'nin ticari faaliyetinde kullanılamaması nedeniyle dava tarihine kadar yoksun kalınan ve yargılama aşamasında yoksun kalınacak kazancın; elde edilebileceği tarihlerden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi (belirsiz alacak olduğu ve şimdilik 5.000,00-TL olduğu) ve 20.000,00-TL'ye kadar takdir edilecek manevi tazminatın 21/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemiyle açtığı davada; 23/01/2018 tarih ve 9756 sayılı işlemin yeni bir işlem olduğu, Mahkemelerince 26/12/2017 tarih ve E:2017/729, K:2017/1124 sayılı karar ile iptaline karar verilen 24/10/2017 tarih ve 99417 sayılı işlemde davacının, yeminli mali müşaviri nedeniyle incelemeye sevk edildiği, 23/01/2018 tarih ve 9756 sayılı işlemde ise davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanun'unun 3. ve 134. maddeleri gereği incelemeye sevk edildiğinin görüldüğü, bu durumda, mahkeme kararı sonrasında da mükelleflerin farklı bir gerekçe ile incelemeye sevk edilebileceği, bunun üzerine tesis edilen bu yeni işleme karşı da iptal davası açılabileceği, Mahkemelerinin E:2017/729, K:2017/1124 sayılı dosyasında verilen karar sonrasında davacının farklı bir gerekçe ile incelemeye sevk edildiği, 23/01/2018 tarih ve 9756 sayılı işlemin hukuka uygun olup olmadığının açılan davada irdeleneceğinin anlaşıldığı, dava konusu olayda mahkeme kararının uygulanmaması gibi bir durumun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, sonuç olarak, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemi yönünden ise; 2577 Sayılı Yasada idari dava türleri olarak; iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden kaynaklanan davalar belirlenmiş olup, dava konusu nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemi söz konusu idari dava türleri arasında yer almadığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine, dava konusu nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 15/05/2018 gün ve E:2018/156, K:2018/425 sayılı kararın, davalı idareden alınarak davacıya verilmesi yönündeki talebin maddi tazminat talebi olduğu, mahkeme kararının uygulamayarak davacıya ait nakdi teminat mektuplarını zimmetinde tutan davalı idarenin, davacının nakdi teminat mektubu bedeli kadar zara verdiği, bu zararı tazminle yükümlü olduğu, davalı idare tarafından mahkeme kararı uygulanmayarak teminat mektuplarını iade etmemesinin başka gerekçeler üreterek tesis ettiği yeni işlemde de hukuka uyarlık olmadığı, tesis edilen yeni işleme karşı açılan davanın da incelenmeksizin ret kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı, dolayısıyla mahkemece verilen kararın haksız olduğu iddia edilerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından takdir yetkisinin kullanıldığı, incelemeye sevk işleminin başlatıldığı, teminat davasının açılması koşullarından mahkeme kararının uygulanmaması veya eksik ve geç uygulanması şartının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, dava açma koşulları oluşmadığından davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin E:2017/729, K:2017/1124 sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararının uygulanmaması nedeniyle; nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi, 691.084,36-TL'nin ticari faaliyetinde kullanılamaması nedeniyle dava tarihine kadar yoksun kalınan ve yargılama aşamasında yoksun kalınacak kazancın elde edilebileceği tarihlerden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi (belirsiz alacak olduğu ve şimdilik 5.000,00-TL olduğu) ve 20.000,00-TL'ye kadar takdir edilecek manevi tazminatın 21/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu kararın 20.000,00-TL'ye kadar takdir edilecek manevi tazminatın 21/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden;
Manevi tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmekte, olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibariyle uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilmektedir. İdari işlemlerde bulunan sakatlıkların tümünün manevi tazminat ödenmesini zorunlu kılacağının kabulüne ise hukuken imkan bulunmamaktadır.
Teminat mektubunun iadesi ile ilgili gecikme, davacıya manevi zarar doğuracak nitelik taşımadığı gibi, davacının prestij kaybına uğradığını gösteren bir karine de olmadığı, buna göre davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen ve manevi zarara yol açacak elem ve ızdırabın şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiği, mahkeme kararı sonucu itibarıyla yerinde olduğundan, davacının istinaf başvurusunun bu gerekçe ile reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
İstinafa konu kararın incelenmeksizin redde ilişkin kısmı yönünden;
İstinafa konu kararda, nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin; 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemi, idari dava türleri arasında yer almadığı gerekçesi ile bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği görülmüştür.
Davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinde, yukarıda bahsi geçen Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 26/12/2017 gün ve E:2017/729, K:2017/1124 sayılı karar ile de ÖTV teminatlarının çözümünün yapılmamasına ilişkin dava konusu 24/10/2017 tarih ve 99417 sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının, teminatların çözülmesine karar verilmesi istemini yönünden ise idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacının, 2017/Nisan 2 ve 2017/Mayıs 1, 2 dönemlerinde gerçekleştirilen imalata ilişkin teminatların çözülmesine karar verilmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi üzerine, ilgili mahkeme kararının uygulanması konusunda tereddüt hasıl olduğundan Gelir İdaresi Başkanlığı'na görüş sorulduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bahse konu ÖTV teminatı çözümü işlemlerinin vergi incelemesi sonrası düzenlenecek rapor uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ayrıca mükellef hakkında yine bazı olumsuzluklar tespit edildiği, bu nedenle mükellefin teminat çözümünün incelemeye sevk edildiği, mahkemenin esasa ilişkin kararının idareye tebliğinden sonra mükellefe 23.01.2018 tarih ve 9756 sayılı yazı ile teminat çözüm talebinin incelemeye sevk edildiği ve inceleme sonucuna göre işlem tesis edileceğinin bildirildiği, ilgili mahkeme kararının gerekçe kısmından da anlaşıldığı üzere idarenin takdir yetkisini kullanarak incelemeye sevk ettiği, dolayısıyla tazminat davası açılması koşullarından mahkeme kararının uygulanmaması veya eksik ve geç uygulanması şartının gerçekleşmediği beyan edilmiştir.
Olayda, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 26/12/2017 gün ve E:2017/729, K:2017/1124sayılı kararının idareye tebliği üzerine, 30 günlük süre içerisinde yeni bir işlem tesisi ile davacının incelemeye sevk edildiği ve bu suretle teminat çözüm işlemlerinin yerine getirilmediği, yeni tesis edilen işleme karşı açılan davada da, anılan işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Anayasa'nın 138. maddesinde öngörülen bağlayıcılık ilkesi gereğince davalı idarenin temel görevlerinden olduğu, kararları geciktirme ya da uygulamama gibi bir tercih hakkının olmadığı ve mahkeme kararlarını etkisizleştirecek idari işlemler yapmasının mümkün olmadığı, olayda Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 15/11/2017 tarih E:2017//729 sayılı yürütmenin durdurulması ve nihayetinde Mahkemenin 26/12/2017 gün ve E:2017/729, K:2017/1124 sayılı kararının gereğinin yerine getirilmeyip, esastan verilen iptal kararı üzerine yargı kararının sonuçlarını ortadan kaldıracak ve etkisizleştirecek şekilde yeni bir işlem tesis edildiği, kararın gerekçesi ile yeni tesis edilen işleme karşı açılan davanın sonucu dikkate alındığında, dava konusu işlemde başından itibaren hukuk devleti ilkesi olmak üzere mevzuata aykırılık bulunduğu açık olmakla beraber Dairemizce 16.01.2019 ve 03.04.2019 tarihlerinde verilen ara kararlarına idarece verilen cevaplardan, 11.04.2018 tarihinde teminat mektupları çözülüp davacıya iadesinin gerçekleştirildiği, ancak teminat mektuplarının çözümü nedeniyle davacıya herhangi bir faiz ödemesinde bulunulmadığı anlaşılmış olup, bu durumda; tesis edilen işlemlerin hukuka aykırılığı yargı merciince saptanmış olduğundan infazın gecikmesi nedeniyle anılan teminat mektupları karşılığı tutar üzerinden Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 15/11/2017 tarih E:2017/728 sayılı sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının idareye tebliğ edildiği tarihin 30. gününden itibaren teminatın çözüldüğü 11.04.2018 tarihine kadar 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle işleyecek yasal faizin davacıya iadesine hükmetmek gerektiği, yasal faizle tecil faizi arasında kalan kısma yönelik talebin ise reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde, teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL maddi zarar olarak belirtilip, bu tutarın faizi ile birlikte iadesi talep edilmiş ise de, uğranıldığı ileri sürelen maddi zarar karşılığının maddi ve hukuki olarak somut delilleri ile ortaya konulamaması ve nihayetinde iş bu karar ile teminat mektuplarında belirtilen tutar üzerinden hesaplanacak yasal faizin davacıya iadesine hükmedilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, davacının nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin iadesi talebi yönünden de davanın reddine karar vermek gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan, 691.084,36-TL'nin ticari faaliyetinde kullanılamaması nedeniyle dava tarihine kadar yoksun kalınan ve yargılama aşamasında yoksun kalınacak kazancın elde edilebileceği tarihlerden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi (belirsiz alacak olduğu ve şimdilik 5.000,00-TL olduğu) talebinin ise; henüz gerçekleşmemiş, muhtemel bir zararın tazmininin isteniyor olması ve de ulaşmak istediği hukuki yarara teminat mektuplarının çözülmesindeki gecikmeden ötürü meydana gelen zararın karşılanması maksadıyla teminat mektupları karşılığı tutar üzerinden hesaplanacak yasal faizin iadesine hükmedilmek suretiyle ulaşılmış olması nedeniyle bu kısım yönüyle davanın bu gerekçeyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 15/05/2018 gün ve E:2018/156, K:2018/425 sayılı kararının, 20.000,00-TL'ye kadar takdir edilecek manevi tazminatın 21/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemine ilişkin kısmı ile 691.084,36-TL''nin ticari faaliyette kullanılamaması nedeniyle dava tarihine kadar yoksun kalınan ve yargılama aşamasında yoksun kalınacak kazancın elde edilebileceği tarihlerden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi (belirsiz alacak olduğu ve şimdilik 5.000,00-TL olduğu) talebine ilişkin kısmı sonuç itibarıyla yerinde olduğundan, bu kısımlara yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine, kararın nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL''nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davalı idareden alınarak tarafına verilmesi istemine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile nakdi teminat mektupları karşılığı olan 691.084,36-TL'nin iadesi istemi yönünden davanın reddine, teminat mektubu karşılığı tutar üzerinden; Konya 1. Vergi Mahkemesi'nin 15/11/2017 tarih E:2017/729 sayılı yürütmenin durdurulması kararının idareye tebliğ edildiği tarihin 30. gününden itibaren işleyecek yasal faizin davacıya iadesine, faiz isteminin fazlaya ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen dava aşamasına ve istinaf aşamasına ait toplam 270,40-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre takdiren 135,20-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 135,20-TL'lik kısmının ise davalı idarece davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00-TL vekalet ücretinin davacı vekili ve davalı idare vekili lehine ayrı ayrı takdirine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan, önceden tahsil edilen 35,90-TL maktu karar harcının mahsubu ile davanın reddedilen tutarı üzerinden hesaplanmak ve 44,40-TL'den az olmamak üzere binde 4,96 oranında nispi karar harcı alınmasına, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 25/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)